“My Son, My Son, What Have Ye Done”, atmosferiyle ilginç, konusu itibarıyla özgün ama anlatımıyla herkese hitap etmeyen bir film. Gerçek bir olaya dayanması ve psikotik bir karakterin zihnine girmeye çalışması ilgi çekici, fakat film yer yer fazla dağınık ve durağan. Gerilim bekleyen izleyiciyi tatmin etmeyebilir, çünkü asıl odak olaylar değil, karakterin içsel karmaşası. Oyunculuk güçlü, özellikle Michael Shannon’ın performansı, ama anlatımın soyutluğu filmi daha çok sembolik bir deneyime dönüştürüyor. Deneysel sinemayı sevenler için değerli olabilir, fakat geniş izleyici kitlesi için zorlayıcı.
Bir tabak dolusu un kurabiyesi düşünün. Tadı nefis gibi gelse de bir kaç taneden sonra tabaktakileri bitiremeyeceğinizi, yutkunmakta zorlandığınızı fark ediyorsunuz. İşte öyle bir şey bu film. Sevdiğim yönetmenler (biri sonradan bu filmin yapımcısı olmuş olsa da) ve oyuncular bu işin mutfağındayken bu tabağı bitirmek için geri dönmem kaçınılmaz olucak. Muhtemelen aklım yetmeyecek ama tekrar denemeye değer.
@unexpected
1 yıl önce
6 / 10
@mamcici
9 yıl önce
@philocine
11 yıl önce