Dönemi, bölgeyi, mücadeleyi, korkuyu, baskıyı ve bir nefes arası olan ölümü oldukça abartısız, sakin, kimi zaman güldürmeyi başarsada acı bir şekilde anlatıyor.
Son sahne ise can yakar, yumru bırakır göğsünüzde.
Oyunculuklarıyla, geçişleriyle efektleriyle (bir türk filmi için) gayet başarılı. Fakat elbette filmi izlerken bu açılardan bakmak mümkün değil. O dönemi düşünerek yaşananları düşünerek ve tüyleriniz diken diken olarak izlemeden yapamıyosunuz. Film izlemiyorsunuz da beyninize tarihten sağlam bir not düşüyorsunuz.
Gazeteyi arşivleme sahnelerine,
Dakilo ve faks esprilerine,
Ve uygun koşullar yaratılırsa herkes ihanet eder felsefesine dokunmasına,
"Duvardaki resimler artarken, eksilen yaşamların öyküsü" demiş biri. Süregelen bir dönemi çok güzel özetlemiş bu söz.
Abartıya kaçmadan, duygu sömürüsü yapmadan yalın ve gerçekçi bir sinema diliyle anlatılmış öykü.
Faks ve daktilonun harfleri üzerine olan diyaloglarda gülümseten, üzerine doğrultulmuş silah karşısında deklanşöre basmanın yeğlendiği sahnede düşündüren filmin en önemli artılarından biri de kişilerin cinsiyetçi, feodal kimliklerininin gizlenilmesi yoluna gidilmemesi olmuş.
Oyuncularını Bahoz (Fırtına) 'dan tanıdığımız bu film de ele aldığı konuyu -filmde üzerinde durulmayan birkaç önemli ayrıntı olsa da- başarıyla işlemiş. Benim ve filmi birlikte izlediğim arkadaşlarım gibi o yılları yaşamayan yahut o vakitlerde dünyanın farkında olmayan, sadece okudukları ve anlatılanlarla bir miktar bilgi sahibi olan genç izleyicileri dahi etkilemeyi, içine çekmeyi başaran bir film. İzleyiciyi derinden etkilerken aynı zamanda mizah unsurunu da ön planda tutmuş, ironileriyle de izleyicisini kendisine hayran bırakmıştır. Filmin başında çalan ve daha sonra sonunda da dinleme imkanı bulduğumuz şarkı (ciwan haco - diyarbekir) ise filme ayrı bir güzellik katmıştır.
masabaşı gazeteciliğinin çok iş görmediği 90'lı yıllar türkiye'sinin ama özellikle güneydoğuda gazetecilik yapmanın zorluklarını, devlet, faili meçhul cinayetler, kaçakçılık gibi konulara da değinen bir film.
tüm bunları yaparken kürd gazeteciliğinin bu uğurda verdiği bilançoyu da görebiliyorsunuz...
@fishguts
11 yıl önce
8.5 / 10
Son sahne ise can yakar, yumru bırakır göğsünüzde.
@nu_eg
14 yıl önce
9 / 10
Gazeteyi arşivleme sahnelerine,
Dakilo ve faks esprilerine,
Ve uygun koşullar yaratılırsa herkes ihanet eder felsefesine dokunmasına,
bayıldım
@jahr
14 yıl önce
9.8 / 10
hele o bir sahne var ki o sahneyi izlemeden ölmeyin
@poormf
15 yıl önce
9 / 10
Abartıya kaçmadan, duygu sömürüsü yapmadan yalın ve gerçekçi bir sinema diliyle anlatılmış öykü.
Faks ve daktilonun harfleri üzerine olan diyaloglarda gülümseten, üzerine doğrultulmuş silah karşısında deklanşöre basmanın yeğlendiği sahnede düşündüren filmin en önemli artılarından biri de kişilerin cinsiyetçi, feodal kimliklerininin gizlenilmesi yoluna gidilmemesi olmuş.
9/10
@ustunkoru
15 yıl önce
8 / 10
@kinoglaz
15 yıl önce
@atilberk
16 yıl önce
9.1 / 10
@zivistan47
16 yıl önce
tüm bunları yaparken kürd gazeteciliğinin bu uğurda verdiği bilançoyu da görebiliyorsunuz...