Belirsiz Gece Suare No: 79 Kikujirô, P.P.Bacaksız ve AKADa^^

Başlık çok uzun olmasın diye kısalttım ^^

 

Kikujirô

althttp://i15.photobucket.com/albums/a379/MissKazzy/beatkikujiro.jpg" />

 

Hiç görmediği annesini bulmak için yola düşen 9 yaşındaki Masao ile büyükannesinin bir arkadaşının zorlamasıyla ona eşlik eden Yakuza artığı Kikujiro tuhaf bir ikili oluştururlar. İki uyumsuz karakterin maceralı yolculuğu boyunca başlarına bir çok ilginç olay gelecektir.

Piano Piano Bacaksız

 

althttp://www.turkcealtyazi.org/images/poster/0105137.jpg" />

 

üçük Kemal, 1940'ların İstanbul'unda eski bir konakta fakir, aç ama sevgiyle yaşayan mutlu insanları anımsayabildiğince anlatır. Konağın bahçesindeki kuyuya düşen ışık, onların yaşamını bir sihir gibi değiştirebilecek midir? İmece, dayanışma, saygı ve sevgi... Artık kaybolmaya yüz tutmuş bu kavramları anımsayanlar,  "sadece sevgiden oluşan bir dünya içinde yaşamak ne büyük mutluluktu"  diyebilecekler midir?  Piano Piano Bacaksız , 1991 yılında İstanbul Film Festivali  En İyi Yönetmen  ödülüne layık görülmüştü.

Ateşten Kalbe Akıldan Dumana

 

althttp://img2.hdfilmsitesi.org/wp-content/uploads/2011/05/lock-stock.jpg" />

 

Sevimli sokak serserisi Eddy (Nick Moran) hayatının kumarına üç arkadaşı ile zar zor kazandıkları 100 000 paundu yatıracaktır. Tom (Jason Flemyng), Bacon (Jason Statham) ve Soap (Dexter Fletcher) aralarında onu seçmişlerdi. Masadaki en kurt oyuncu oydu. Ama ne yazık ki tüm oyun önceden ayarlanmış bir düzenden başka bir şey değildir. Oyunun sonunda Hatchet Harry (P.H. Moriarty)?e yarım milyon paund borçlanarak masadan kalkar. Harry Eddy?e bocunu ödemesi için bir hafta süre tanır. Aksi halde para yerine parmaklarını alacaklardır. Eddy ve arkadaşları gerekli parayı acilen bulabilmek için türlü yollara başvururlar. Bunlardan biri Eddy?nin babasının antika tüfeği ile hırsızlığa bile yeltenmektir. Hepsi başarısızlıkla sonuçlanır. Oysaki ellerindekinin kıymetini bilmemektedirler.

Kısa yorum yapacağım spoiler yok ^^

 

Kikujiro^^

Çok sevimli bir film. Kikujiro karakterine, renkliliğine bayıldım. Filmi başından sonuna kadar gülümseyerek izledim. Kitano Sensei yine harikaydı. 

 

Piano Piano Bacaksız^^

Filmi çok ama çok beğendim. İzlerken bizim mahalle geldi aklıma dizi olanı değil bizim gerçek mahalle : D bir kaç yıl öncesine kadar günlük güneşlikti bizim mahalle, herkes birbirinin yüzüne gülümseyerek bakardı. Genci, yaşlısı, çocuğu herkes her ihtiyaç duyulduğunda koşulsuz yardım ederdi. Şimdi ise geriye baktığımda birçok şeyin değiştiğini görüyor ve çok üzülüyorum.  Bunda mahalleden taşınan komşularımızın da suçu var ne var sanki taşınmasalardı peh :P Yine günlük güneşlik bizim mahalle ama eskisi gibi değil. Filmdeki karakterlerin her biride ayrı bir dünya gibiydi. İzlerken çok etkilendim.

 

Ateşten Kalbe, Akıldan Dumana :D Spoiler var azcık ^^

Eğlenceli bir film :D Birbirini takip eden olaylar karmaşası çok iyiydi. Dört arkadaş arasında geçen her diyalog çok komikti ^^ Sıkılmadan sonuna kadar merakla izledim. Filmin sonunun izleyicinin hayal gücüne bırakılması gerçekten hoş olmuş.

Filmleri öneren ve oy veren arkadaşlar teşekkürler ^^ Üçü de çok güzel ^^  

 

 

Kikujiro : 

Ya öncelikle film tam bir salaklık anıma denk gelmiş. Kikujiro'nun adam olduğu aklımın ucundan bile geçmedi yahu. Ben gidip ders mers çalışaymışım bari :) Bu kadar mı ilgisiz izlenir bir film :) Tatlı bir filmdi. İçindeki absürd sahnelerin bazıları benim mizahıma ters düştüğü için pek gülemedim ama yüzünde bir gülümseme ile izletiyor kendini :) Cemal'im bu filmi pek sever bence kaçırmasın :D Annesini görünce yüreğim parçalandı ya. Böyle ebeveynler olmaz olsun.

 

Lock, Stock: 

Ben bu filmi severim ama şöyle bir sıkıntısı var. Önce Snatch'i izlemiştim ne yazık ki. Bu iki film birbirinin kopyası resmen. Her şeyiyle aynı. Yönetmen filmi bile değil. O kadar senaryolar iç içe ki bazen olan olayları birbirine karıştırıyorum :) Güzel film ama :)

piano piona bacaksız benim en sevdiğim Türk filmlerinden biridir. bence 90lar Türk sineması yeşilçamın klişelerinden sıyrılıp (yanlış anlaşılmasın yeşilçam klişelerine bayılırım) yeni bir akım yakalama çabaları açısından çok önemli adımlar atmıştır. Tunç Başaran bu akımın en başarılı yönetmenidir hiç kuşkusuz( uçurtmayı vurmasınların hakkını vermeyecek yoktur herhalde!)  piano pianoyu da sayenizde bir kere daha izledim ama yine aynı kanıya vardım; rutkay aziz fevkalade ruhsuz bir oyunculuk sergilemiş.diğer oyuncuların,özellikle çocuk oyuncunun yanında o kadar donuk kalıyor ki! ona rağmen hikaye o kadar tatlı ki film bitmesin istiyor insan. tüm o yoksulluğa rağmen ne kadar mutlu bir film. yazık çocukcağızın ayağında pabuç yok ama bunu bir kızın pabuçlarını ödünç alarak pekala giderebiliyor. ve tabi filmdeki komun yaşantı öyle güzel ki insan öyle kalabalık ve sıcak bir ortamın eksikliğini hissediyor. çok güzel filmdir çoook,izlemeyen kalmasın :p

 

ben aslında kikujiro yu izlemek istiyordum ama kısmet ateşten kalbe akıldan dumana yaymış :) sahi bu filmin orjinal ismi ne ola ki;kıt ingilizcemle düşündüm düşündüm mantıklı bir çıkarım yapamadım. açıkcası filmin mizahı pek bana hitap etmedi,ben tesadüfleri ve bağlantıları çok severim ama bu kadar uzadı ki bir yerden sonra karıştırmaya başladım :) hııı bu filmi sevmediğim anlamına gelmez,sadece komedi olarak izleyemedim filmi...yiğenime de katılıyorum snatch tercihimdir,bir daha izle deseler onu tercih ederim(ve niye bire bir aynı bana açıklar mısınız?) 

 

iyi bir suare oldu gençler,pazartesiye kadar kikujiro yu da izlemeye çalışacağım bakalım becerebilirsem ... bir sonraki suarede görüşmek üzere esen kalın :D

ateşten kalbe külden dumana

Snatch'i izlemedim ben şimdi yorumlarınızda gördüm bu iki filmin aynı olduğunu ve merak ettim nedenini. filme gelirsek kötü değildi tabi ama pek bana hitap etmedi.işler fazla karıştı sanki ve o sonuçsuzluk sıktı beni.bilmiyorum belkide doğru modda değildim bu filmi izlemek için.hal böyle olunca snatch'i uzun bir süre daha ertelerim gibi geliyor.

 

piano piano bacaksız

ne tatlıydı, umut doluydu. çok karakterli filmleri zaten severim de
tunç başaranın filmleri bu açıdan ayrı bir güzel oluyor yahu.
o konaktakilerin hangi birini anlatmalı. tek başına konak bile şahane bir karakterdi
bana göre. az da olsa yaman okayı görmek, müşvik kenterin sesinde kaybolmak da cabası.
her yerli film severin mutlaka izlemesi gerek bu filmi. çok tatlıydı çok.

 

öneriler için çok teşekkürler güzel suareydi. diğer filmi de izlicem yakında :)

Piano Piano Bacaksız, şu ölmeden önce izlemeniz gereken yüz film, bin film gibi listelerde olması gereken ve insanın ömrü boyunca birkaç defa karşısına çıkmasının harika olacağı, umuttan uzaklaşmaya başladığımız, hayat şartlarından bunaldığımız her an bize sarılacak güvenilir bir dost. Tunç Başaran'ın düzgün hikâye anlatımıyla çok karakterli anlatım zorluklarının üstesinden gelebildiği, birlikte yaşamak, sevgi ve fedakarlık gibi temaların öne çıktığı bir uyarlama. Filmin uyarlandığı Evimizin İnsanları'nı da bulup okumak gerek.

Ateşten Kalbe Akıldan Dumana'yı Snatch öncesi izlediğim için şanslıyım iki filmi de çok severim. Kara mizahı, senaryosu çokiyi.

Yetişemedim :D

yarın gece : 23:59 :)

piano piano bacaksız filmini çok eskiden izlemiştim. gayet naif ve cici bir film. çocuk karakterin o mutlu olma çabası benide izlerken çok mutlu etmişti. açlığın sefaletin çok guzel anlatıldığı bir film. hatırladığımda hep gülümsememe sebep olur. 

lock, stock and two smoking barrels filmi çok güzel bir ingiliz kara mizah örneği. İngiliz aksanının yoğun olduğu film zaten beni mest ediyor :) Film bir saniye durmuyor sürekli bir aksiyon içinde zaten yönetmenin diğer filmlerindede gördüğümüz bir özellik bu (bknz. snatch) Karakterleri ve sonu efsane olan bir film. Ayrıca soundtrackleride mükemmel.

Resmen yıllar sonra artı alma ihtimali olunca, panik yapmışım :)

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.