4 Yıldır Lorenzo'nun Yağını Kullanıyorum...

tiamath

@tiamath yazdı...

19.12.2019

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Lorenzo'nun Yağı Mücadele tam olarak nedir? Bir kimse evladı için verdiği mücadelede sınırları ne kadar zorlayabilir? İradesini ne kadar koruyabilir? Bu gibi soruların cevabını bu filmde bulabilirsiniz. Yaşanmış olaylardan uyarlanmış olan filmde henüz on yaşına girmemiş olan bir çocuğun gittiği okulda sebepsizce girdiği bir sinir krizi ile başlıyor herşey. Tüm öğretmenler bunu neden yaptığına anlam veremez ve ebeveynlerine evde bir problem olup olmadığını sorarlar. Evde oldukça güzel bir evlilik hayatı sürmektedir ve hiçbir problemleri olmadığından buna anlam veremezler. Birçok doktor ve tetkikten sonra ADL hastalığı tanısı konulur. Aile, çocuklarının en fazla iki yıl ömrü kaldığını öğrenir ve bir yıkım yaşarlar. Bu hastalık, vücuttaki doymuş yağı parçalayan enzimlerin üretilememesinden kaynaklı, doymuş yağların sinirsel yapıyı ve beyni bozması demekti. Böyle olunca zamanla vücut yetilerini kaybetmeye başlayacaktır. Yürüme ve birşeyleri tutabilme ile başlayan yeti kayıpları, konuşma, görme duyma kaybına kadar gidecekti.

Aile ilk olarak bu işle ilgilenen araştırma gruplarını bulmaya çalışır, sonrasında bu işin ne kadar uzun süre süreceğini fark ederler ve çocuklarının o kadar zamanı olmadığından kolları sıvayıp ellerinden gelenin fazlasını yapmaya başlarlar. Film boyunca ebeveynlerin vermiş olduğu mücadeleyi izliyoruz ve Susan Sarandon ile Nick Nolte'nin oyunculuğuyla bu izleyiciye harika bir şekilde geçiyor. Film bu iki ebeveyn üzerinde döndüğünden diğer karakterler kısa süreli girip çıkıyor. Genel olarak müzik yapısı başarılı fakat fazla kilise müziğiyle doldurulmuş sahneler olduğunu düşünüyorum. Eğer çocuk küçüklüğünden bundan hoşlanıyordu diye böyle yapılmışsa bunu belirten bir sahne olmalıydı diye düşünüyorum.

Filmde özellikle sevdiğim kısım, ilaç sektörünün ve bilim dünyasının bir getirisi olmayan konu üzerinde kolay kolay ilgilenmediklerinin vurgulanmasıydı. Bilim adamlarının gerçekten yapmak istedikleri ile yaptıkları arasındaki o ince ayrım işte bu noktada geliyor. Sistem para kazandırmayacak birşeyle uğraşanı resmen harcıyor ve bir çok kişi belki insanlık için gerçekten faydalı olabilecek bir araştırma yerine para kazanabilecekleri araştırmalara yöneliyor. Şuanda resmen bir makale bilim adamcılığı dünyası oluşmuş durumda.

Filmin afrika koluna biraz az değinildiğini düşünüyorum. Sonuçta bu aile uzun bir zamanını orada geçirmiş gibi görünüyor. Yoksa oradaki bir çocuğu, çocuklarının yanında olması için çağırmazlardı. Fakat filmin sadece başındaki 1-2 dakikalık kısımda buna yer veriliyor.

Filmde ebeveynlerin çocukları için verdiği mücadelenin geldiği boyutlar oldukça iyi yansıtılmış. İnsanın çocuğunun acı çektiğini göre göre onun yerine yaşam mücadelesi vermesi ve çevresindekilerin anlayışlarının bu konuda yetersiz olduğunu görmesi ayrı bir psikolojik etki. Bir noktada babanın sabahlara kadar araştırma yapıp, sabahta işe gitmesinin kendisini ne kadar yıprattığına değiniliyor. "sen düşersen, hiç şansları kalmaz" diyor baldızı. Hem bu kadar şeyle mücadele edip hemde güçlü durmak gerektiğinin en iyi vurgulandığı nokta olmuş.

Gerçekten güzel uyarlanmış ve gerçeklik olgusundan bir nebze bile çıkılmamış bir film olmuş.

DEĞERLENDİRME

Konu

10

Oyunculuk

9

Senaryo

9

Kurgu

9

Sanat Yönetimi

8

9.0
Mutlaka İzleyin!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL