bir arkadaşımın tavsiyesiyle izleyip sonunu zor getirebildiğim bir filmdi. insanı rahatsız eden karakterleri ve boğucu bir şekilde ilerleyen hikayesiyle arkadaşımın gerek film gerekse psikolojisini sorgulatan film olmuştur benim açımdan.
26.Uluslararası İstanbul film festivalinde de gösterime girmiş bir film..Festival filmlerini sevmeme rağmen,açıkçası ben filmi çok beğenmedim..Filmde herkes sorunlu bir birey,söylemek istediği herşeyi havada bırakan,ağır işleyen bir senaryo..
Akıl hastanesini andıran bir ev, deliler koğuşundan fırlamış tiplemeler... Hayatlarındaki tek kural abuk sabuk bir Hope oyununun anlamsız yasaları, anne figürü adeta silinerek yok edilmiş; baba, karizmasıyla yaşayan bir piskopat... Tanrıyla, bilimle, seksle,sanatla, kısaca bulabildikleri her şeyle kafayı bozmaya çalışan,delirmekten başka çareleri kalmamış karakterlerle dolu bir film.
Liberal kültüre yönelik, alaycı, saldırgan ve sert bir dili var.
Gwyneth Paltrow'un harcandığını düşünüyorum,bir de.
Siz fare olan kızı biliyor musunuz ? Bilmiyorsunuz.
Film Augusten üzerine kurulu gibi başlayıp her hayata biraz biraz parmak daldırarak ilerliyor. Yansıtılmak istenilen duygular güzel yansıtılmış, biraz sıkılabilir, biraz da ''Bir filmdeki her karakter mi manyak olur?'' diyebilirsiniz. Eğer benim gibi ''Kitabı okudum sıra filmde'' kategorisinde yaklaşıyorsanız izledikten sonra muhtemelen ''Kitabıokudumsırafilmdezede'' olacaksanızdır. Şayet oyunculuklar çok iyi, anlatılmak istenilen hikaye çok iyi olmasına rağmen, anlatılabileni çok iyi değil. Perdenin arkasından komşunuzu izleyerek hayatlarına ne kadar dahil olabilirseniz, bu film de sizi kendine o kadar dahil ediyor, dahasını veremiyor.
@kaede
14 yıl önce
@lowen
16 yıl önce
4.7 / 10
@havlayankuzu
17 yıl önce
Liberal kültüre yönelik, alaycı, saldırgan ve sert bir dili var.
Gwyneth Paltrow'un harcandığını düşünüyorum,bir de.
Siz fare olan kızı biliyor musunuz ? Bilmiyorsunuz.
@reenkarnemerkur
17 yıl önce
7.7 / 10