" Frances Farmer, büyük bir Hollywood yıldızı ama onu fazla tanıyan yok. Çünkü Amerikan rüyası için bir anti-kahraman Farmer. Tedavisi olmayan şöhret hastalığının da panzehiri. Ezberleri bozduğu, Marksist görüşe tutkuyla inandığı ve kadın haklarını savunduğu için gizli servisin bile takibe aldığı Farmer, dinsel riyaya başkaldırının da en önemli isimlerinden.Tarih boyunca erkek egemenliği tehlikeli ve cesur bulduğu kadınları deli olarak etiketlemiş, kapatmaya çalışmıştır. Frances de 1944’te ilk kez akıl hastanesine yatırılır. Ailesi onun sağlıklı olmadığını öne sürer, arkadaşları ise aksini savunur. Oysa sıradan bir sinir bozukluğu, bir depresyon halidir yaşadığı Akıl hastanesi günlerini özyaşam öyküsü kitabında; Beni soğuk suların altına attılar, çıplak gezmeye zorladılar. Elektroşoka tabi tuttular diyerek yazacaktır. Hastanenin yakınındaki askeri üsteki subaylar, koğuşuna girerek saldırırlar. Frances yaşadığı tecavüzleri anlatırken en çok bilincini kaybetmemiş olduğuna şaşırdığından s... Devamı
" Frances Farmer, büyük bir Hollywood yıldızı ama onu fazla tanıyan yok. Çünkü Amerikan rüyası için bir anti-kahraman Farmer. Tedavisi olmayan şöhret hastalığının da panzehiri. Ezberleri bozduğu, Marksist görüşe tutkuyla inandığı ve kadın haklarını savunduğu için gizli servisin bile takibe aldığı Farmer, dinsel riyaya başkaldırının da en önemli isimlerinden.Tarih boyunca erkek egemenliği tehlikeli ve cesur bulduğu kadınları deli olarak etiketlemiş, kapatmaya çalışmıştır. Frances de 1944’te ilk kez akıl hastanesine yatırılır. Ailesi onun sağlıklı olmadığını öne sürer, arkadaşları ise aksini savunur. Oysa sıradan bir sinir bozukluğu, bir depresyon halidir yaşadığı Akıl hastanesi günlerini özyaşam öyküsü kitabında; Beni soğuk suların altına attılar, çıplak gezmeye zorladılar. Elektroşoka tabi tuttular diyerek yazacaktır. Hastanenin yakınındaki askeri üsteki subaylar, koğuşuna girerek saldırırlar. Frances yaşadığı tecavüzleri anlatırken en çok bilincini kaybetmemiş olduğuna şaşırdığından söz eder. Acı onu bilinçsizleştirmemiştir. Frances akıl hastanesinde iken, McCarthy’nin cadı avı başlamıştır ve arkadaşları McCarthy dönemi kurbanlarıdır. Akıl hastanesinde lobotomiye maruz bırakılır. Lobotomi denilen, beynin bir kısmının kesilerek çıkarılmasıyla uygulanan psikocerrahi tedavisi ne ilginçtir ki ABD’de en çok kadınlara yapılmış. " Müthiş can yakıcı. Lobotominin uygulandığı anda kaskatı kesildim. Tarif edemeyeceğim kadar üzücü bir son.. Frances Farmer, seni kayıtlarında gizleyerek canice özgürlüğünü savunan bu ülke bir başkasına neler yapmaz ki ! .......
Hayalleriniz vardır, sıradan olmak değildir amacınız. Söyleyecekleriniz vardır dünyaya. Sistemin bir parçası olmak istemezsiniz. Ama sisteme bir kere bulaştınız mı sıradanlaştırılmak için sıra size gelecektir. Böyle hikayeler o kadar çok ki onlar bile sıradanlaştı. Ben Frances Farmer adını ve hikayesinin küçük bir kısmını, bir gazetenin kıyısında köşesinde okudum. Etkilenmiştim. Hemen internetten araştırdım, bir süre sonra da bu filmi buldum. Film için türkçe altyazı bulamadım. Burada da ilginin olmaması üzücüydü. Umarım bu hikaye biraz daha duyulur, ilgi görür.
Filme gelirsek Jessica Lange'ten daha iyi bir seçim olamazmış herhalde. Ama bu hikayenin daha iyi, daha titiz işlenebileceğini düşünüyorum.
Not: "Frances Farmer will have her revenge on Seattle"
@naksidil
6 yıl önce
9.1 / 10
Müthiş can yakıcı. Lobotominin uygulandığı anda kaskatı kesildim. Tarif edemeyeceğim kadar üzücü bir son.. Frances Farmer, seni kayıtlarında gizleyerek canice özgürlüğünü savunan bu ülke bir başkasına neler yapmaz ki ! .......
@oykuonal
13 yıl önce
7 / 10
Filme gelirsek Jessica Lange'ten daha iyi bir seçim olamazmış herhalde. Ama bu hikayenin daha iyi, daha titiz işlenebileceğini düşünüyorum.
Not: "Frances Farmer will have her revenge on Seattle"