"1 sayısını bilirsek 2 sayısını da bildiğimize inanırız çünkü bir bir daha iki eder. İlk olarak "artı" nın anlamını bilmemiz gerektiğini unutuyoruz."
"Her şey söylendi, oturmuş sözcükler anlamlarını değiştirmezler, anlamların ait olduğu sözcükleri değiştirmediği gibi."
"Böylesi insanlar, teknik gücü ve onun zaferinin, repertuarlarındaki tek rol olduğu zaman, dünyayı tiyatro sahnesi olarak görenlere berbat örnekler olarak hizmet edeceklerdir."
Vurucu bir film. Bakış açısı, yargısı insanı düşüncelerden düşüncelere sürüklüyor. Tüm zamanların ruhuna uygun eleştirisi ile ölümsüz bir film. Kesinlikle izlenmeli.
"-Geceleri aydınlatan şeyi biliyor musun? -Şiir sanatı."
Distopyayı Godard ile dorukta bırakıyorum. tişikkirlir
sesin, gözlerin, ellerin, dudakların, sessizliğimiz, sözlerimiz, giden ışık ve dönen ışık... ikimiz için tek bir gülümseme... bilme ihtiyacıyla, bizim görünüşümüz değişmeden gecenin gündüzü yaratmasını izledim. ey herkesin sevgilisi ve tek bir kişinin sevgilisi ağzın sessizce mutlu olma sözü verdi."uzaktan uzağa" der nefret, "yakından yakına" der sevgi. okşanmak bizi çocukluğumuzdan çıkarır. insanın şeklini git gide aşıkların karşılıklı karşılıklı konuşması olarak görüyorum. her şey hareket halinde... yaşamak için ilerlemek yeterli, sevdiklerine doğru ilerlemek... sana doğru gidiyordum, durmaksızın, ışığa doğru. gülümsemense, bu beni iyice ele geçiriyor. kollarınsa sisi deliyor.
vay vay vay ! analar ne yönetmenler doğurmuşlar ki bunlardan biri de abimiz büyüğümüz Godard; filme gelecek olursak; Thomas More un Ütopya sını, Nietschze nin üst insanını ve belki de Platon un Devletini bulabilirsiniz ama anlatılanların tam terslerini yapmış ve fevkalade bir öngörü; bu filme yorum yazmak bile utandırıyor beni, büyüksün Godard ve ne güzel ki hala yaşıyorsun, ölümünü görüp öldüğün an ortaya çıkacak bir çok hikayeyi ve hakkında anlatılacak bir çok şeyi dinleme fırsatım var; senden önce ölmez isem
Geleceğe dair fazla şeyin söylenmediği bir bilimkurgu Alphaville. Bu bakımdan geleneksel izleğin oldukça dışında. İnsan basiretinin olası ürünlerini sergilemek yerine; Godard, sanayi toplumu üzerine konuşmuş. Duygusuzluğun bir erdem sayıldığı "Alphaville" şehri, alternatif bir dünya olmaktan çok içinde yaşadığımız evrene bir atıf olsa gerek. İnsanların,insan olduklarını belli etmekten delicesine korktukları,her şeyin sayı ve sembollerle,rasyonel bir dille hesaplandığı,duyguların şehrin betonlarına sızmasına dahi izin verilmediği bir dünya tasviri modern endüstri toplumlarına dair çok şey söylüyor.
Anlatı oldukça dağınık. Ancak yine de izlemesi zor bir film değil. Anlaması güç olabilir, en azından film size kendisini özümseyebilmeniz için bir şans sunmakta. Bilimkurgu ve sosyo-politik eleştiri kolay harmanlanabilen türler,bu film içerdiği tüm türler içinse klasik bir yapıt. Güzel bir fıkra da hediyesi.
@selmass
5 yıl önce
8.9 / 10
"Her şey söylendi, oturmuş sözcükler anlamlarını değiştirmezler, anlamların ait olduğu sözcükleri değiştirmediği gibi."
"Böylesi insanlar, teknik gücü ve onun zaferinin, repertuarlarındaki tek rol olduğu zaman, dünyayı tiyatro sahnesi olarak görenlere berbat örnekler olarak hizmet edeceklerdir."
Vurucu bir film. Bakış açısı, yargısı insanı düşüncelerden düşüncelere sürüklüyor. Tüm zamanların ruhuna uygun eleştirisi ile ölümsüz bir film. Kesinlikle izlenmeli.
"-Geceleri aydınlatan şeyi biliyor musun?
-Şiir sanatı."
@acemiseyirci
7 yıl önce
@zamliyevrem
5 yıl önce
@abella
12 yıl önce
sesin, gözlerin, ellerin, dudakların, sessizliğimiz, sözlerimiz, giden ışık ve dönen ışık... ikimiz için tek bir gülümseme... bilme ihtiyacıyla, bizim görünüşümüz değişmeden gecenin gündüzü yaratmasını izledim. ey herkesin sevgilisi ve tek bir kişinin sevgilisi ağzın sessizce mutlu olma sözü verdi."uzaktan uzağa" der nefret, "yakından yakına" der sevgi. okşanmak bizi çocukluğumuzdan çıkarır. insanın şeklini git gide aşıkların karşılıklı karşılıklı konuşması olarak görüyorum. her şey hareket halinde... yaşamak için ilerlemek yeterli, sevdiklerine doğru ilerlemek... sana doğru gidiyordum, durmaksızın, ışığa doğru. gülümsemense, bu beni iyice ele geçiriyor. kollarınsa sisi deliyor.
@josephwhite
12 yıl önce
8.8 / 10
@cyborg
12 yıl önce
@sebo
13 yıl önce
- Baştan çıkaran kadınım, üçüncü sınıf.
@havlayankuzu
18 yıl önce
8.4 / 10
Anlatı oldukça dağınık. Ancak yine de izlemesi zor bir film değil. Anlaması güç olabilir, en azından film size kendisini özümseyebilmeniz için bir şans sunmakta. Bilimkurgu ve sosyo-politik eleştiri kolay harmanlanabilen türler,bu film içerdiği tüm türler içinse klasik bir yapıt. Güzel bir fıkra da hediyesi.