Vertigo Filmine Göstergebilimsel Bir Bakış

seymakoksal

@seymakoksal yazdı...

04.01.2020

Yükseklik Korkusu Göstergebilim, günlük yaşantımızda karşımıza çıkan fakat anlamlandırılmayı bekleyen nesneleri, olgu ve olayları kapsar. Sinemada belirli bir zaman diliminde belli bir mekanda olgu ve nesne(kod) gösterilir ve gösterilen her zaman anlamlandırılmayı bekler.

Hitchcock sinemasında genel olarak klasik anlatıyı benimser. Filmlerindeki karakterlerinde korku, tedirginlik ve şüphe gibi kavramlar görülmektedir. Kendine has imgeleri, metaforları, kamera ve akıl oyunları ile filmlerini Freudyen yaklaşımıyla sergiler. Auteur bakımdan devam edilecek olursa Hitchcock her filminde olduğu gibi bu filmde de kendisini birkaç saniye göstermiştir.

Film öykü itibariyle zengin bir iş adamının(Gavin Elster) psikolojik sorunlar yaşayan eşini (Madeleine Elster- Judy Barton), bir suçluyu yakalamaya çalıştığı sırada çatıda asılı kalan ve sonrasında yükseklik korkusu oluştuğu için mesleğini bırakan bir dedektifin (Scottie Ferguson) gerilim dolu olaylarını anlatır.

Vertigo efekti bu filmle özdeşleşmiştir. Vertigo efekti kamera geriye doğru giderken zoom in yapılmasıdır. Vertigo efektini merdiven boşluğunda yapmak ise tam Hitchcocka yakışan bir durumdur bu efektle ne kadar usta bir yönetmen olduğu görülmektedir. Efekt sayesinde filmdeki merdiven sahnesi unutulmazlar arasına girmiştir.

İzleyici üzerinde etki yarattığı bakımından, izleyiciyi filme bağlaması nedeniyle Dikiş Kuramı bu filmde ve sahnede görülmektedir. Bu kuram sayesinde izleyiciyi filme bağlayan kodlar görülmektedir. Dolayısıyla bu kodlar Zoom, Vertigo çekimi, Açı-Karşı Açı çekimi gibi örneklerle gösterilebilir.

Vertigoya göstergebilimsel bir açıdan bakıldığında sürekli tekrar edilen görüntüler, nesneler ve renkler çözümlenmesi gereken çağrışımlar oluştururlar. Bu çağrışımlar filmin başından sonunda dek izleyiciyi de kendisini çözmeye davet eder. Örnek olarak ilk sahnelerde Midge Wood karakteri kapalı bir ortamda sanatsal faaliyetler içerisinde iç çamaşır tasarımcısı bir ressam olarak göze çarpar. Film boyunca Scottieye aşık biri olarak tasvir edilse de koruyucu bir anneyi çağrıştırır. Scottieyi takip etmesi ve onun problemleri üzerine sürekli düşünmesi bunu kanıtlar niteliktedir. Ancak ilerleyen sahnelerde onun da bir kimlik çatışması tutulması görülecektir. Scottieyebakılıdığın da ise takım elbiseleri, kısa kesilmiş bir saç traşı ile tipik bir Amerikan erkeğini çağrıştırır. Film içerisinde yükseklik korkusu bulunan bu karakter merdiven ve yükseklik içeren her sahnede kendini çağrıştırır. Yönetmen ise alttan ezici, üstten ilahi çekimlerle bunu ortaya döker. Madeliene ise filmde en çok çağrışıma sahip olan karakterdir. Öncelikle yeşil bir elbise içerisinde görüldüğü ilk sahnede karakterin tipik sarışın bir amerikan kızı olduğu gösterilir. O sahnede kıyafetinin diğer oyunculardan farklı bir renge sahip olması ve mekanın kırmızılarla dolu (ana rahmi) olması yönetmen tarafından izleyiciyi o karaktere yoğunlaştırmak için yapılmıştır. Ön planın arkasında bile ona dikkat çekilmesi bunu kanıtlar niteliktedir.Daha sonraki sahnelerde göreceğimiz kendine ait yeşil renkli araba da onu çağrıştıracak bir nesne olarak göze çarpar. Madeliene sonraki sahnede kendini bir tablo karşısında bir portreye(Carlotte Valdesin Portresi) bakarken bulur. Tablodaki şahıs ve üzerindeki nesneler izleyiciyi kuşkuya düşürür ve kadın karakterin bir kimlik çatışması içerisinde bulunduğunu açıklar. Örneğin bu sahnede gözüken saç bağlama şekli, kırmızı gerdanlık ve buket çiçek tüm sahnelerde Madelieneyi çağrıştırır. Kıyafete geri dönülecek olursa ilk başta yeşil kıyafet giyen ve mutlu gözüken karakter, hisleri ve kimlik çatışmasına girdikçe kırmızı, gri ve siyah elbiselerle izleyiciye gözükür. Gri renk burada ölüm sahnesinde görüldüğü için ölümü çağrıştırır ve Scottie için özel bir anlam ifade eder. Ayrıca Hitchcock, Carlotte Valdesin portresine burada kimlik çatışması ve mistik bir anlam yükleyerek onunla karşı karşıya gelen her kadın karakterin kimliğini bozma işlevini izleyiciye göstermiştir. Örnek olarak tipik Amerikan kızı ressam Midge, ilerleyen sahnelerde tablodaki kadına atıfta bulunacak nesnelerle kendini donatıp ona benzemeye çalışmıştır.

Filmin kurgusal renklendirme aşamalarına bakıldığında ilk kovalama sahnesinde siyah-gri tonlamalarıyla abartılı bir hava yaratılırken, daha sonra karakterlerin içinde bulunduğu durumlara göre renklendirmeler çeşitlenmiştir. Örneğin Scottienin rüya sekansında renkler turuncu ağırlıklı olarak karakterin rüyasını izleyiciye hissettirme gerilimi bakımından değişken bir vaziyette kullanılır. Kadın karakterlerin bazen yeşil bir gölge içerisinde sadece sülietlerinin gösterilmesi de hepsinin de Valdesin portresi hakimiyetinde olduklarını yansıtır.

Mekanların çözümlenilmesine gelindiğinde çoğu görüntüde araba içerisinde gözüken Scottie sıkıştırılmış bir durumdadır. Yüksek mekanlar, kiliseler ve merdivenler onunla özdeşleştirilir. Ulu ağaçlar, çiçekler, mezarlık taşları ve kırmızı mekanlar Madeliene ile özdeşleşir. Sıkışık bir mekanda tablolar ve resimler ise Midge ile çağrışımlanırken, patron koltuğu, yüceltici çekim açıları ve iç mekanları Gavini temsil eder.

Sonuç olarak verilerin toparlanması gerekirse Hitchcock Vertigoda, göze çarpan tüm nesnelere ve renklere ayrı ayrı anlamlar yüklemiş ve bu anlamları her bir karakter için ayrı ayrı özdeşleştirmiştir. Filmin inanırlılığını kullanmak ve seyirciyi gizeme davet etmek adına Freudyen kavramları sıkça yinelemiştir. Bu kavramlardan merdivenler bilincin arasındaki geçiş basamaklarını tasvir eder (İd-Ego-Süperego). Kimlik çatışması kavramı da zaten filmin başat öğesidir. Ayrıca bunları kullanırken filmine bir de Vertigo gibi daha başka bir korku türünü ilave eder. Filmin sonunda siyahlar içinde Madeliene (Judy) özdeşleşmiş olduğu Carlotte Valdes ile ortak akıbetinden kurtulamazken, Scottie vertigosunu yener.

DEĞERLENDİRME

Konu

6

Oyunculuk

6

Senaryo

6

Kurgu

6

Sanat Yönetimi

6

6.0
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL