Belirsiz Gece Suare No: 76 - Tepenin Ardı

Acaba bende mi sorun var diye yorumlarınızı tekrar okudum. Filmi beğenmedim, malum ve üzücü olayın hatrına bu kadar abartıldığını düşünüyorum.
ödül aldığında hemen izlemiştim. baya oldu hatırlamak için tekrar izlemek zorunda kaldım :)

yapımcılığını üstlendiği bu film çekilirken bir motor kazasında kaybetmiştik seyfi teoman'ı.

"biz düşmanı arıyoruz aslında düşman yanıbaşımızda"...filmin özetidir.

oyunculuklar her biri o bozkırlarda yasayan koyluler adeta..çok çok basarılılar.

filmi öneren kürşatcığıma teşekkürler :)
Filmi beğendim bende :)

beni en çok etkileyen karakter kesinlikle Sülü oldu. onun o ezik, gariban duruşu, o köpek öldükten sonraki ağlayışı beni çok etkiledi. diğer çocuğa film boyu sinir oldum. abisinin ölümüne bile saçmasapan bi gözyaşı döktü.

sade bir anlatımı vardı filmin. aşırı diyaloglara yönelmeden anlatmak istediğini güzel anlattığını düşünüyorum.

öneri için Oguzhan'a teşekkürler :)
ne yalan söyleyeyim filmin başlarında sıkılır gibi oldum ama izledikçe olaylar ilginçleşmeye film de sarmaya başladı. filmin erkek popülasyonu çok canımı sıksa da hayat oralarda bu şekilde ilerliyor işte,sadece bir tane kadın,onun da tek kadınlığının vurgulandığı nokta bir tecavüz sahnesi :(

filmin özeti; ne kadar ıssız bir yerde yaşarsan yaşa içindeki düşmanlardan kaçamazsın ve sana en büyük zararları onlar verir... filmi cuma günü izledim,aklımda kalan bu :)

iyi filmdi güzel filmdi devamını bekleriz :)
yavaş ilerlemesine rağmen hiç sıkılmadan izledim filmi. karakterler çok gerçekti bi kere.sülü babası ve annesini çok sevdim. çok iyi iş çıkarmışlardı. adamın hıncını fidanlardan çıkarışı hayatının özeti gibi aslında. nasıl yaşayacağı hep başkaları tarfından söylenmiş kukla gibi bir adam içindekileri ancak böyle dışa vururdu sanırım. mehmet özgürü çok severim zaten ama bu filmde ayrı bir döktürmüş. meryem ve sülü rolündeki oyuncularda aynen öyle döktürmüşlerdi. sülü çok az konuşup çok şey anlatabilen bi karakterdi. kadın desen fikrinin sorulmasını bırak söyledikleri bile duyulmayan bir karakter. bu hayatlardan çok var işin acı yanı da bu bence. öneri için teşekkürler doktor. :)
Yanlışlıkla iki kez açmışım başlığı, bunu kullanalım :) Esmeralda söylemese fark etmemiştim bile :)

Bu arada ben filmi beğendim yahu! Bence izleyin, kaçırmayın bu filmi. Biraz ağır aksak ilerliyor ama güzel bir dokusu, örgüsü var. Tabiki sıfır beklentiyle izlediğimden de olabilir :)

---spoiler---

Filmi tek kelimeyle anlat deseler "İğrenç" derdim. En son Gemide'de bu duyguyu hissetmiştim Türk filmi olarak. İğrenç derken, güzel anlamda iğrenç. Böyle filmleri severim, herkesin kendi içinde bir sorunu, bir kusuru olan filmleri. O yüzden izleyin dedim zaten :) Vallahi kendi modernliğimden tiksindirdi film beni. İnsanların hayatlarıyla oynamak ne kadar kötü.. Düzenlerini bozmakla kalmayıp, üstünlük taslıyorsun onlara. Mehmet'in hali çok üzdü beni. Etrafına zarar verme içgüdüsünü çok iyi anladım. Kanları bozuk bunların hepten. Köpeği vurulduktan sonra Sülü'nün hali... :/ Yazıklar olsun. (Sülü filmin en başarılı karakteri değil miydi ayrıca?) Meryem'in ezilmişliği... Hayır bu üç karakter (Mehmet-Sülü-Meryem), hatta kızlarını da katarsak, konuş deyince konuşurlar, çok konuşunca susturulurlar. Ezilmekten başka bir şey yok hayatlarında. Olmayacak da belki hiç. Peki ya tüm nefretin biriktirildiği "öteki"ye ne demeli? İşte böyle böyle çıkıyor çatışmalar hep.

---spoiler---

Kısaca güzel filmdi iyi ki önermişim :P
***spoiler var***

Bu tür filmler bana hiç yabancı olmadığı için çok fazla etkilenmiyorum izlerken. Köy hayatını ve yaşantısını sevgili akrabalarımdan dolayı iyi biliyorum. Erkeklerin o manasız ve sapık egemenliğini çok iyi bilirim. Oyuncular süperdi. Özellikle Berk Hakman olayı bitirmiş. Meryem'in konuştuğu halde (gerçi bir kaç diyalogtan da öte gidemedi) bana o kadar dilsiz geldiki filmde sinirden beynime kan sıçradı. Karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve başarılı. Filmin sonunda Faik için içimden inşallah gidersin de bir daha dönemezsin o tepenin ardından dedim. Güzel bir filmdi.


Faik, Orman İşletmesinden emekli olduktan sonra yaşadığı kasabanın yaylasında babadan kalma bir araziyi işlemeye ve burada ufak bir keçi sürüsü beslemeye başlamıştır. Araziye bakmak üzere bir ortakçı yörük ailesiyle anlaşmıştır. Bir Ağustos günü Faikin oğlu Nusret, iki torunu Zafer ve Caner birkaç günlük tatil için dedelerini yaylada ziyarete gelir. Oğlu ve torunları geldiği esnada Faik karşı tepenin arkasında çadır kurmuş yörüklerle amansız bir kavgaya tutuşmuştur.
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL