yorumlarda; nasıl olur da "the platform" filmine ilham vermiş falan denmemesine şaşırdım,
sonra farkettim ki en yeniyorum 7 yıl önceymiş :)
izlenmesi gereken bir kısa film.
Söz konusu sınıfın yeryüzünde bırakacağı iz* şimdiye kadar yaşanmış tüm doğal felaketlerden daha yıkıcı olacaktır ama yine de yaşam bir şekilde kendini yenileyecektir. Tarih boyunca milyonlarca tür vs. yok oldu ve bundan payımızı alıp almayacağımıza dair kesin konuşulamaz ancak dünya için -geleceğimiz için- umuttan söz edebilmemiz; asıl soyu tükenesicelerin yerin dibine girdiğinde ne halde olacağımıza bağlı.
Düzenin temsilcileri istiflerini bozmadan -dünya o masanın etrafında dönüyormuşçasına onun dışında hiçbir şeyi umursamadan- ’kırmızı’ya konsantre bir şekilde her kat geçildikçe derilerini kalınlaştırarak kendilerine (belki bizi de kataraktan) bir son hazırlıyor. Önüne geçilemez iştahları bitmek bilmiyor,katlanıyor, katlanıyor...çiğnenmeyen şey kalmıyor, hepsi yutuluyor. İşin temelinde gizli bir çekicilik var ne de olsa. Bunuel’e selam...
Karanlık ortamda topluluğun genlerinde olan körlük hali dolayısıyla bozulmuş değerler sistemi içinde yükselişte ... Devamı
---her an spoiler çıkabilir---
Söz konusu sınıfın yeryüzünde bırakacağı iz* şimdiye kadar yaşanmış tüm doğal felaketlerden daha yıkıcı olacaktır ama yine de yaşam bir şekilde kendini yenileyecektir. Tarih boyunca milyonlarca tür vs. yok oldu ve bundan payımızı alıp almayacağımıza dair kesin konuşulamaz ancak dünya için -geleceğimiz için- umuttan söz edebilmemiz; asıl soyu tükenesicelerin yerin dibine girdiğinde ne halde olacağımıza bağlı.
Düzenin temsilcileri istiflerini bozmadan -dünya o masanın etrafında dönüyormuşçasına onun dışında hiçbir şeyi umursamadan- ’kırmızı’ya konsantre bir şekilde her kat geçildikçe derilerini kalınlaştırarak kendilerine (belki bizi de kataraktan) bir son hazırlıyor. Önüne geçilemez iştahları bitmek bilmiyor,katlanıyor, katlanıyor...çiğnenmeyen şey kalmıyor, hepsi yutuluyor. İşin temelinde gizli bir çekicilik var ne de olsa. Bunuel’e selam...
Karanlık ortamda topluluğun genlerinde olan körlük hali dolayısıyla bozulmuş değerler sistemi içinde yükselişte olduklarını bile zannederler ancak çöküş kapıdadır. Ham zamanlarda (kolonizasyon, emperyalizm...) bir üst aşamaya geçiş** belli bir zaman alırken; kapitalizmle beraber bu geçişler çok daha hızlı yaşanmaktadır. Marks’a selam...
Bunuel taşlamalarının veyahut Pasolini tarifnamelerinin altında kalsa da bir kısa olarak derdini anlatabiliyor filmimiz.
*masayla beraber yere çakılmaları sonrası oluşacak.
---Baya bi spoiler--- Doyumsuzluk üzerine harika film. Sadece yemek olarak değil bu doyumsuzluk; para, şöhret, ünvan, öldürme, sahip olma vs üzerine doyumsuzluk. Masadakilerin hepsi farklı konularda uzman, başı çeken, lider kişilikler. Her türlü canlıyı neredeyse çiğ şekilde sarap eşliğinde mideye indiren bu şahıslar, yedikçe doymuyor daha arzulu yemek yiyor, bi alt seviyeye iniyorlar. Alt seviyeye indikçe pislenip kirleniyorlar fakat bu durum onlara engel değil, aksine teşvik oluyor. Masada yemeye mecali olmayan, ölmeye yakın fakat kalkmak istemeyenler; gördükleri karşısında dehşete düşüp ağlayan, yemek istemeyen fakat sonradan onlara uyan, eşlerine iştirak etmek zorundaki kokoşlar ve daha niceleri.. Şef garsonumuzun gidemediği katta birbirlerinin tabaklarına göz dikiyorlar, çıkar çatışması..
Şef garsonumuz da ayrı bi imge. Birçok manaya gelebilir, kendi egomuz, doyumsuzluğumuz, sistemin kendisi veya dünya düzeninin asıl baş kişileri... Filmin başı ve sonunda kameraya attığı bakışlar... Devamı
---Baya bi spoiler--- Doyumsuzluk üzerine harika film. Sadece yemek olarak değil bu doyumsuzluk; para, şöhret, ünvan, öldürme, sahip olma vs üzerine doyumsuzluk. Masadakilerin hepsi farklı konularda uzman, başı çeken, lider kişilikler. Her türlü canlıyı neredeyse çiğ şekilde sarap eşliğinde mideye indiren bu şahıslar, yedikçe doymuyor daha arzulu yemek yiyor, bi alt seviyeye iniyorlar. Alt seviyeye indikçe pislenip kirleniyorlar fakat bu durum onlara engel değil, aksine teşvik oluyor. Masada yemeye mecali olmayan, ölmeye yakın fakat kalkmak istemeyenler; gördükleri karşısında dehşete düşüp ağlayan, yemek istemeyen fakat sonradan onlara uyan, eşlerine iştirak etmek zorundaki kokoşlar ve daha niceleri.. Şef garsonumuzun gidemediği katta birbirlerinin tabaklarına göz dikiyorlar, çıkar çatışması..
Şef garsonumuz da ayrı bi imge. Birçok manaya gelebilir, kendi egomuz, doyumsuzluğumuz, sistemin kendisi veya dünya düzeninin asıl baş kişileri... Filmin başı ve sonunda kameraya attığı bakışlarda siz de aynısınız der gibi.
Politikacı, asker, bürokrat, kokoş, din adamı kılıklı yiyici bileşenlerden oluşan sofra ahalisinin yaşamı yalnızca yemekten, tüketmekten ibarettir. Bu şuursuz yiyiş kendi sonlarının da hazırlayıcısı olacaktır ve hizmetkarlar bu sonun geleceğinin farkındadırlar temalı film, derdini görsel olarak mükemmel anlatmış...
@selonat
1 yıl önce
sonra farkettim ki en yeniyorum 7 yıl önceymiş :)
izlenmesi gereken bir kısa film.
@berat_k
9 yıl önce
8 / 10
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan ... Devamı
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Tevfik Fikret
@ecosphere
12 yıl önce
8.3 / 10
Söz konusu sınıfın yeryüzünde bırakacağı iz* şimdiye kadar yaşanmış tüm doğal felaketlerden daha yıkıcı olacaktır ama yine de yaşam bir şekilde kendini yenileyecektir. Tarih boyunca milyonlarca tür vs. yok oldu ve bundan payımızı alıp almayacağımıza dair kesin konuşulamaz ancak dünya için -geleceğimiz için- umuttan söz edebilmemiz; asıl soyu tükenesicelerin yerin dibine girdiğinde ne halde olacağımıza bağlı.
Düzenin temsilcileri istiflerini bozmadan -dünya o masanın etrafında dönüyormuşçasına onun dışında hiçbir şeyi umursamadan- ’kırmızı’ya konsantre bir şekilde her kat geçildikçe derilerini kalınlaştırarak kendilerine (belki bizi de kataraktan) bir son hazırlıyor. Önüne geçilemez iştahları bitmek bilmiyor,katlanıyor, katlanıyor...çiğnenmeyen şey kalmıyor, hepsi yutuluyor. İşin temelinde gizli bir çekicilik var ne de olsa. Bunuel’e selam...
Karanlık ortamda topluluğun genlerinde olan körlük hali dolayısıyla bozulmuş değerler sistemi içinde yükselişte ... Devamı
Söz konusu sınıfın yeryüzünde bırakacağı iz* şimdiye kadar yaşanmış tüm doğal felaketlerden daha yıkıcı olacaktır ama yine de yaşam bir şekilde kendini yenileyecektir. Tarih boyunca milyonlarca tür vs. yok oldu ve bundan payımızı alıp almayacağımıza dair kesin konuşulamaz ancak dünya için -geleceğimiz için- umuttan söz edebilmemiz; asıl soyu tükenesicelerin yerin dibine girdiğinde ne halde olacağımıza bağlı.
Düzenin temsilcileri istiflerini bozmadan -dünya o masanın etrafında dönüyormuşçasına onun dışında hiçbir şeyi umursamadan- ’kırmızı’ya konsantre bir şekilde her kat geçildikçe derilerini kalınlaştırarak kendilerine (belki bizi de kataraktan) bir son hazırlıyor. Önüne geçilemez iştahları bitmek bilmiyor,katlanıyor, katlanıyor...çiğnenmeyen şey kalmıyor, hepsi yutuluyor. İşin temelinde gizli bir çekicilik var ne de olsa. Bunuel’e selam...
Karanlık ortamda topluluğun genlerinde olan körlük hali dolayısıyla bozulmuş değerler sistemi içinde yükselişte olduklarını bile zannederler ancak çöküş kapıdadır. Ham zamanlarda (kolonizasyon, emperyalizm...) bir üst aşamaya geçiş** belli bir zaman alırken; kapitalizmle beraber bu geçişler çok daha hızlı yaşanmaktadır. Marks’a selam...
Bunuel taşlamalarının veyahut Pasolini tarifnamelerinin altında kalsa da bir kısa olarak derdini anlatabiliyor filmimiz.
*masayla beraber yere çakılmaları sonrası oluşacak.
**dördüncü düşüş sonrası kayışın kopması.
@surgeon
12 yıl önce
7.9 / 10
Doyumsuzluk üzerine harika film. Sadece yemek olarak değil bu doyumsuzluk; para, şöhret, ünvan, öldürme, sahip olma vs üzerine doyumsuzluk. Masadakilerin hepsi farklı konularda uzman, başı çeken, lider kişilikler. Her türlü canlıyı neredeyse çiğ şekilde sarap eşliğinde mideye indiren bu şahıslar, yedikçe doymuyor daha arzulu yemek yiyor, bi alt seviyeye iniyorlar. Alt seviyeye indikçe pislenip kirleniyorlar fakat bu durum onlara engel değil, aksine teşvik oluyor. Masada yemeye mecali olmayan, ölmeye yakın fakat kalkmak istemeyenler; gördükleri karşısında dehşete düşüp ağlayan, yemek istemeyen fakat sonradan onlara uyan, eşlerine iştirak etmek zorundaki kokoşlar ve daha niceleri.. Şef garsonumuzun gidemediği katta birbirlerinin tabaklarına göz dikiyorlar, çıkar çatışması..
Şef garsonumuz da ayrı bi imge. Birçok manaya gelebilir, kendi egomuz, doyumsuzluğumuz, sistemin kendisi veya dünya düzeninin asıl baş kişileri... Filmin başı ve sonunda kameraya attığı bakışlar ... Devamı
Doyumsuzluk üzerine harika film. Sadece yemek olarak değil bu doyumsuzluk; para, şöhret, ünvan, öldürme, sahip olma vs üzerine doyumsuzluk. Masadakilerin hepsi farklı konularda uzman, başı çeken, lider kişilikler. Her türlü canlıyı neredeyse çiğ şekilde sarap eşliğinde mideye indiren bu şahıslar, yedikçe doymuyor daha arzulu yemek yiyor, bi alt seviyeye iniyorlar. Alt seviyeye indikçe pislenip kirleniyorlar fakat bu durum onlara engel değil, aksine teşvik oluyor. Masada yemeye mecali olmayan, ölmeye yakın fakat kalkmak istemeyenler; gördükleri karşısında dehşete düşüp ağlayan, yemek istemeyen fakat sonradan onlara uyan, eşlerine iştirak etmek zorundaki kokoşlar ve daha niceleri.. Şef garsonumuzun gidemediği katta birbirlerinin tabaklarına göz dikiyorlar, çıkar çatışması..
Şef garsonumuz da ayrı bi imge. Birçok manaya gelebilir, kendi egomuz, doyumsuzluğumuz, sistemin kendisi veya dünya düzeninin asıl baş kişileri... Filmin başı ve sonunda kameraya attığı bakışlarda siz de aynısınız der gibi.
@poormf
13 yıl önce
8 / 10