"İnsanlar dünyanın düzenli ve güvenli bir yer olması için yıllarca çalıştılar. Ama hiç kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. Bütün dünyanın parsellendiğini, hız limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini, bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, nerede oturduğunun, ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. Hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmadı, satın alınabilenler hariç. Lunaparka gitmek gibi. Film izlemek gibi. Ama bunlar yine de sahte heyecanlardı. Dinazorların çocukları yemeyeceğini bilirsiniz. Büyük bir sahte afetin olma şansı bile oy çoğunluğuyla ortadan kaldırıldı. Gerçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. Gerçek mutluluk yok. Gerçek heyecan yok. Eğlence, keşif, buluş yok."
-Charles Michael Palahniuk
Sistem bir fabrika gibi kendi geleceğini garantiye almak ,aksaklık olmaması için eskiyen parçaların yerine anında yenisini takabilmek için robo... Devamı
"İnsanlar dünyanın düzenli ve güvenli bir yer olması için yıllarca çalıştılar. Ama hiç kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. Bütün dünyanın parsellendiğini, hız limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini, bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, nerede oturduğunun, ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. Hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmadı, satın alınabilenler hariç. Lunaparka gitmek gibi. Film izlemek gibi. Ama bunlar yine de sahte heyecanlardı. Dinazorların çocukları yemeyeceğini bilirsiniz. Büyük bir sahte afetin olma şansı bile oy çoğunluğuyla ortadan kaldırıldı. Gerçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. Gerçek mutluluk yok. Gerçek heyecan yok. Eğlence, keşif, buluş yok."
-Charles Michael Palahniuk
Sistem bir fabrika gibi kendi geleceğini garantiye almak ,aksaklık olmaması için eskiyen parçaların yerine anında yenisini takabilmek için robotlara ihtiyaç duyar.Eğitim bireyin kendini bulabilmesi,kendi ayakları üzerinde durup kendi yolunda gidebilmesi için yetiştirmez insanı ,nihai amacı kuklacıya ip ve kukla sağlamaktır.En büyük tusağı fabrika dışında başka bir hayatın olamayacağına inandırmaktır ,dışlanırsanız varolamazsınız,öğretilen tek gerçek budur.Rolleri benimsemeli,çanla hareket eden hizmetçi , otorite figürü ebeveyn,öğretmen ve verileni almak zorunda olan ödül-cezayla şartlanmış öğrenci olmalısınız.Simülakrdan başkası değildir sistem; bunu bilir ve bunu bilmemeniz için sınırları çizilmiş dünyada otoriteyi sağlamak için pençelerini kullanmaktan çekinmez eğer Sandman ve Widgren gibi aştığınız anlaşılırsa..Ve Latince öğretmeni Caligula; kendi korkuları, paranoyalarından dolayı ,kaybetmeye korktuğu otoriteden,kimsenin kendisini kendisi olduğu için sevmeyeceğini anladığından dolayı elindeki gücü korkutarak varolmaktan yana kullanan otorite figürü.Tıpkı kendisiyle aynı adı taşıyan Roma İmparatoru Caligula gibi.Böylesi bir öğretmene daha iyi bir isim yakışmazdı,Bergman nokta atışı bir seçim yapmış..Ve Bertha,sistem hatası bir ürün,kadının kadının kendisinden değil,kitaplardan toplumdan tabu olarak öğrenildiğinin canlı kanıtı.Kapitalizmin kadına yüklediği anlamın portresi.
Bir öğretmen olarak hep soruyorum,gerçekte kime,neye hizmet ediyoruz ? Kendimize? Öğrencilerimize?Sistemin varolmasına? Gerçekten kim bir başkasına başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösterebilir? Kim bilir ...Ama eline kediyi alıp Caligula'nın dünyasını yerle bir ederek kendi yolunda giden Widgren bildi...İyi seyirler dilerim..8.5/10
Çocuklar, yaklaşık 190 yıl önce Prusyada, ulusu inşa edecek kurbanlar olarak seçildiler ve okullara kapatıldılar. Prusyadan tüm dünyaya yayılan zorunlu eğitimin hapishaneleri milyarlarca insani benzer süreçlerden geçirerek ıslah etti ve etmeye devam ediyor. Bir özgürleşme eylemi olması gereken eğitim, düşüncelerimizi ders kitaplarına ve birilerinin direktiflerine, bedenlerimizi sınıfların, okulların içine, sıraların arkasına hapsederek, sistemin talimatlarına göre yasayan ve düşünen insanlar yarattı. Okullar öylesine benimsendiler, asil işlevleri öylesine ört bas edildi ki, tüm aileler çocuklarının bu hapishanelerin gönüllü tutukluları olmaları için her yolu dener oldular. Ailelerin isteksiz olduğu durumlarda ise devlet üstüne düşeni yaptı.
**
Neredeyse 70 sene öncesinden Eğitim sisteminin ne mal olduğunu gösteren; kişiye korkuyla ve dayatmalarla verilen eğitimin hiçbir işe yaramayacağını işaret eden çok sert bir film..
Eğitim bilimcile... Devamı
İvan İllichin "Okulsuz Toplum" eserinden;
Çocuklar, yaklaşık 190 yıl önce Prusyada, ulusu inşa edecek kurbanlar olarak seçildiler ve okullara kapatıldılar. Prusyadan tüm dünyaya yayılan zorunlu eğitimin hapishaneleri milyarlarca insani benzer süreçlerden geçirerek ıslah etti ve etmeye devam ediyor. Bir özgürleşme eylemi olması gereken eğitim, düşüncelerimizi ders kitaplarına ve birilerinin direktiflerine, bedenlerimizi sınıfların, okulların içine, sıraların arkasına hapsederek, sistemin talimatlarına göre yasayan ve düşünen insanlar yarattı. Okullar öylesine benimsendiler, asil işlevleri öylesine ört bas edildi ki, tüm aileler çocuklarının bu hapishanelerin gönüllü tutukluları olmaları için her yolu dener oldular. Ailelerin isteksiz olduğu durumlarda ise devlet üstüne düşeni yaptı.
**
Neredeyse 70 sene öncesinden Eğitim sisteminin ne mal olduğunu gösteren; kişiye korkuyla ve dayatmalarla verilen eğitimin hiçbir işe yaramayacağını işaret eden çok sert bir film..
Eğitim bilimcileri, rektörler, üniversite profesörleri eminim bu tip şeyleri okuyor, görüyor ve anlıyorlar.Ama iş icraata geldiğince sadece kendi kıçlarını düşünüyorlar..
..İşte bu yüzden de " Köklü Reformlar" yapılamıyor..Devlet, okulu istediği şekle sokup, istediği şekilde kullanabiliyor.. Aileler de hiçbirşeyden habersiz, -dünyanın gidişatına bakmasızın- çocuk yapıp, ardından onları Hapishanelere gönderiyorlar..
Ve onlardan vatana, millete hayırlı bir evlat olmalarını bekliyorlar...Ama gerçek bambaşka..
@no_one
9 yıl önce
8.5 / 10
-Charles Michael Palahniuk
Sistem bir fabrika gibi kendi geleceğini garantiye almak ,aksaklık olmaması için eskiyen parçaların yerine anında yenisini takabilmek için robo ... Devamı
-Charles Michael Palahniuk
Sistem bir fabrika gibi kendi geleceğini garantiye almak ,aksaklık olmaması için eskiyen parçaların yerine anında yenisini takabilmek için robotlara ihtiyaç duyar.Eğitim bireyin kendini bulabilmesi,kendi ayakları üzerinde durup kendi yolunda gidebilmesi için yetiştirmez insanı ,nihai amacı kuklacıya ip ve kukla sağlamaktır.En büyük tusağı fabrika dışında başka bir hayatın olamayacağına inandırmaktır ,dışlanırsanız varolamazsınız,öğretilen tek gerçek budur.Rolleri benimsemeli,çanla hareket eden hizmetçi , otorite figürü ebeveyn,öğretmen ve verileni almak zorunda olan ödül-cezayla şartlanmış öğrenci olmalısınız.Simülakrdan başkası değildir sistem; bunu bilir ve bunu bilmemeniz için sınırları çizilmiş dünyada otoriteyi sağlamak için pençelerini kullanmaktan çekinmez eğer Sandman ve Widgren gibi aştığınız anlaşılırsa..Ve Latince öğretmeni Caligula; kendi korkuları, paranoyalarından dolayı ,kaybetmeye korktuğu otoriteden,kimsenin kendisini kendisi olduğu için sevmeyeceğini anladığından dolayı elindeki gücü korkutarak varolmaktan yana kullanan otorite figürü.Tıpkı kendisiyle aynı adı taşıyan Roma İmparatoru Caligula gibi.Böylesi bir öğretmene daha iyi bir isim yakışmazdı,Bergman nokta atışı bir seçim yapmış..Ve Bertha,sistem hatası bir ürün,kadının kadının kendisinden değil,kitaplardan toplumdan tabu olarak öğrenildiğinin canlı kanıtı.Kapitalizmin kadına yüklediği anlamın portresi.
Bir öğretmen olarak hep soruyorum,gerçekte kime,neye hizmet ediyoruz ? Kendimize? Öğrencilerimize?Sistemin varolmasına? Gerçekten kim bir başkasına başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösterebilir? Kim bilir ...Ama eline kediyi alıp Caligula'nın dünyasını yerle bir ederek kendi yolunda giden Widgren bildi...İyi seyirler dilerim..8.5/10
@albertini
14 yıl önce
Çocuklar, yaklaşık 190 yıl önce Prusyada, ulusu inşa edecek kurbanlar olarak seçildiler ve okullara kapatıldılar. Prusyadan tüm dünyaya yayılan zorunlu eğitimin hapishaneleri milyarlarca insani benzer süreçlerden geçirerek ıslah etti ve etmeye devam ediyor. Bir özgürleşme eylemi olması gereken eğitim, düşüncelerimizi ders kitaplarına ve birilerinin direktiflerine, bedenlerimizi sınıfların, okulların içine, sıraların arkasına hapsederek, sistemin talimatlarına göre yasayan ve düşünen insanlar yarattı. Okullar öylesine benimsendiler, asil işlevleri öylesine ört bas edildi ki, tüm aileler çocuklarının bu hapishanelerin gönüllü tutukluları olmaları için her yolu dener oldular. Ailelerin isteksiz olduğu durumlarda ise devlet üstüne düşeni yaptı.
**
Neredeyse 70 sene öncesinden Eğitim sisteminin ne mal olduğunu gösteren; kişiye korkuyla ve dayatmalarla verilen eğitimin hiçbir işe yaramayacağını işaret eden çok sert bir film..
Eğitim bilimcile ... Devamı
Çocuklar, yaklaşık 190 yıl önce Prusyada, ulusu inşa edecek kurbanlar olarak seçildiler ve okullara kapatıldılar. Prusyadan tüm dünyaya yayılan zorunlu eğitimin hapishaneleri milyarlarca insani benzer süreçlerden geçirerek ıslah etti ve etmeye devam ediyor. Bir özgürleşme eylemi olması gereken eğitim, düşüncelerimizi ders kitaplarına ve birilerinin direktiflerine, bedenlerimizi sınıfların, okulların içine, sıraların arkasına hapsederek, sistemin talimatlarına göre yasayan ve düşünen insanlar yarattı. Okullar öylesine benimsendiler, asil işlevleri öylesine ört bas edildi ki, tüm aileler çocuklarının bu hapishanelerin gönüllü tutukluları olmaları için her yolu dener oldular. Ailelerin isteksiz olduğu durumlarda ise devlet üstüne düşeni yaptı.
**
Neredeyse 70 sene öncesinden Eğitim sisteminin ne mal olduğunu gösteren; kişiye korkuyla ve dayatmalarla verilen eğitimin hiçbir işe yaramayacağını işaret eden çok sert bir film..
Eğitim bilimcileri, rektörler, üniversite profesörleri eminim bu tip şeyleri okuyor, görüyor ve anlıyorlar.Ama iş icraata geldiğince sadece kendi kıçlarını düşünüyorlar..
..İşte bu yüzden de " Köklü Reformlar" yapılamıyor..Devlet, okulu istediği şekle sokup, istediği şekilde kullanabiliyor.. Aileler de hiçbirşeyden habersiz, -dünyanın gidişatına bakmasızın- çocuk yapıp, ardından onları Hapishanelere gönderiyorlar..
Ve onlardan vatana, millete hayırlı bir evlat olmalarını bekliyorlar...Ama gerçek bambaşka..