Gerçeğin Sınırlarını Zorlamak( Black Mirror-s5e1)

zanezav

@zanezav yazdı...

20.06.2019

Black Mirror Dizinin bu bölümünü ilkin izleyen insanların büyük çoğunluğu sorunu homofobi olarak görebilir.Ancak esas sorun homofobiden çok arzuların tatmini meselesidir.Doğası gereği idealize edilmiş bütün ilişkiler ve bu ilişilerin yaşanma biçimleri realitenin soğuk ve kalın duvarları ile karşılaşmak zorundadır.Bireyin arzusuna sadakatinden ve boyundurluğundan ötürü yücelttiği arzu nesnesinden beklenen tatmini sağlayamaması durumunda önemli ölçüde rahatsızlık ve kimi zaman buhrana varacak duygulara kapılır.Arzusuna istediği oranda cevap bulamamış birey,tıpkı oyuncağını kaybetmiş bir çocuk gibi mızmızlanmaya ve yetişkin tarzıyla arayışlara girer.Pek tabi ki çocuğun yitim duygusundan kurtuluşu yetişkine oranla çok daha kolay yöntemlerle olur.Sözgelimi oyuncağını kaybeden çocuğa bir dondurma alarak bu kayıp duygusundan kurtarmak olasıdır.Ancak yetişkin ve daha önemlisi belli bir bilinç seviyesinde olan bireyi bu noktada ikna etmek neredeyse imkansızdır.Yazının bundan sonrasında yetişkin yerine sadece birey ifadesini kullanacağım.Tabi birey ifadesinin varoluşsal sorgulama yetisine sahip bir yetişkin olduğunu akıldan çıkarmadan.

Yazının ilk bölümünde arzu ile başlayıp varoluş ile bitirmiştik.Şimdi bu iki kavramın nasıl iç içe olduğu ve hatta kendi içinde düalizm barındırdığından bahsedelim. Birey yaşamı idrak etmesinden sonra büyük bir sorunla yüzleşir;bu hayatta ne yapmam gerekir?Anlam bulmak ve yaratmak mümkün mü?..

Bu sorular ışığında bildiğimiz şey bireyin her daim canlı duran arzulara sahip olduğudur.Demin arzuların tatmini noktasında realitenin gerçekliği karşısında nasıl yenildiğinden bahsetmiştik.Kuşkusuz bu tatmin arayışı aynı zamanda varoluşsal bir töz taşır.Çok fazla diziden uzaklaşmadan bu durumum sinematik olarak nasıl ele alındığına bakalım.Dany karakteri görünürde evlendiği kadınla mutlu bir evlilik yürütmektedir.Ancak görünürün dışında durum pek de iç açıcı değildir.Bu mutlu aile tablosunun altında tutkusunu yitirmiş iki birey ve akid sebebiyle yarı zoraki bir birliktelik yatar.Dany dizide işlendiği biçimiyle eski ilişki ve tutkularına özlem duymaktadır.Tam da bu noktada vurgulanması gereken şey yitim durumunda kişinin kayıp nesnesini nasıl yücelttiğidir.Birey kayıp durumunda eğer boşluğu yeterince ikna edici biçimiyle dolduramaz ise eski hikayesini olduğundan daha ideal biçimiyle hatırlamak ister.Kimi zaman bunu sağlayabilmek için hikayesine pozitif eklemeler ve dahi pejoratif eksiltmeler yapar.

Tüm bu boşluk ve kayıp duygusun ardından hayata devam etmek için sanal ve realize edildiğinde müthiş bir utanma duygusuna sebep olacak bir cinsel tatmin yöntemi seçer.Ancak bu tatmin sonrasında utanç ve buna eşlik eden sanal partnerinden nefret duygusuna yönelir.Ve finalde aslında bu durumla barışmanın reel ilişkisine sağlayacağı faydaları görür.Artık çok nadir de olsa bu tatmin oyununu utanmadan ve günlük hayatını örselemeden devam eder.

Dizinin bir kez daha bize gösterdiği şey; uzun ve sadakat içermesi beklenen ilişkilerin her zaman üçüncü kişiye ihtiyaç duyabileceğidir.Her ne kadar rahatsızlık uyandırsan da bazen başvurulması gereken yegane yol bu olmaktadır.

DEĞERLENDİRME

Konu

6

Oyunculuk

6

Senaryo

6

Kurgu

6

Sanat Yönetimi

6

6.0
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL