Bir uçak kazasından sağ çıkmayı ve beraberinde birilerini kurtarmayı başaran Max’in yaşamış olduğu travma sonucu hayatının nasıl değiştiğini izliyoruz. Birden, ölüm ve ölümsüzlük dışında hiçbir şey düşünemez ve madem ölmek bu kadar kolay kaçındığımız herşeyi yapalım gitsin gibi bir anlayış beliriyor karakterde. Kazadan sağ çıkanlar için birşeyler yapmaya çalışırken ailesinden uzaklaşmaya başlıyor ve günün sonunda eşinden onu kurtarmasını bekliyor. Filmi toparlayan kısım finali diyebilirim yoksa genel olarak işte burası ders niteliğindeydi diyemiyorum. Belki, Carla’ya, çocuğu asla tutamayacağını kanıtladığı sahne buna dahil edilebilir. Ortalama bir psikoloji filmiydi. Jeff ve Rosie’nin oyunculukları güzeldi.
Korkusuz(Fearless-1993) filmini izlediğim zaman,sinemanın hayattan bir cümleyi etkileyici bir şekilde anlatım sanatı olduğunu bir kez daha net bir şekilde anladım.
KENDİNİ KİM OLARAK GÖRÜYORSAN SEN OSUNDUR
Jeff Bridges, korkusuz kahramanımızı çok güzel bir şekilde canlandırmış.Yönetmenimiz Peter Weir ise herkesin günün birinde bir kurtarıcıya ihtiyaç duyacağını hatta o kurtarıcıların bile kurtarılmaya ihtiyaç duyduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış.
Film,bir uçak kazasıyla başlıyor.Jeff Bridges kazadan kurtulmak için kendini korkusuz hatta ölümsüz olduğuna inandırarak,kazadan kurtuluyor ve birçok kişinin de hayatını kurtaruyor.Bu kazayı ölümsüzlüğünün miladı olarak görüyor, hayatında riskler almaya ve kendini bir kurtarıcı olarak insanlığa adamaya başlıyor.Her gün başka türlü riskler alarak ailesinin değil kazadan kurtulan kişilerin ona ihtiyacı olduğunu düşünerek hayatını buna göre yönlendiriyor.
Film, bu ilerleyişlerden sonra her kahra... Devamı
Korkusuz(Fearless-1993) filmini izlediğim zaman,sinemanın hayattan bir cümleyi etkileyici bir şekilde anlatım sanatı olduğunu bir kez daha net bir şekilde anladım.
KENDİNİ KİM OLARAK GÖRÜYORSAN SEN OSUNDUR
Jeff Bridges, korkusuz kahramanımızı çok güzel bir şekilde canlandırmış.Yönetmenimiz Peter Weir ise herkesin günün birinde bir kurtarıcıya ihtiyaç duyacağını hatta o kurtarıcıların bile kurtarılmaya ihtiyaç duyduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış.
Film,bir uçak kazasıyla başlıyor.Jeff Bridges kazadan kurtulmak için kendini korkusuz hatta ölümsüz olduğuna inandırarak,kazadan kurtuluyor ve birçok kişinin de hayatını kurtaruyor.Bu kazayı ölümsüzlüğünün miladı olarak görüyor, hayatında riskler almaya ve kendini bir kurtarıcı olarak insanlığa adamaya başlıyor.Her gün başka türlü riskler alarak ailesinin değil kazadan kurtulan kişilerin ona ihtiyacı olduğunu düşünerek hayatını buna göre yönlendiriyor.
Film, bu ilerleyişlerden sonra her kahraman mükafatlandırılmaz temasını işlemeye başlıyor ve kahramanımız asıl kurtarılacak kişinin kendisi olduğunu anlamasını pek geç olmuyor.
Film çok başarılı bir final sahnesine mevcut.Film boyunca alerjisi olan çileği yemekte ısrar eden Jeff Bridges,karısından kendisini kurtarmasının istiyor ve her zaman kedi keşkek yemiyor,yediği çilek onu zehirliyor.Bu sahnede film ilk başta söylediğim cümleyi resmen yüzümüze vuruyor,hem istediğimiz kişi olabiliriz derken hem de gerçekte olduğumuz veya olmak zorunda olduğumuz kişiye dönmek zorunda olduğumuzu söylüyor.Kahramanımız artık korkusuz değil.
2005,Sakarya’da okurken bir dolmuş kazası yaşadım. Bu yüzden ben bu adamı anlıyorum. Gerçekten, kaza yaşamış birini ancak kaza yaşamış biri anlar. Ama bu adam beni anlayamaz, Sakarya kampüs dolmuşlarına binmemiş hiç kimse beni anlayamaz. Sakarya’da bir dolmuşa binmek, 10 uçak kazası gücünde bir deneyimdir. Allah bu adamın yolunu Sakarya kampüs dolmuşlarına düşürmesin.
@tiamath
6 yıl önce
5 / 10
@ronin05
16 yıl önce
KENDİNİ KİM OLARAK GÖRÜYORSAN SEN OSUNDUR
Jeff Bridges, korkusuz kahramanımızı çok güzel bir şekilde canlandırmış.Yönetmenimiz Peter Weir ise herkesin günün birinde bir kurtarıcıya ihtiyaç duyacağını hatta o kurtarıcıların bile kurtarılmaya ihtiyaç duyduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış.
Film,bir uçak kazasıyla başlıyor.Jeff Bridges kazadan kurtulmak için kendini korkusuz hatta ölümsüz olduğuna inandırarak,kazadan kurtuluyor ve birçok kişinin de hayatını kurtaruyor.Bu kazayı ölümsüzlüğünün miladı olarak görüyor, hayatında riskler almaya ve kendini bir kurtarıcı olarak insanlığa adamaya başlıyor.Her gün başka türlü riskler alarak ailesinin değil kazadan kurtulan kişilerin ona ihtiyacı olduğunu düşünerek hayatını buna göre yönlendiriyor.
Film, bu ilerleyişlerden sonra her kahra ... Devamı
KENDİNİ KİM OLARAK GÖRÜYORSAN SEN OSUNDUR
Jeff Bridges, korkusuz kahramanımızı çok güzel bir şekilde canlandırmış.Yönetmenimiz Peter Weir ise herkesin günün birinde bir kurtarıcıya ihtiyaç duyacağını hatta o kurtarıcıların bile kurtarılmaya ihtiyaç duyduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış.
Film,bir uçak kazasıyla başlıyor.Jeff Bridges kazadan kurtulmak için kendini korkusuz hatta ölümsüz olduğuna inandırarak,kazadan kurtuluyor ve birçok kişinin de hayatını kurtaruyor.Bu kazayı ölümsüzlüğünün miladı olarak görüyor, hayatında riskler almaya ve kendini bir kurtarıcı olarak insanlığa adamaya başlıyor.Her gün başka türlü riskler alarak ailesinin değil kazadan kurtulan kişilerin ona ihtiyacı olduğunu düşünerek hayatını buna göre yönlendiriyor.
Film, bu ilerleyişlerden sonra her kahraman mükafatlandırılmaz temasını işlemeye başlıyor ve kahramanımız asıl kurtarılacak kişinin kendisi olduğunu anlamasını pek geç olmuyor.
Film çok başarılı bir final sahnesine mevcut.Film boyunca alerjisi olan çileği yemekte ısrar eden Jeff Bridges,karısından kendisini kurtarmasının istiyor ve her zaman kedi keşkek yemiyor,yediği çilek onu zehirliyor.Bu sahnede film ilk başta söylediğim cümleyi resmen yüzümüze vuruyor,hem istediğimiz kişi olabiliriz derken hem de gerçekte olduğumuz veya olmak zorunda olduğumuz kişiye dönmek zorunda olduğumuzu söylüyor.Kahramanımız artık korkusuz değil.
@havlayankuzu
18 yıl önce
Artık korkamıyorum
Belki de artık yokum
@drunkwiththefis
18 yıl önce