"Graduate" İkilemler Silsilesi

hippolyte

@hippolyte yazdı...

15.05.2020

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Mezun / Aşk Mevsimi Graduate, Mike Nichols’un ana karakteri Ben Braddock’u bize tanıtmasıyla başlıyor. Havaalanında yaptığı yürüyüşte Ben’e eşlik ediyoruz. Evdeki parti sahnesinde olduğu gibi havaalanında da karakterimiz henüz bir çocuk. Suratında gençliğini, acemiliğini ve kaygılarını görebiliyoruz.
Benjamin’in hayatını filmdeki dönüm noktaları ile üç parçaya bölebiliriz. İlk kısım Mrs. Robinson’dan öncesi. His concerns over his future are legitimate and real, but to reject the path mapped out for him due to his education and social class means there is no other path for him to follow. (March 2017) Mark Freeman’ın dediği gibi gelecek kaygısı ve ikilem içinde olduğunu görebiliyoruz bu bölümde. Karşılama partisinde extreme close uplar, büyüklerin boğucu soruları ile birleşince Nichols seyirciyi kolayca Ben’in kaygılarını paylaşır hale getiriyor. Bu sahneden hemen önce izlediğim sahnede Ben ve babasının konuşmasına şahit olmuştuk. Benjamin neredeyse hiç konuşmuyordu. Kadrajda ise suratı babasının kafasıyla maskeleniyordu. Filmin ilk dakikalarında havaalanında gördüğümüz tabelalar da Benjamin’in kendiyle çatışmasını ve toplum yargılarını temsil ediyor. Yönetmen bize bu şekilde toplumun karakterimiz üzerindeki baskıyı ve alışageldik düşünce biçimini yansıtıyor. Benjamin’in istekleri toplumun beklentileriyle çakışıp bir ikilem yaratıyordu. Uzun lafın kısası, her ne kadar mezun olmuş olsa da sözde hayata hazır olsa da Bayan Robinson’dan önce Ben henüz bir yetişkin değildi.

Hayatının ikinci kısmı Bayan Robinson ile ilişkileriyle başlıyor. Ben kendinden yaşça büyük bu kadın ile cinselliği ve kendini keşfediyor. Yetişkinlik kimliğine filmde bu bölümde kavuşuyor. O dönemin klasik hollywood filmleri aksine yönetmen cesurca çıplaklığı kullanıyor. Ben’in Bayan Robinson’ı eve götürdüğü gece, kıyafetlerini çıkarttığı sahne gibi. Filmde sadece çıplaklıkla değil toplumda tabu olarak kabul edilen aldatma ve yaşça büyük bir kadınla beraberlik anlatılarak da oldukça cesur bir duruş sergileniyor. Bu ikinci kısımda da Nichols yine bizi bir çelişkinin içine sokuyor. Bayan Robinson’ın kocasını aldatmasını yanlış bulsak da, kadına bir yandan şefkat duymaktan alıkoyamıyoruz kendimizi. Hayatını kendi için yaşayamamış olmasına, hamileliği yüzünden evlenmesine, sanat hakkında tutkusu kalmamış olmasına üzülüyoruz.

Böylece Ben’in hayatının üçüncü bölümüne Elaine ile olan ilişkisine gelmiş bulunuyoruz. Bu illişki başlı başına bir ikilem. Ben’in Elaine’e duyduğu aşkın peşinden koşabilmesi için Bayan Robinson’ın karşısında durması gerekiyor. Ne yazık ki karşısındaki tek engel Elaine’in annesi değil. Saklanan gerçeklerle ve geçmişteki hatalarıyla da yüzleşmesi gerekli. Filmin sonunda Ben’in Elain’i kızın düğnünden kaçırmasıyla, birlikte kaçmalarını izliyoruz. Başta ikisi de mutlu da olsa ilerleyen dakikalarda, otobüste suratlarından gülümsemelerinin silindiğini ve yerini kaygılı bir ifade doldurduğunu görüyoruz.

Mutlu bir son gibi görünse de Nichols karakterlerini saran gelecek endişesini seyircisine de geçirerek kalıpları yıkan ve etkileyici bir son inşa ediyor. Ben’in kendisinden bekleneni yapmayacağına filmin başında havaalanında kapı da işaret ediyordu. "Use the other door."Uyarısına rağmen kullandığı kapı, aynı zamanda onun seçimlerini simgeliyor bence.

DEĞERLENDİRME

Konu

6.5

Oyunculuk

9

Senaryo

6

Kurgu

8.5

Sanat Yönetimi

9.5

7.9
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL