"Mavi Kalpli Kadın" ı izleyince ahanda entelektüel abi ve ablalara hitap eden yedinci sanatı anlaşılmaz kılmak için elinden geleni yapan, sinemayı eğlenceden öte beyin jimnastiği olarak görenlerden bir film daha dedim. Filmi izledikten sonra film hakkında şöyle biraz okuyayım dedim ve filmi yapan Can Eren'in ağzından şunların okudum: " Bu hikayesinin çıkış noktası olarak metropol hayatının hızına yetişmek uğruna geri plana atılan duyguların sanrılarını yaşayan insanlara odaklanılmıştır. Bu durumun kişisel hayatımda deneyimlediğim ve etrafımdaki insanlarda gözlemlediğim ortak bir metropol bunalımı olduğunu düşünmekteyim. Anlatımımının gerçeküstü/masalsı üslubu metropol yaşamının hızını ve "kaliteli" ambalajını tasvir etmektedir.....Metropol hayatı yüzünden karakter geçmişine borçlanır. Ve borcunu ödemek pahasına ölür. Geçmişe borçlanma durumu hikayede karikatürize edilmiştir. Buradaki amaç metropol hayatının birey odaklı gibi gözüküp aslında bireyi önemsemeyişini izleyiciye iletmektir. ... Devamı
"Mavi Kalpli Kadın" ı izleyince ahanda entelektüel abi ve ablalara hitap eden yedinci sanatı anlaşılmaz kılmak için elinden geleni yapan, sinemayı eğlenceden öte beyin jimnastiği olarak görenlerden bir film daha dedim. Filmi izledikten sonra film hakkında şöyle biraz okuyayım dedim ve filmi yapan Can Eren'in ağzından şunların okudum: " Bu hikayesinin çıkış noktası olarak metropol hayatının hızına yetişmek uğruna geri plana atılan duyguların sanrılarını yaşayan insanlara odaklanılmıştır. Bu durumun kişisel hayatımda deneyimlediğim ve etrafımdaki insanlarda gözlemlediğim ortak bir metropol bunalımı olduğunu düşünmekteyim. Anlatımımının gerçeküstü/masalsı üslubu metropol yaşamının hızını ve "kaliteli" ambalajını tasvir etmektedir.....Metropol hayatı yüzünden karakter geçmişine borçlanır. Ve borcunu ödemek pahasına ölür. Geçmişe borçlanma durumu hikayede karikatürize edilmiştir. Buradaki amaç metropol hayatının birey odaklı gibi gözüküp aslında bireyi önemsemeyişini izleyiciye iletmektir. Bana göre bu iletimin gerçekçilik ile bağı konunun gerçeküstü bir üslup ile işlenmesinde yatmaktadır."
Filmde geçmişine borçlandığı için sokağa çıkamayan kırk yaşlarındaki kahramanımızın karşısına ikiz olarak yansıtılan iki kişi çıkıyor. Bu ikizler kadına eğer annelerinin yerine birkaç saatliğine geçip mezara onun yerine yatarlarsa onun borçlarını halledebileceklerini söyleyip kadınla anlaşıyorlar. Tabi kadın borçlarını ödediği her seferde geçmişindeki bir hata ile hesaplaşıyor ve sonra kadını gömüyorlar ve gidip bir strip club'ta eğleniyorlar, kardeşlerden birinin aklına kadın gelince durumu hatırlatıyor ama önce birbirlerine boş boş bakıp sonra eğlencelerine devam ediyorlar. Son derece gerçeküstü ve masalsı bulduğum anlatımı hiç sevmedim. Bu kadar sembolizm bana fazla geldi. Ortada elle tutulur bir hikaye yok... Daha önce Can Eren'in Baydara'nın Kaderi filmini de pek beğenmemiştim ama o filmi 18. Adana Altın Koza Uluslararası Film Festivali'nde en iyi kısa film ödülünü kapmıştı.
@shutterbugiconi
13 yıl önce
1 / 10
Filmde geçmişine borçlandığı için sokağa çıkamayan kırk yaşlarındaki kahramanımızın karşısına ikiz olarak yansıtılan iki kişi çıkıyor. Bu ikizler kadına eğer annelerinin yerine birkaç saatliğine geçip mezara onun yerine yatarlarsa onun borçlarını halledebileceklerini söyleyip kadınla anlaşıyorlar. Tabi kadın borçlarını ödediği her seferde geçmişindeki bir hata ile hesaplaşıyor ve sonra kadını gömüyorlar ve gidip bir strip club'ta eğleniyorlar, kardeşlerden birinin aklına kadın gelince durumu hatırlatıyor ama önce birbirlerine boş boş bakıp sonra eğlencelerine devam ediyorlar.
Son derece gerçeküstü ve masalsı bulduğum anlatımı hiç sevmedim. Bu kadar sembolizm bana fazla geldi. Ortada elle tutulur bir hikaye yok... Daha önce Can Eren'in Baydara'nın Kaderi filmini de pek beğenmemiştim ama o filmi 18. Adana Altın Koza Uluslararası Film Festivali'nde en iyi kısa film ödülünü kapmıştı.