Belirsiz Gece Suare No:45 Being There

BEING THERE

althttp://www.filimadami.com/afisler/1701.jpg" />

 

http://www.filimadami.com/film/1701/being-there/

Chance, kendisini bildi bileli yanında yaşadığı yaşlı adamın evinde bahçıvanlık yaparak büyümüş ve hayatında bir kez olsun sokağa çıkmamıştır. Bütün hayatı bahçede bakımını yapıp büyüttüğü çiçeklerden ve televizyondan ibaret olan Chance, yaşlı adam bir gün ölünce ortada kalır. Çünkü ev artık satılacaktır.

Kendi varlığının haricinde yaşadığına dair hiçbir kanıt olmayan Chance, avukatlara yıllardır yaşlı adamın yanında kaldığını kabul ettiremez. Nüfus kağıdı bile yoktur. Kendini birden sokaklarda bulunca yıllardır görüp bilmediği hayatın rutinleri ile tanışır. İlk defa sokaklarda yürür, arabaya biner... Ve birden şansı hiç tahmin etmediği bir yerde dönüverir.

Saf ve hayatı hiç tanımayan bir adamın toplum içine karışmasının trajikomik hikayesini anlatan Being There, Peter Sellers'ın muhteşem performansına tanık olmak isteyenlerin kesinlikle kaçırmamaları gereken bir Hal Ashby çalışması.

-------------------------------------------------------------------------------------

dipnot :

Merhaba Dünya[1] 1979 ABD yapımı politik komedi filmidir. Özgün adı Being There dir. "Being there" İngilizce'de "Doğru zamanda doğru yerde bulunmak" anlamına gelen bir deyimdir. Film çevrildikten tam 5 yıl sonra 1984 yılında Türkiye'ye gelmiş ve sinemalarda "Merhaba Dünya" ismi ile gösterime girmişti. Yıllar sonra piyasaya çıkan DVD'lerinde ise Bir Yerde ismi kullanılmıştır.

Senaryosunu Polonya asıllı ABD'li yazar Jerzy Kosinski'nin 1971 yılında yayınladığı aynı adlı kendi romanından uyarlayıp yazdığı filmin yönetmeni Hal Ashby'dir. Önemli rollerinde Peter Sellers, Shirley MacLaine, Melvyn Douglas, Jack Warden, Richard Dysart ve Richard Basehart oynamışlardır. Bütün hayatı boyunca bahçesinde çalıştığı malikânenin dışına çıkmamış olan kendi halinde, saf biraz da zekası kıt bir bahçıvan, işvereni ölünce kendini sokakta bulur. Dış dünya hakkında bildiği her şey sadece televizyonda seyrettikleri ile sınırlı olan bu safdil bahçıvanın ara sıra sarfettiği sözler bilgelik zannedilince bunlardan derin anlamlar çıkaran etkili bir politikacının himayesine girer, Washington sosyetesinde basamakları hızla tırmanırken ABD başkan adaylığı teklifi bile alır.

Filmdeki performansı ile Melvyn Douglas En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü ve Sinema Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Altın Küre Ödülü'nü alırken, Jerzy Kosinski'ye BAFTA En İyi Senaryo Ödülü, Peter Sellers'e de Sinema Dalında En İyi Aktör Altın Küre Ödülü verildi. Bu politik taşlama Peter Sellers'ın (d.1925 - ö.1980) sondan bir önceki filmi idi, ancak kendisi hayatta iken gösterime girdiği için "Merhaba Dünya" son filmi olarak kabul edilmektedir.


Film hakkında notlar :

-Filmde Peter Sellers'ın canlandırdığı "Chance" karakteri ile 1977 - 1981 yılları arasında görevde kalan 39.cu ABD başkanı Jimmy Carter arasında bir benzerlik olduğu o zamanın basınında çıkan yazılarda ima edilmişti. 1984 yılında sinema eleştirmeni Atilla Dorsay da bir Fransız dergisinden yaptığı alıntı ile sinema eleştirileri yaptığı gazete köşesinde "Being There" filmini eleştirirken "Jimmy Carter'la tatlı tatlı alay eden ince bir güldürü" üst başlığını kullanmıştı.
-1957 yılında ABD'ye gelen ve sonra da bu ülkenin vatandaşlığına geçen Polonya asıllı yazar Jerzy Kosinski (d.1933 - ö.1991) aynı zamanda iyi bir fotoğrafçı idi. Uluslararası Yazarlar birliği PEN'in ABD başkanlığını da yapan Kosinski otobiyografik olduğu kabul edilen çok satan romanı Boyalı Kuş (The Painted Bird) ile tanınmıştı. Kosinski 1991 yılında kendini boğarak intihar etmişti.

Daha fazla bilgi için http://tr.wikipedia.org/wiki/Merhaba_D%C3%BCnya_(film)
 

ne yalan söyleyeyim ben pek eğlenemedim filmde... tamam kabul çok iyi göndermeler vardı,ince mesajları pek tatlıydı ama o kadar.peter sellers o kadar iyi oynamış ki o değişmez ölü balık bakışları bir yerden sonra sinirimi bozmaya başladı. fikir iyiydi,ama nedense film bir yerden sonra benim için akmamaya başladı,film hakkında bu "bu kesin ingiliz komedisi" diye düşünmeye başladım(ingiliz komedilerini hiç sevmem dememe gerek yok galiba) ama film abd yapımıymış o ayrı :)

 

sonundaki illuminati göndermesi iyiydi,"başkanlık elimizden gitmesin" minvalindeki konuşmalar falan cesur adımlardı. zaten filmin sonunda bayağı şaşırdım yada belki anlamadım emin olamıyorum :) bir izleyan de bana açıklayın :D

 

Valla ne yalan söyleyeyim, suare olmasa ben bu filmi hayatta izlemezdim ama iyi ki izlemişim. Ben eğlendim filmi izlerken. Yüzümde bir gülümseme ile izledim tüm filmi. Eğlenceliydi bence oluşan durumlar. Kahkaha attırmamaya yönelik komedileri daha çok seviyorum ben aslında. Gerçi yine de bir iki sahnesinde kahkaha attım ne yalan söyleyeyim :) İşin içinden çıkılmayacak duruma gelen komediler süper yahu. Şu sıralar It's Always Sunny in Philadelphia izliyorum mesela, onda da sürekli absürd durumlara sokuyorlar kendilerini ve ben gülmekten yarılıyorum.Yani bence izleyin filmi :)

 

  ---spoiler---

Valla son sahnesindeki İlluminati'yi yine bir yerlere giydirmek için konulmuş olarak düşünmek daha hoşuma gidiyor. Suda yürüme sahnesi ise adamın ermiş olduğundan çok, şanslı olmasını düşündürttü bana :) Adamın adı Şanslı yani :)


---spoiler---

Bir de unutmuşum, filmin müzikleri kulaklarımı çok tırmaladı. Hiç yakışmamıştı sanki. Bir bana mı  öyle geldi?

Kursat'cığımızın müzikleri hariç filmi beğenmesine cok sevindim ve cok sasırdım:)

zira kendisini filmler konusunda memnun etmek biraz zor oluyor :)

Peter Sellers'ın müthiş oyunculuğu, Jerzy Kosinski'nin müthiş ironisiyle birleşince düşündürücü fazlasıyla absürd bir film ortaya cıkmıs.

Chauncey Gardiner :) havalı bir isim...

o bir aristokrat, tanınmıs bir ailenin bir bireyi, eski bir bürokrat, o soylu bir ailenin iyi eğitim almış bir varisi, hayır o gizli bir ajan :)

Yıllardır bahçevalık yaptığı evin bahçesinde yetıştırdıgı bır ot gıbı yasayan, yemek yiyen ve sadece TV izleyen Chance, ev sahibinin ölmesiyle evi terk etmek ve hiç bilmediği ve görmediği gerçek dünya ile yüzleşmek zorunda kalır. Sokaklarda - elinde kumanda ile - yürürken ufak bir kaza geçirir şans eseri çok zengin bir bayanla tanısır. Change; olduğu gibi davranan, maskesiz dolaşan, nefret hırs gibi duygulardan uzak ve haliyle huzurlu bir insandır.

"Kökler zedelenmedikçe birşey olmaz ve bahçede herşey yolunda gider"

Başkanın sorduğu bir soruya, sadece bahcesinde yetiştirdiği bitkilerden yola çıkarak verdiği bu cevap başkanı ve çevresindeki herkesi çok etkilemiştir ve Change'in hayatını değiştirir ki zaten kurduğu cümleler sadece ıkı üç kelimeden ibarettir. Farkında olmadan yaptığı her konusma insanlara bilgece gelir. Toplum içinde birden ilahlaşır. Ayrıca Chance'in bu tavırları kapitalist düzene bir hiciv niteliğindedir.

normal bir hayata yabancılasmıs bır ınsanın, gercek hayatı tiiye alması da diyebiliriz..

illüminatiye selam çakan son sahnesi ve ardından gölün üzerindeki - birçok anlam yüklenebilir- yürüyüşü ve son replik hafızalarda kalacaktır.

"Hayat aklın geçirdiği bir evredir"

sıla ile okg'nin yazıya aynı cümlelerle başlamaları, hatta okg'nin işin içine yemin katması.. güldüm valla:) eksisi bol bir hafta olacak anlaşılan nihahahahaah:)

Ahaha dikkat etmemiştim ben :-D akraba bağları işte de teyzem pabucumu dama atar, gercek yeğen gelmiş ona :-) bu arada film güzeldi yahu, izleyin. Eee esmeraldacan bana böyle filmlerle gelirseniz begenirim tabiki dee :-)

aynı cümleyle başlayıp farklı sonuçlara varmışız :)

hııı yiğenim oldu benim,minik bir kurbağaya benzeyen sevimli bir yiğenim var :D ama okg ilk göz ağrım,onun pabucunu dama atamam :)

Allah analı, babalı, teyzeli büyütsün teyzecim :) 

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.