Beklediğim bir filmdi. Özellikle Cage ve Dracula'sı için. Beklediğimi tam olarak alamadım ama izlerken eğlendim.
Film orijinal Dracula hikayesinin günümüze kadar gelen komik bir uzantısı. Hikayeye göre Renfield iş bağlamak için Dracula'nın şatosuna gider ve türlü manipülasyonlarla köle haline getirilir. Yüzyıllar boyunca Renfield'ın eline geçen fırsatlara rağmen Dracula'dan ayrılamaz. İşte bu noktada film komik ve akıllıca bir şekilde kendisine alt metin oluşturup, konuyu narsisist kişilik bozukluğuna ve eş bağımlı ilişki sorununa getiriyor. Açılış da Renfield'ın, partnerleri tarafından manipüle edilen insanların olduğu bir grup tedavisinde bulunmasıyla yapılıyor. Çok hoş bir tercih. Ama film sonrasında hataya düşerek, bunu mizah malzemesi olmaktan çıkartıp ciddi bir mesaj verme kaygısına yöneliyor. Hiç mi hiç gerek yoktu.
Dracula'nın ev paspasında yazan "Hoş geldiniz, içeri girin" yazısını okuyup eve girmesi gibi ucuz ama gülümseten şakalar fena değildi. Aksiyon sahnelerini ep... Devamı
Beklediğim bir filmdi. Özellikle Cage ve Dracula'sı için. Beklediğimi tam olarak alamadım ama izlerken eğlendim.
Film orijinal Dracula hikayesinin günümüze kadar gelen komik bir uzantısı. Hikayeye göre Renfield iş bağlamak için Dracula'nın şatosuna gider ve türlü manipülasyonlarla köle haline getirilir. Yüzyıllar boyunca Renfield'ın eline geçen fırsatlara rağmen Dracula'dan ayrılamaz. İşte bu noktada film komik ve akıllıca bir şekilde kendisine alt metin oluşturup, konuyu narsisist kişilik bozukluğuna ve eş bağımlı ilişki sorununa getiriyor. Açılış da Renfield'ın, partnerleri tarafından manipüle edilen insanların olduğu bir grup tedavisinde bulunmasıyla yapılıyor. Çok hoş bir tercih. Ama film sonrasında hataya düşerek, bunu mizah malzemesi olmaktan çıkartıp ciddi bir mesaj verme kaygısına yöneliyor. Hiç mi hiç gerek yoktu.
Dracula'nın ev paspasında yazan "Hoş geldiniz, içeri girin" yazısını okuyup eve girmesi gibi ucuz ama gülümseten şakalar fena değildi. Aksiyon sahnelerini epey eğlenceli buldum. Kopan kolları başkasına saplamak falan çok göreceğimiz şeyler değil. :D Ama şu neon renk paletinin modası artık geçsin lütfen. Filmin her yerinde zıt neon renkler vardı. Cyberpunk temalı film izlemiyorum, komedi vampir filmi izliyorum. John Wick'inden tutun Suicide Squad'ına (hadi onu anlıyorum) kadar şu suni palet kullanılıyor. Suni görünmesinin sebebi de temaya uygunsuz olması. Blade Runner değil ki bu filmler.
Bence belli bir insan grubu yıllar sonra da açıp açıp izleyecektir bu filmi. Vampir mitolojisine dair barındırdığı ufak referanslar ve göndermeler en büyük etkisi olacaktır.
Korku-komediden ziyade absürt, çerezlik bir aksiyon filmi olarak izlerseniz keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor. Senaryo ve karakter derinliği olarak ise zayıf. Ancak ben keyif aldım.
@unexpected
2 yıl önce
2 / 10
@linquter
3 yıl önce
4 / 10
@furkandgn9
3 yıl önce
6.3 / 10
Film orijinal Dracula hikayesinin günümüze kadar gelen komik bir uzantısı. Hikayeye göre Renfield iş bağlamak için Dracula'nın şatosuna gider ve türlü manipülasyonlarla köle haline getirilir. Yüzyıllar boyunca Renfield'ın eline geçen fırsatlara rağmen Dracula'dan ayrılamaz. İşte bu noktada film komik ve akıllıca bir şekilde kendisine alt metin oluşturup, konuyu narsisist kişilik bozukluğuna ve eş bağımlı ilişki sorununa getiriyor. Açılış da Renfield'ın, partnerleri tarafından manipüle edilen insanların olduğu bir grup tedavisinde bulunmasıyla yapılıyor. Çok hoş bir tercih. Ama film sonrasında hataya düşerek, bunu mizah malzemesi olmaktan çıkartıp ciddi bir mesaj verme kaygısına yöneliyor. Hiç mi hiç gerek yoktu.
Dracula'nın ev paspasında yazan "Hoş geldiniz, içeri girin" yazısını okuyup eve girmesi gibi ucuz ama gülümseten şakalar fena değildi. Aksiyon sahnelerini ep ... Devamı
Film orijinal Dracula hikayesinin günümüze kadar gelen komik bir uzantısı. Hikayeye göre Renfield iş bağlamak için Dracula'nın şatosuna gider ve türlü manipülasyonlarla köle haline getirilir. Yüzyıllar boyunca Renfield'ın eline geçen fırsatlara rağmen Dracula'dan ayrılamaz. İşte bu noktada film komik ve akıllıca bir şekilde kendisine alt metin oluşturup, konuyu narsisist kişilik bozukluğuna ve eş bağımlı ilişki sorununa getiriyor. Açılış da Renfield'ın, partnerleri tarafından manipüle edilen insanların olduğu bir grup tedavisinde bulunmasıyla yapılıyor. Çok hoş bir tercih. Ama film sonrasında hataya düşerek, bunu mizah malzemesi olmaktan çıkartıp ciddi bir mesaj verme kaygısına yöneliyor. Hiç mi hiç gerek yoktu.
Dracula'nın ev paspasında yazan "Hoş geldiniz, içeri girin" yazısını okuyup eve girmesi gibi ucuz ama gülümseten şakalar fena değildi. Aksiyon sahnelerini epey eğlenceli buldum. Kopan kolları başkasına saplamak falan çok göreceğimiz şeyler değil. :D Ama şu neon renk paletinin modası artık geçsin lütfen. Filmin her yerinde zıt neon renkler vardı. Cyberpunk temalı film izlemiyorum, komedi vampir filmi izliyorum. John Wick'inden tutun Suicide Squad'ına (hadi onu anlıyorum) kadar şu suni palet kullanılıyor. Suni görünmesinin sebebi de temaya uygunsuz olması. Blade Runner değil ki bu filmler.
Bence belli bir insan grubu yıllar sonra da açıp açıp izleyecektir bu filmi. Vampir mitolojisine dair barındırdığı ufak referanslar ve göndermeler en büyük etkisi olacaktır.
@neuromancer
3 yıl önce
5 / 10
Kaş oynatamadığımız yapımlardan biri. Yine de Cage’in korkunç yapay duran dişlerine rağmen filmin sonunu getirebildim.
Mesajı, bakın biz mesaj veriyoruz diyerek seyircinin gözüne soktukları yapımları oldukça ucuz buluyorum. Bu da onlardan biri.
@papercut
3 yıl önce
7.5 / 10
@volkk
3 yıl önce
10 / 10