Bir konuda/sanatta başarılı diye tüm şımarıklıklarına katlanılacakmış gibi düşünen kişileri hiçbir zaman sevmemişimdir. Emmet Ray'de böyle bir karaktermiş ve bu karakterlerin filmlerinin çekilmesi de genel olarak hoşuma gitmez fakat iş Woody Allen'in kaleminden olunca değişiyor. Gayet eğlenceli bir seyir sunmuş. Sean Penn oldukça başarılı bir oyunculuk sergilemiş. Samantha Morton'un dilsiz bir karakteri oynarken gösterdiği başarı ve Uma Thurman'ın son derece çekici performans sergilediğini de eklemeden geçemeyeceğim. Her ne kadar 8-10dk lık kısmında oynuyor olsa da.
Filme dönersek, Emmet Ray ile ilgili doğrudan kaynaklar olmadığı için, yazarların kaleme aldıklarından, arkadaşlarının söylediklerinden topladıklarını kendi kalemiyle harmanlayarak bir kısmi biyografi ortaya çıkarılmış.
Bu filmle ilgili dikkatimi çeken en büyük eleştiri, Woody Allen'in tekrarlayan kalemi oldu. Eksantrik narsist sanatçı, sanatçı ile sanatı arasındaki ikilem, saf kadın karakter, nostalji ve ikinci adam... Devamı
Bir konuda/sanatta başarılı diye tüm şımarıklıklarına katlanılacakmış gibi düşünen kişileri hiçbir zaman sevmemişimdir. Emmet Ray'de böyle bir karaktermiş ve bu karakterlerin filmlerinin çekilmesi de genel olarak hoşuma gitmez fakat iş Woody Allen'in kaleminden olunca değişiyor. Gayet eğlenceli bir seyir sunmuş. Sean Penn oldukça başarılı bir oyunculuk sergilemiş. Samantha Morton'un dilsiz bir karakteri oynarken gösterdiği başarı ve Uma Thurman'ın son derece çekici performans sergilediğini de eklemeden geçemeyeceğim. Her ne kadar 8-10dk lık kısmında oynuyor olsa da.
Filme dönersek, Emmet Ray ile ilgili doğrudan kaynaklar olmadığı için, yazarların kaleme aldıklarından, arkadaşlarının söylediklerinden topladıklarını kendi kalemiyle harmanlayarak bir kısmi biyografi ortaya çıkarılmış.
Bu filmle ilgili dikkatimi çeken en büyük eleştiri, Woody Allen'in tekrarlayan kalemi oldu. Eksantrik narsist sanatçı, sanatçı ile sanatı arasındaki ikilem, saf kadın karakter, nostalji ve ikinci adam kompleksinin neredeyse tüm filmlerinde bulunması. Evet bu böyle, hatta allen filmlerini düşündüğümüzde iç içe geçme durumu bile oluşabiliyor ama kalemini güçlü olması ve insan ilişkileri ile ilgili yapmış olduğu analiz bunu telafi ediyor diyebilirim. Woody kendi şablonundan çıkmayarak risk almak istememiş olabilir ama neticede başarısının çizgisini korumuş durumda.
Woody allen ın yazıp yonettiği,sean penn in cazz gtaristi olarak döktürdüğü,uma thurman ın yan rolde olduğu hatta w.allen ın anlatıcı olarak filmde göründüğü bol müzikli bir film,epey klasik gitar dinleyeceksiniz. W.Allen ın sanatçının aşkla sanatı arasında gidip gelişini kendi has diliyle anlattığı az biraz biyografi belgesel tadında bir film. Biyografi dediysek bildiğiniz biyografilerden değil bu, Woody allen tarzı; 'öyle de olmuştur, bence bu da olmalı ' diyerek karakteri biraz da işin içine efsaneler katarak filmi eğlenceli,sevimli,iyi vakit geçirilecek bir yapıya sokmuş.filmi izlerken güleceğinizi garanti ederim, ben bir kaç kez sandalyeden düşüyordum neredeyse,Sean penn in canlandırdığı acayip çatlak bi cazz gtaristiyle eğlenmemek elde değil. tabi herzamanki gibi filmin sonunda bir w.a. klasiği olan saklı bilgeliği de görmüyor değiliz,film oyle eglenceli giderken sonunda gülümseten bir buruklukla bitmesi harika olmuş.
@tiamath
1 yıl önce
7 / 10
Filme dönersek, Emmet Ray ile ilgili doğrudan kaynaklar olmadığı için, yazarların kaleme aldıklarından, arkadaşlarının söylediklerinden topladıklarını kendi kalemiyle harmanlayarak bir kısmi biyografi ortaya çıkarılmış.
Bu filmle ilgili dikkatimi çeken en büyük eleştiri, Woody Allen'in tekrarlayan kalemi oldu. Eksantrik narsist sanatçı, sanatçı ile sanatı arasındaki ikilem, saf kadın karakter, nostalji ve ikinci adam ... Devamı
Filme dönersek, Emmet Ray ile ilgili doğrudan kaynaklar olmadığı için, yazarların kaleme aldıklarından, arkadaşlarının söylediklerinden topladıklarını kendi kalemiyle harmanlayarak bir kısmi biyografi ortaya çıkarılmış.
Bu filmle ilgili dikkatimi çeken en büyük eleştiri, Woody Allen'in tekrarlayan kalemi oldu. Eksantrik narsist sanatçı, sanatçı ile sanatı arasındaki ikilem, saf kadın karakter, nostalji ve ikinci adam kompleksinin neredeyse tüm filmlerinde bulunması. Evet bu böyle, hatta allen filmlerini düşündüğümüzde iç içe geçme durumu bile oluşabiliyor ama kalemini güçlü olması ve insan ilişkileri ile ilgili yapmış olduğu analiz bunu telafi ediyor diyebilirim. Woody kendi şablonundan çıkmayarak risk almak istememiş olabilir ama neticede başarısının çizgisini korumuş durumda.
@rashomon
9 yıl önce
7.9 / 10
@amip
14 yıl önce
8.9 / 10