önyargı mı acaba?

seyretmeden önce yorumlara bağlı olarak oluşan düşüncelerim o doğrultudaydı ama seyrettikten sonra değişti.

gerçekten beyaz melek unutulmayacak türk filmleri listesine girebilecek bir film.

güneşi gördüm ise pkk sorununu dile getirdiği için siyasi bir tartışmaya yol açtı gibi, biraz da arkasında art niyet arandı gibi ama tabi bunlar benim gözlemlerimden öte değil.. :)
Bence ortada "mahsun ve filmleri hakkında" bir sindirim problemi var önyargıdan ziyade. filmlerini henüz izlemedim ama izleyenlerden aldığım tepkilere göre ortada beklenmedik bir performans söz konusu. dolayısıyla o kadar işin ehli adam gişe yapamazken mahsunun gelip tabiri caizse ortalığın tozunu atması. "ne oluyor yahu burada allahın türkücüsüsü geldi..." nidalarının yükselmesine neden oldu. yani izleyici içinde kameranın arkasındakiler için de bir sindirim problemi oluştu. bu tamemen çevreden aldığım izlenimler doğrultusunda oluşmuş bir düşüncedir. doğrudur yanlıştır bilemeyeceğim. sadece bir hipotez.
ne kadar anlaşılır yahut da ifadesiz olsa bile, her görüş birr insanın estetik anlayışını dile getirir. estetik kelimesinin anlamını bilmeyen ve böyle bir şeye sahip olduklarını inkar edenn insanlarınkini bile...

misal olsun, "recep ivedik"te durum nasıl cereyan eder:

salonun yarısı gülmekten çatlayacak halde geldiyse, mesela bu bir genel seyirci tepkisi ve beğenisi midir? (bana kalırsa, seyirci tepkisinin yarısıdır)

peki seyircinin diğer yarısı ne haldedir? ne düşünür?

sessizce hem yönetmenin komedi teşebbüsünü hem de kahkahadan yarılmak üzere olan diğer yarının "acınası" espri anlayışını eleştiriyor hatta tuhaf buluyor olmasın.. :)

(elbette önyargı daha devreye girmemiştir bu noktada)
Benim anlatımımı farklı yerlere çektiniz sanırım. Bir insanı sevmezseniz, bu onun yapıtlarını yargılayabileceğimiz anlamına gelmez. Anlatmaya çalıştığım bu. Çünkü yargıladığımız insanların sevenlerini de yargılamış olabiliriz. Filmin sinema sektöründe yer alması, Mahsun Kırmızıgül'ün bu konuda tecrübe kazanması hayranlarının gururunu okşar. Bu nedenle onu sevmeyenlerin de önyargı yapmak yerine yaptığı işe saygı göstermesi gerekir en azından.



Örnek vereyim: Diyelimki ben sinemada gerilim türünü sevmiyorum, ama siz seviyorsunuz. Ve ben gerilim türünü eleştirmek için önyargı kullanıyorum diyelim. Bu yapmış olduğum önyargı sizin zevkinizi de yargılamak gibi olmaz mı bir bakıma? Bir insanı kırmak, onun işi hakkında önyargı yapmak birden fazla kişiyi kırabilir. Ucu sevenlerine dokunur. Yapmış olduğı iş, aldığı ödül kendisinin işinde ve hayatında daha iyi olabilmesi için bir semboldür sadece.



Önyargıya gerek yok hiç bir zaman. Kısacası şu: Türkçe güzel olduğu kadar da tehlikeli bir dil. Bir cümlenin anlamı 3-4ten fazla olabiliyor. Bence dil doğru kullanılırsa, anlatım, anlayış, yani yanlış anlaşılmalar ve hatalar daha da netleşir, düzelir, önyargılar da kalkar.



Mahsun Kırmızıgül bir iş yaptı diye "niye yaptı" der gibi açıklamalar var burda. Haftaya ben dil kursuna başlayacağım desem "neden" diye yargılayamazsınızki beni. Nedeni şu: ihtiyaç ve yenilikçi olmak, gelişmek ve yeni başarılara imza atmaktır.
mahsun kırmızıgül'ün kim olduğu ile ilgili, ne tarz işler yaptığıyla ilgili ya da parasını nasıl kazandığıyla ilgili pek birşey bilmiyorum.

sadece bildiğim birşey varsa o da beyaz melek için Ankara Ünv. Dil Tarih Coğrafya fakültesinde sinema derneği tarafındandı sanırım bir ödül verildi. orda şöyle demişti:

'söyleyecek pek bir sözüm yok. beni de bu camiaya kattığınız için gerçekten teşekkür ederim'.

bu sözler bana samimi göründü, ortaya çıkan filmleri de beğendim.

http://www.magazinkolik.com/Sinema/2665/Mahsun-Kirmizigul-ODUL-ALDI-GOZYASLARINI

bu yadsınacak bir başarı değil aslında..
özür dileyecek yahut sinirlenilecek bir şey yok hatice.

konumuz devam ediyor. bence önemli de.

evet nerde kalmıştık.

şimdi genel fikirbirliğinin zülmü diye bir mevhum var...

(durun geliyorum!)
konuyu ben açmıştım ama amacım tartışma yaratmak değildi..

ortamı gerdiysem özür dilerim..
hahahah yazdıklarının hepsini silmiş tabi buda güzel bi davranış şekli.
-nolur yaz hah



derler böyle bir cevaba.

bu ne ya açıyorsunuz bir tartışma konusu sonra kendi fikirleriniz uyuşmayınca veya birşeyler zorunuza gidince ''bir daha cevap vermicem''.ya doğru düzgün devam ettirirsin ya da hiç girmezsin böyle konulara.
hatice söylemek istediğini gayet anlaşılır bir şekilde dile getirdi. ortada anlaşılması zor bir şey yok. beğenilerdeki farklılığı soruyor. onda pek bir önyargı da bulmadım açıkçası. onu tenzih ediyorum böylelikle. (onun adına konuşmanı da ayıplıyorum)

ama atheos senin tam olarak neyi tartıştığını hala anlayabilmiş değilim. devamlı "sevmek, sevmemek, nefret" gibi kelimelerle değerlendirmeye devam ediyorsun...

yaklaşımınız önyargılı, dememi "karalama yapıyorsun" diyecek kadar saptırdın konuyu! ("kafa" konusuna ise hiç girmeyim istersen)

bu şekilde kişiselleştirerek devam edemeyiz değil mi?

üsluba dikkat çekmek istemiştim esasta. anlaşılması umuduyla.
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL