öyle bir geçer zaman ki

Mikrobiyofobisi olan bir şahıs, du dizinin setinde kesinlikle bulundurulamaz. Tükürükler taklalar atıyor, bir araya gelip halay çekiyor adeta.

Tükürüğüne güvenen oyuncuların yolu açık.
Bir zaytung haberine göre yakında sinir krizi geçiremeyen oyuncularıyla yollarını ayıracaklarmış. (:
Bir küçük çırpı bacak Osman var, şimdilerde anamdan bile daha büyük, onun ve ailesinin yıllar evvelden başlayarak özelini, kirli çamaşırlarını falan ortaya döküyor dizi. Osmanın gözündenmiş gibi oluyor bunların hepsi ama tabii bazen Osman'ın gözü dışına da taşıyor olaylar.

İzliyorum herhangi bir manim olmazsa, hatta toplaşıp izlemeye bayılıyorum, keyifli oluyor. Ağlayan oluyor, ağlamamak için kasan oluyor... genel olarak sanatına, oyunculuklarına falan takılıyorum ve şimdilik güzel oldukları için takılıyorum.

Cemilenin gözlerini, Aylin'in pempe yanaklarını, Osman'ın çırpı bacaklarını, Ali'nin bıyıkını, Mete'nin boynunu, Örtmen Hanımın her bir köşesini... severek izliyorum. Ve babaanne yani gönüllü anneanne aslında, o işte favorim.

Ülke karıştıkça bakalım neler kaybedecek ya da yaşayacak bu aile merakla bekliyorum. Peki siz ne düşünüyorsunuz?

İnandırıcılık, öyküleme, oyunculuk, görüntü, sanat... falan da filan da konularında.

Ve son olarak bu şarkı, benden vatani aşk ile nefret arasında çırpınma görevini yapan Aylin e gitsin :)

Moody Blues Nights in White Satin
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL