Dogma 95 sonrası döneme ait Dogma 95'den sıyrılış filmlerinden biri. Ses-ışıklandırmada yan etkiler başlamış ama hala el kamerası tamamen bırakılabilmiş değil. Filmi benzer dramalardan ayıran en büyük özellik, Danimarka gibi bir refah toplumunda bile yoksulluğun, umutların tükendiği köşelerin bulunduğunu cesur bir şekilde ekrana taşımış olmasında yatıyor. Aslında hikaye gayet sade ve basit bir hikayedir. Bu noktada Jesper Christensen'in oyunculuğunun büyük etkisi bulunmakta.
Sistem karşıtı, hayata karşı tamamen başkaldırı içerisinde olan ve neredeyse herşeyi küçümseyen bir ihtiyarın, bir noktadan sonra kızı ve torunuyla yollarının tekrar kesişmesi ve belki de başından beri yanıldığını düşünmeye başlama süreci işleyen neredeyse tamamında gri tonlara sahip bir film. Ortalamadan iyi denilebilir.
Sana yardım edilemez, sana kimse yardım edemez dedi son öğle yemeğimizde. Sen her şeyi küçük görüyorsun, dedi, dünyadaki her şeyi, bana zevk veren her şeyi küçük görüyorsun. Ama en çok da kendini küçük görüyorsun, senin felaketin de bu.
Thomas Bernhard
**
Filmdeki sistem karşıtı, suratsız ayyaşımız en başta kendini küçük görür, sonra çevresindeki insanları küçük görür, iş hayatını küçük görür, sistemi küçük görür, hayatı küçük görür, varolan herşeyi küçük görür, küçük görülebilecek herşeyi küçük gördükten sonra en son kendisi küçük görülecek duruma gelir..
"Kendini küçük gören (büyük) insanlar her daim ilgimi çekmiştir"
@tiamath
8 ay önce
6 / 10
Sistem karşıtı, hayata karşı tamamen başkaldırı içerisinde olan ve neredeyse herşeyi küçümseyen bir ihtiyarın, bir noktadan sonra kızı ve torunuyla yollarının tekrar kesişmesi ve belki de başından beri yanıldığını düşünmeye başlama süreci işleyen neredeyse tamamında gri tonlara sahip bir film. Ortalamadan iyi denilebilir.
@budha
14 yıl önce
10 / 10
Thomas Bernhard
**
Filmdeki sistem karşıtı, suratsız ayyaşımız en başta kendini küçük görür, sonra çevresindeki insanları küçük görür, iş hayatını küçük görür, sistemi küçük görür, hayatı küçük görür, varolan herşeyi küçük görür, küçük görülebilecek herşeyi küçük gördükten sonra en son kendisi küçük görülecek duruma gelir..
"Kendini küçük gören (büyük) insanlar her daim ilgimi çekmiştir"
Örnek: Dostoyevski.