İçimizdeki Hitler

tambenlik

@tambenlik yazdı...

09.03.2019

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

O Geri Döndü yönetmenin kendi milleti ve tarihiyle hesaplaştığı farklı bir film olan "er ist wieder da", 2014 yılında gözünü açan adolf hitler'in günümüz almanya'sında nasıl karşılanacağı ve neler yapabileceğini sorguluyor. film temelde komedi olmasına rağmen yer yer belgesel tadı veriyor. ahlak, siyaset ve medyaya yönelik eleştiriler içeren sağlam alt metni sayesinde güldürdüğü kadar düşündürüyor.

filmde alman tarihinin son yetmiş yılını derinden etkilemiş olan soykırım ve zulmün tek bir tarihsel şahsiyetin üzerine yıkılmasına karşı çıkılıyor. bunun için hitler'in kendi halkı tarafından seçilmişliğine dikkat çekilerek alman halkının kendi tarihinin sorumluluğunu alması isteniyor. hitler geri döndüğünde bir iki istisna dışında alman halkının onu sevgiyle kucaklaması, aslında hitler'in halkın duygularına tercümanlık yaptığını, hitler'in sadece alman tarihinin değil, alman halkının da bir parçası olduğunu gösteriyor.

filmin en trajikomik kısmı, milyonlarca insanın ölümüne ve işkence görmesine neden olmuş bir şahsiyetin günümüzde halk tarafından çıkarıldığı göklerden bir yavru köpeği öldürdüğü için aniden indirilmesi olsa gerek. kanal sahibinin söylediği gibi "insanlar her şeyi affeder, bir yavru köpeğin öldürülmesini asla." bu cümle insani değerlerin yavanlığını ve içselleştirilmesi gereken ahlakın aslında insanların derinlerdeki caniliğinin üzerini örtmenin bir aracı haline geldiğini ifade ediyor. nitekim köpeğin öldürülmesine gösterilen saman alevi tepkiler de hitler'in hayvanlar için birkaç yere bağış yapmasının ardından sönüyor.

filmde bir başka dikkat çeken eleştiri televizyon ve sosyal medyaya yönelik. hitler içeriklerini anlamsız bulduğu programlara yönelik eleştirilerini dile getirebilmek için aynı programlara çıkmak zorunda kalıyor. çünkü halk bu programları izliyor, daha doğrusu bu programların var olmasını seçiyor. sosyal medya ise yararlı şeylerden ziyade sansasyonel olay ve durumlardan besleniyor, böylece marjinal sıradan hale geliyor, sıradan marjinalleşiyor. insanlar televizyon ve sosyal medya aracılığıyla çok kolay manipüle edilebiliyor. bu manipülasyon ise şiddetli, fakat kısa süreli oluyor.

hitler'in kadere çok fazla vurgu yapması da filmde dikkat çekenlerden. halkın, başına gelenleri sindirmesinin en kolay aracı olan kader kavramı hitler'in narsizm ve katı bir hiyerarşiye dayalı siyasetinin en önemli dayanağı haline geliyor.

hitler'in günümüzde bir komedyen olarak görülmesi siyasete yönelik bir eleştiri içeriyor. siyasi bir nutukla bir talk showu ayırt etmenin zorluğu film boyunca kendini gösteriyor. diğer yandan hitler'in kendi döneminin insanlarının da onun ideallerine en başta güldükleri gerçeği, insanların bugün gülüp geçtikleri düşünce ve inançların yarın en büyük fanatikleri haline gelebileceklerine dikkat çekmesi açısından önemli.

filmde hitler'in nasyonal demokrat parti'nin başkanını yerden yere vurması, onu kendi kitabını okumamış, okusa bile anlamamış olmakla itham etmesi ve neo-naziler tarafından dövülmesi ideolojilerin kendi köklerinden bihaber oluşunu ve yavanlığını gösteriyor.

hannah arendt yahudilerin getto ve toplama kamplarına naklinden sorumlu olan otto adolf eichmann'ın yargı sürecini anlattığı "kötülüğün sıradanlığı" kitabında kötülüğün metafizik bir kaynağı olmadığını, bu nedenle kötülüğün insanlar için sınırsız ve sıradan olduğunu anlatır. arendt'e göre milyonlarca insanın acı çekmesinin sorumlusu sadece hitler ya da eichmann değil, bu kötülüğe yardım eden, komşusunun yahudi olduğunu ihbar eden, kendisine verilen işkence ve öldürme görevini yerine getiren, zulme ses çıkarmayan ve hitler'in güçlenip harekete geçmesinde, ideallerini gerçekleştirmesinde payı olan bütün insanlardır. bu açıdan düşünüldüğünde sawatszki'nin finalde akıl hastanesine düşmesi ilk bakışta üzücü gelse de hitler'in günümüz dünyasında sempatize edilmesi ve yeniden kitleleri peşinden sürükleyen güçlü bir figür haline gelmesinin, sawatszki'nin hitler'i ilk gördüğünde kendi kişisel çıkarını düşünerek aldığı kararın bir sonucu olduğunu akılda tutmak gerekiyor. sawatzki'nin hitler'le yüzleştiği bölümde ise hitler yerine adeta arendt konuşuyor:

sawatzki: sen bir canavarsın!

hitler: öyle mi? o halde bu canavarı seçmiş olanları cezalandırmalısın. onların hepsi mi canavardı? hayır, onlar sıra dışı bir adamı seçmiş ve ülkenin kaderini onun eline bırakmış olan sıradan insanlardı. ne yapmak istiyorsun sawatzki? seçimleri durdurmak mı?

sawatzki: hayır, ama seni durduracağım.

hitler: kendine hiç insanların beni neden takip ettiklerini sordun mu? çünkü temelde hepsi benim gibi. aynı değerlere sahipler... benden kurtulamazsın. ben senin bir parçanım. hepinizin parçasıyım. ve bak, bu o kadar da kötü değil.

DEĞERLENDİRME

Konu

8.1

Oyunculuk

8

Senaryo

8.2

Kurgu

8.4

Sanat Yönetimi

8.1

8.2
Mutlaka İzleyin!

YORUMLAR

SPOILER

Spoiler içeren yorumlarınızda "spoiler"
butonunu kullanınız.

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL