Belirsiz Gece Suare No: 81 - Den Brysomme mannen

althttp://www.filimadami.com/afisler/1781.jpg" />

 

40 yaşındaki Andreas, kendini garip bir şehirde bulur. Oranın neresi olduğu veya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri yoktur. Bir işi, evi ve karısı vardır. Bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varan Andreas, şehirden kaçmaya çalışır fakat herhangi bir çıkış yolu yoktur. 

Hugo isminde bir adamla tanışınca onun kaçmasına yardım edebileceğini düşünür. Öteki dünyaya kaçmak için ufak da olsa bir ışık doğunca, Andreas bu şansını sonuna kadar kullanmaya karar verir. 

İlk gösterimi Cannes Film Festivali’nde yapılan Sorun Yaratan Adam, son dönemde Norveç’ten çıkan en ilginç yapımlardan biri.

Film güzel şeyler vaat ediyor fakat o başlardaki samimiyeti sürdüremediğini düşünüyorum. Yine de kısa süresi ile güzel bir seyirlikti. Tren sahnesinde çok eğlendim, yazık oldu adama :D 

İlginç ve çarpıcı bir film. İzlerken biraz sıkılsamda çok iyi bir film. Sıkılmamın sebebi filmde geçen olayların günümüzde de yaşanıyor olması. Ne diyim Allah beterinden sakınsın. Tiren sahnesi evet :D

  ---spoiler---

hay modern dünyanız batsın emi! o nasıl iğrenç bir yaşantı öyle. geleceğimiz böylemi olacak gerçekten? öyleyse ben yokum baştan söyliyeyim. aslında biraz biraz yaşıyoruz o dünyayı özellikle iş dünyası açısından düşünürsek. gri solgun insanlar, binalar, yaşamlar... güzel bir kokuya, tada, müziğe hasret ruhsuz insanlar. çıkış yolu var ama birileri 'sözde' çok mutlu oldukları için senin de çıkmana izin vermiyorlar. farklı olmaya izin yok.güzel eleştriler güzel tokatlamar vardı filmde. çok beğendim ne zamandır izleme listemdeydi iyi ettik bu filmi seçmekle. bazı sahneler bana fazlaydı tabiki. tren sahnesine bakamadığımı söylememe gerek yok sanırım. sonu biraz daha belirgin olsaydı dedim ama bu haliyle de çok iyiydi. müzikler şahaneydi bu arada. teşkekkürler efenim :)


---spoiler---

beni öpüşmekten soğutan filmdir:)) tren sahnesinde adam haklı arkadaşlar:))

vay arkadaş essam bile benden önce yorum yazmış,cidden tembel hissettim kendimi :p

 

film hakkında ise ilk söylemem gereken; ben filmi çok beğendim. ilk başlarda tam bir distopya gibi görünse de ben yine olumlu bir şeyler çıkartmayı becerdim kendi adıma :) şu andaki hayatım sanki o fanusun içindeki gibi geldi bana başlarda; ama sonra "mutlu olmak iyi bir iş,yolunda giden bir ilişki,güzel bir ev yada arabada değil işte!" diye düşününce birden acayip mutlu oldum :) hala tat alabiliyoruz,kokular var mis gibi,sarıldın mı hissettiğim bir sıcaklık var,yani hala mutlu olmak için milyonlarca sebebimiz var..eminim filme katkısı olan kimse böyle umut aşılayan bir film yaptıklarını fark etmemiştir ;)

 

tren sahnesinde ölememesine cidden çok üzüldüm ama aşk acısı tren çarpmış gibi yapar ama öldürmez süründürür mesajı mı vermişler :D

 

kısacası çok iyi filmdi bence,teşekkür ederim emeği geçenlere :D

Huuuuuu :) ben de pek sevmiştim filmi, İskandinav yapımlarını daha fazla mı izlemeli acaba :) yorumlar da çok güzel. O tren sahnesindeki mesaj öyle bence de :D şurada filmle ilgili yazmıştım, vaktiniz olursa buyrunuz http://artistikbellek.wordpress.com/2014/06/06/dekoratif-ve-daima-sorunsuz-yasamlar/

(linki kopyala yapıştır yapınız :) )

bu arada ben filmi çok başarılı bulmadım. vasat kalabilmiş bir yapımdı bana göre. tamam sistem eleştiririsi güzel, anlatmak istedikleride güzel ama bilemiyorum sanki skeç gibi çekilmiş. bizler beraberce neler neler seyretmiştik, onlar aklıma geliyorda :) cidden bu film vasat kalmış. yada o girişteki öpüşme sahnesi ve o çiftin çıkardığı vıcık vıcık sesler beni hayattan soğuttu. kendime gelemiyorum belkide:) filmin içindeki adam gibimi oldum yoksa? tıkandım, kaçamıyorum bir yere:)

kokmuş essama bak hele,mis gibi filmdi ne var beğenmeyecek :) bir de o öpüşen tiplerin gözlerinin açık olmasının bir esprisi var mıydı acaba?

beğenmedim demedin, çok beğenemedim dedim. bildiğin tırt, vasat film :P

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.