Yılların sinema izleyicisi olarak utançla şunu söyleyebilirim ki, filmi 4x izlememe rağmen sıkıldım. Cannes jürisi sinemadan anlıyor olmalıki bu filme ödül verdiler. Demekki ben birşey bilmiyor muşum.
öncelikle "geçmiş hayatlarını çağıran adam" adlı bir kitaptan uyarlandığını belirtmekte fayda var, ki "konusuz" diye etiketlenmesin. sonra ağır bir sanat filmi olmadığını hatta hafifmeşrep renkli bir film olduğunu bile söyleyebilirim. anlatım ve içerik trajikomik. içerik ne ki ulan diyor herkes. geçmiş hayatlarını çağıran-hatırlayan bir adam var. öncelikle bu "hayatlar" da ne ola. sürekli kendini başka boyutlarda tekrar eden, aynı boyutta başka zamanda tekrar eden, paralel hayatlar, ölümden sonra tekrar başlayan hayatlar okültizmden tasavvufa, budizmden kuantuma, sicim terosine, renkarnasyona kadar neredeyse tüm inançların, tüm düşünen insan yorumlamalarının bir getirisidir bu "hayatlar" kelimesi. ben filmde bir dolu eleştiri gördüm. antropomorfizm gördüm. sembolik anlatım gördüm. anladım demek bir nevi "sindirdim" demek olacağı için demiyorum zira film anlatmıyor, düpedüz gösteriyor. sinema bunu mu yapmalı, bu mudur sinema, tartışmaya gerek yok. bu da sinemadır. belki de anti-sinemadı... Devamı
öncelikle "geçmiş hayatlarını çağıran adam" adlı bir kitaptan uyarlandığını belirtmekte fayda var, ki "konusuz" diye etiketlenmesin. sonra ağır bir sanat filmi olmadığını hatta hafifmeşrep renkli bir film olduğunu bile söyleyebilirim. anlatım ve içerik trajikomik. içerik ne ki ulan diyor herkes. geçmiş hayatlarını çağıran-hatırlayan bir adam var. öncelikle bu "hayatlar" da ne ola. sürekli kendini başka boyutlarda tekrar eden, aynı boyutta başka zamanda tekrar eden, paralel hayatlar, ölümden sonra tekrar başlayan hayatlar okültizmden tasavvufa, budizmden kuantuma, sicim terosine, renkarnasyona kadar neredeyse tüm inançların, tüm düşünen insan yorumlamalarının bir getirisidir bu "hayatlar" kelimesi. ben filmde bir dolu eleştiri gördüm. antropomorfizm gördüm. sembolik anlatım gördüm. anladım demek bir nevi "sindirdim" demek olacağı için demiyorum zira film anlatmıyor, düpedüz gösteriyor. sinema bunu mu yapmalı, bu mudur sinema, tartışmaya gerek yok. bu da sinemadır. belki de anti-sinemadır. düz kurgu-mekan-zaman boyutlarına uygun çekilmediği için. bana fazlasıyla zerkalo'yu hatırlattı. bir parça da yozhik v tumane'yi.
ek; bir de her ortamda kafka, gregor samsa muhabbetlerinde bulunan tipler bu filmi (bu tip avangart-sembolik filmleri) sevmiyorlar ya (dahası bok atıyorlar) buna insan riyakarlığından başka diyecek bir şey bulamıyorum.
@sinemercek
9 yıl önce
@senadir
10 yıl önce
@zbzvadie_glalon
15 yıl önce
8 / 10
ek; bir de her ortamda kafka, gregor samsa muhabbetlerinde bulunan tipler bu filmi (bu tip avangart-sembolik filmleri) sevmiyorlar ya (dahası bok atıyorlar) buna insan riyakarlığından başka diyecek bir şey bulamıyorum.
@nian
16 yıl önce
metaforun gözüne gözüne..
ben ki durum filmlerine bayılırım..beni bile isyan ettirdi yani o derece..