Deliler için en zor olan şey, Öyle değilmiş gibi olmalarını beklemeleri.

tiamath

@tiamath yazdı...

21.10.2019

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Joker Geçmişine baktığımızda felekten bir gece, git başımdan gibi filmlerden sonra böylesi bir dram filmi çekerek bir nevi risk alan ve oldukça başarılı bir şekilde altından kalkmış olan Todd Philips, gerçekten başarılı bir eser ortaya çıkarmış diyebiliriz. Joker gibi zor bir karakteri sinemaya uyarlamak gerçekten her yönden zorluk içermektedir. DC dergilerini okuduğunuzda, Joker'i hem bir cani hemde yer yer "evet adam hakkı var" derken buluyorsunuz. İşte böyle bir karakteri izleyiciye yansıtmak ve onun delilik özelliğini de verebilmek basit değildir.

Ciddi akıl problemleri olan Arthur Felix'in hayatla olan mücadelesini ve ne kadar bir şeyler yapabilmek için çaba gösterse, bir şekilde bunun ters teptiğini görüyoruz. Geçmişinden gelen akıl bozukluklarının başına açtığı dertleri görüyoruz ve son nokta olarak daha annesinden gelen, hayatın ona atmış olduğu kazığı görüyoruz. Tüm bunları yaşayan bir kişiyi oynayan Joaquin Phoenix, efsane oyunculuk sergilemiş. Film bir noktada tek kişilik performans havasına bürünebiliyor ve bu Joker'e odaklanılması için başarılı bir yönelim olmuş. Olaylar çizgi romandan farklılıklar göstererek uyarlanmış. Örneğin arkadaşının silah verip sonra Arthur'u sattığı sahneler romandaki gösterisi tutmadıktan sonra iki arkadaşı tarafından kirli bir iş teklif edilip işler ters gidince satıldığı bölümden değiştirilmiş ya da başka bir örnek verirsek kimyasalın içine düşerek gelen gülme hastalığı hem geçmişte yaşadığı problemler hemde aşırı kullandığı ilaçların etkisi olarak uyarlanmış. Bu uyarlamalarda amaç gerçeğe daha uyumlu olması diye düşünüyorum. Çünkü roman birebir uyarlansaydı özellikle kimyasal ile ilgili kısımlarda kaynağı ile ilgili detaylara girilmesi gerekecekti.

Filmde öte yandan, toplumdaki gelir dengesizliği ve durumu iyi olanların olaylara tepeden bakışları çok güzel eleştirilmektedir. Evet günün sonunda bir başkaldırışa giden hikaye var ama bunu bir talkshow üzerinden sunuş şekli başarılıydı. Her ne kadar Murray karakterini bir baba gibi görüp ona hayranlık beslese ve bu şekilde uzun zamandır hissettiği baba eksikliğini barındırsa da günün sonunda gerçeklerle yüzleşip asıl şakanın ne olduğunu seyirciye yansıtması, Joker'in vermek istediği mesajın tam karşılığı olmuş.

ve herkeste soru işareti bırakan son sahneye gelirsek; toplumda isyan çıkmışken bir anda Joker'i akıl hastanesinde görüyoruz. Bazı kafalarda "yoksa tüm izlediklerimiz zihnindekiler miydi?" sorusunu oluşturuyor. Böyle olması evet muhtemel ama ben zayıf görüyorum. Yoksa DC romanlarından tamamen kopulmuş olur (tabi amaçları bu değilse). Sanırım burada, kaostan bu noktaya gelene kadar ki dönem için çekilebilecek filmlere bir açık kapı bırakıldı.

Müzik ve görseller, dialoglar ve kareografik sahneler gerçekten başarılıydı. Gülme hastalığının çevreyi rahatsız etmesi bana ister istemez Kemal Sunal'ın gülen adam filmini hatırlattı :). insanların bundan rahatsız olması, insanların umutsuzlukta hangi seviyede olduklarını iyi yansıtıyor.

DC evrenindeki çekilmiş filmler içinde kesinlikle ilk üçte yerini alabilecek bir eser.

DEĞERLENDİRME

Konu

9

Oyunculuk

10

Senaryo

9

Kurgu

9.5

Sanat Yönetimi

10

9.5
Mutlaka İzleyin!

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

F

@fthgzl79

1 gün önce

Nolan'ın kara şövalyesindeki Joker,karşısında Batman olduğu için biraz farklıydı..Bu filmde Joker'in kim olduğunu veya Joker karakterinin doğuşunu izledik..Film Joker'in o karanlık Dünya'sı ile başladı ve bitti..Filmde iyi/kahraman bir karakter yok,bir çatışma/savaş yok..Sadece Joker var..Haliyle izlemesi zor bir film diyebiliriz ama nasıl bittiğini de anlayamayacağınız bir film..
Heath Ledger'in canlandırdığı Joker,sinema tarihine damga vurmuş bir karakter..Yönetmen Nolan'ın,Hans Zimmer'in veya Christian Bale'in bunda payı büyük ama Heath'de oyunculuk dersi vermiş adeta..Mesela üzerine gelen Batman'e ''Hit Me'' dediği sahneyi hatırlayın..Efsane bir sahnedir o..Sonrasında elektrik çarpan adamını tekmelesi filan,müthiştir..Sanki rol icabı değil de,kendiliğinden bunları yapmış gibi..Psikopatlığı zirvededir..Makyajının inanılmaz yakışması,dudaklarını o yalamaları,hemşire elbisesiyle patlayan hastane önünde yürüyüşü filan,müthiştir..
Joaqui
... Devamı
Nolan'ın kara şövalyesindeki Joker,karşısında Batman olduğu için biraz farklıydı..Bu filmde Joker'in kim olduğunu veya Joker karakterinin doğuşunu izledik..Film Joker'in o karanlık Dünya'sı ile başladı ve bitti..Filmde iyi/kahraman bir karakter yok,bir çatışma/savaş yok..Sadece Joker var..Haliyle izlemesi zor bir film diyebiliriz ama nasıl bittiğini de anlayamayacağınız bir film..
Heath Ledger'in canlandırdığı Joker,sinema tarihine damga vurmuş bir karakter..Yönetmen Nolan'ın,Hans Zimmer'in veya Christian Bale'in bunda payı büyük ama Heath'de oyunculuk dersi vermiş adeta..Mesela üzerine gelen Batman'e ''Hit Me'' dediği sahneyi hatırlayın..Efsane bir sahnedir o..Sonrasında elektrik çarpan adamını tekmelesi filan,müthiştir..Sanki rol icabı değil de,kendiliğinden bunları yapmış gibi..Psikopatlığı zirvededir..Makyajının inanılmaz yakışması,dudaklarını o yalamaları,hemşire elbisesiyle patlayan hastane önünde yürüyüşü filan,müthiştir..
Joaquin'de öyle ama dediğim gibi,Kara şövalye filmi farklıydı..Joaquin'in bu filmde gülmesi efsane olmuş..Gülüyor ama gülmekte istemiyor..Gülüyor ama gülemiyor..Çok acayip bir şey..Joaquin'in o psikopat bakışları da efsane..Ayrıca koşması da..Tam Joker gibi koşuyor..Azıcık düzgün koşsa,filmin havası değişir..
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL