Aslında Tanrı Zamandır

tiamath

@tiamath yazdı...

02.09.2019

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Dark Zaten daha dizinin adını okuduğumuzda bile anlamı gereği bir gizem beklentisine giriyoruz. Şöyle söyleyeyim : fazlasıyla karşılıyor. Dizi bir nükleer santralin bulunduğu küçük bir kasabada Michael Kanward'ın intiharıyla başlıyor. Hiç bir sebep yokken böyle bir intihar girişiminin oluşturduğu soru işareti bitmeden ortadan kaybolan çocukların gizemi, nükleer santralin yanındaki mağara'ya girenin çıkmaması, bazı ihtiyarlar "gene aynı şeyler oluyor" diye diye gezinmeleri derken ilk sezonun ortalarına doğru resmen gizemin içine boğuluyoruz.

Artık gizem parça parça çözülmeye başlıyor, sığınakta bir zamanda atlama sağlayan solucan deliği olduğu ortaya çıkıyor. zamansal atlamanın 33'er yıllık aralarla gerçekleştiğinden günümüz 2017 yılından, 1984 yılına veya 1951 yılına geçilebilmektedir. İşte tüm olayların birbirleri ile olan örgüleri buradan sonra başlıyor. Sık sık bahsedilen şu söz "geçmiş geleceği etkiler, gelecekte geçmişi" yerini bulmaya başlıyor. Ulrich Nielsen'in oğlu Michael'in geçmişe gitmesi gibi, bir çok karakterin zamanda dolaşıp yaptıkları bir çok eyleme tanıklık ediyoruz. Bize bir nevi karanlık ve aydınlık tarafın zamana attıkları rötuşlarla dünya'yı nasıl bir sona hazırladıklarını gösteriyor. Fakat dizinin en kritik noktası şudur : H.G.Tannhaus : Bir zaman makinemiz olduğunda veya geçmişe yolculuk yapma imkanına sahip olduğumuzda, yaptığımız eylemlerle geleceği değiştirebileceğimizi zannederiz. Ama aslında zaten yaptıklarımızdan dolayı gelecek böyledir.

İşte bu yüzden dizi boyunca yapılan eylemler hiç bir şekilde geleceği değiştirmemektedir. Bizler aslında, geleceğin nasıl bu halde olduğunu izlemekteyiz. Çok fazla karakter olduğu ve çok fazla zaman diliminden hikaye anlatıldığı için zaman zaman kopmalar olabiliyor ve bir çok paradoksu insan sorgulamadan edemiyor. Örneğin bu kadar çok zaman makinesi nereden çıktı? Daha yazılmamış kitap adama getirildiğine göre bu kitap ilk nasıl yazıldı? Anne-Kız/Kız-Anne döngüsünün başlangıcı nasıl oldu ? (elizabeth ve Charlotte Doppler) Gelecek sezon nasıl bir senaryo izleyeceğiz bilmiyorum ama muhtemelen ikinci sezonun sonundaki paralel evren/sicim kuramı bağlantısı ile bu soruları yanıtlayacaklarını düşünmekteyim.

Tüm zaman dilimleri için seçilen oyuncular oldukça uyumlu. Aynı zamanda dizi için eğer geçmişe giden biri yüzünden günümüzde sevdiğimiz bir karakter bir anda akrabamıza dönüşürse ne olabilir sorusuna bile yer verilmiş. (Martha / Jonas) Tüm bunların dışında birde olgunluğun nirvanasına ulaşmış Addam karakterimiz var. Kim olduğunu öğrenince bir şok etkisi yapıyor evet ama mantık çerçevesinde bakınca, zamanda bu kadar yolculuk yapmak artık asıl önemli olan şeyin ne olduğunu keşfetmeyi sağlıyor. Söylediği her söz bir atasözü niteliğinde denilebilir.

Dizinin son derece başarılı müzikleri ve bir kaç zamandaki aynı karakterleri yan yana getirilerek gösterildiği sahnelerde sanatsal bir yapı izliyoruz. Öte yandan bir çok kişinin ceplerinde bu kadar basit bulunan bir şeymiş gibi sezyum elementi taşımaları da ayrı bir merak konusu? Ve bu iş için (Atom saati yapımında kullanılan) sezyum atomunun seçilmiş olması da çok manidar olmuş. Tabii herşey bu kadar ince düşünülüp sık dokunurken bazı noktalarda basite kaçmalar göze batıyor. Mesela Egon Tidemann, Hemşire İnes'e sorular sormak için ziyarete geldiğinde çocuğa içirdiği ilaçların öylece ortada olması gibi.

Üçüncü sezonunu merakla beklemekle birlikte, şimdiye kadar izlemiş olduğum en iyi diziler arasında diyebilirim.

DEĞERLENDİRME

Konu

10

Oyunculuk

9

Senaryo

9.5

Kurgu

9.5

Sanat Yönetimi

10

9.6
Mutlaka İzleyin!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL