Bu aralar ne/neler okuyorsun, bize de önersene! :)

Profesör

John Katzenvach

http://www.idefix.com/kitap/profesor-john-katzenbach/tanim.asp?sid=JC42PYTBX2OZFREXCO0Z

aklıma Adam Fawer ve Jean-Christophe Grange karışımı bir şey geliyor , etkileyici bir esere benziyor =)
Kızıl Kapitalizm

Çin'in Olağanüstü Yükselişinin Kırılgan Finansal Temeli - Carl E. Walter, Fraser J. T. Howie

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=653962

**

Çinliler dünyanın en aptal ve en korkak milletidir..

Bunun için tarihe ve onların kültürlerine bakmak yeterlidir..(Tarihte daima yenilmemek için savunma tedbirleri almışlardır ve sanat adına dünyada tek bir dikili ağaçları yoktur)

Savaşlarda daima kendini korumaya ve kaybetmemeye oynayan bir zihniyete sahiptirler, Türklerden korktukları için Sedler-surlar inşa etmişlerdir ama bu boş bir çabadan başka bir şey değildir..

Çin, daima birşeyleri icad eden güçlerin taklidini yaparak ve bunu kendi sistemlerince düzenleyerek hayatta kalmaya çalışan; insan gücünü temel alan, daima ve daima büyüme amaçlı bir politika güden korkak bir milettir..

Çin, herşeyin (ülkenin bütün kaynaklarının) devletin tekelinde olduğu, temelinde kolonyalizmin hakim kılındığı; birkaç zengin ailenin bu kölelik sistemini idare ettiği; küresel güçleri dışarıdan takip eden ve buna göre kendince önlemler alan, doğası "KORKAKLIĞA VE TAKLİTÇİLİĞE (YANİ TEMBELLİĞE) Dayalı olan" üçüncü sınıf bir ülkedir..

........

Dünyada en çok intihar ve soygun vakalarının görüldüğü yer ÇİNdir..

Çünkü orda insanlar köle muamelesi görürler..

Çinde hakim olan "içi boş ve bir kandırmaca olan Komünizm değil, zulme ve sadizme dayalı olan Diktatörizmdir.."

....

Çin, her geçen gün ekonomik olarak büyüse de, gücü küresel değildir, yereldir..ve yerel kalmak zorundadır, çünkü çinlilerde en önemli şey "AKIL NOKSANLIĞI" VARDIR..

bu akıl noksanlığını "DAHA ÇOK İNSANLA (işgücüyle)" bertaraf etmek isiyordur; yıllardan beri çinin politikası budur;

Çinin hiçbir zaman dünya siyasetinde ve ekonomisinde rolü yoktur, o tıpkı latin amerika ve orta doğu ülkeleri gibi yerel bir güç olarak kalmaya mahkumdur;bu, onların makus kaderidir..

Onun büyümesi Ura benzetilebilir, yoksa bir kertenkeleye değil...
Çakal Carlos'un Gizli Savaşları - John Follain

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?

Çakal Carlos 25 Mart 1949 yılında Marksist bir ailenin oğlu olarak Venezuella'da dünyaya geldi. 1966 yılında annesi ve kardeşleriyle birlikte Londra'ya giden Carlos, İngiltere'de üniversite eğitimi gördü. Uzun bir dönem Marksist gençlik örgütlenmelerinin içinde yer alan Carlos, 1975 yılında Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) kamplarında eğitim görerek İsrail'e karşı savaşmaya başladı. Daha sonraki yıllar İsrail hükümetine karşı verdiği mücadeleyi Batı'nın büyük şehirlerine taşıyan Carlos, İsraille ilişkisi olan birçok banka, dernek, gazete ve elçiliğe bombalı saldırıda bulundu. 1980 yılında dünyanın en çok aranan teröristi olarak ilan edilen Carlos; CIA, Mossad, Interpol ve Fransız istihbaratını birçok kez atlatmayı başardı.

....

KOMÜNİSTLERİN İDOLÜYDÜ

1985'li yıllara gelindiğinde dünyadaki birçok devrimci Marksistin gözünde idol haline gelen Carlos, yakalanmamaktaki başarısı, zekası ve cesaretiyle dünya medyasının gündeminden hiç düşmedi. Bin bir surat olarak da tanınan Carlosun özellikle Viyana'daki OPEC toplantısında, aralarında 10 petrol bakanının da bulunduğu 70 kişiyi rehin alması ve olay sonrası rehineleri Cezayir'e kaçırması herkesi şaşırttı. Daha sonraki yıllar Fransa'ya yönelik eylemler gerçekleştirmeye başlayan Carlos, bir dönem Fransız devletinin de korkulu rüyası haline geldi. Yaptığı eylemlerle dünyayı "profesyonel savaşçı" kavramıyla tanıştıran Carlos hakkında birçok kitap yazılırken, Carlosun hayatı defalarca kez filmlere ve belgesellere konu oldu. Carlos, 25 yıllık bir kovalamacanın ardından 1994 yılında Fransız ve Sudan istihbarat örgütlerinin ortaklaşa düzenledikleri bir operasyonla yakalandı.

...

LAKABI NASIL ÇAKAL KALDI?

Dünyanın en ünlü istihbarat örgütlerini peşinde koşturan Carlos'un, Fransa'nın başkenti Paris'te bir otel odasında saklandığı tesbit edilir. Yüzlerce keskin nişancı ve polis Carlos'un saklandığı otelin etrafını sarar. Olayı canlı yayından veren dünya medyası artık Carlos'un sonunun geldiğini ve yıllardır dünyayı peşinden koşturan ünlü militanın ölü veya diri olarak yakalanacağını iddia etmektedir. Fransız özel timleri Carlos'un kaldığı otel odasını basar; fakat odada kimse yoktur. Çünkü Carlos her zaman olduğu gibi istihbarat örgütlerini inanılmaz zekası sayesinde yine atlatmıştır. Kaldığı evdeki bir masanın üstünde sıcak bir kahve, yanmaya devam eden bir puro ve ters dönmüş bir kitap bulunur. Kitabın ismi Çakal'dır. Bu olaydan sonra Carlos, Çakal lakabıyla anılmaya başlanır.



....

MARKSİZMİN KUTSALI YOK

İlk defa eğitim kamplarında tanıştığı Filistinli direnişçilerden etkilenerek İslamla ilgili araştırmalar yapmaya başlayan Çakal Carlos, bu sürecin sonunda Müslüman olmaya karar verdi. Çakal Carlos kaldığı cezaevinde günlerinin çoğunu İslamla ilgili kitaplar okuyarak ve yazılar yazarak geçiriyor. Yazdığı mektuplara da "Kadiri Mutlak olan Allah'ın adıyla" diyerek başlarken, Devrimde görüşmek üzere, Allahuekber diyerek de son veriyor. Çakal Carlosun şahsıma yazdığı mektupta kullandığı ifadeler, onun nasıl bir değişim geçirdiğini de gösteren cinsten. Marksizmin en büyük açmazının herhangi bir kutsalının olmamasına bağlayan Carlos, Marksizmle ilgili bakın neler söylüyor: Bütünsel bir sistem olma iddiasındaki materyalizm benim için her şeyi açıklayabilme özelliğine sahip değil. Fizikçiler Doğa boşluktan nefret eder derler. İnsan doğası için de aynı şey geçerlidir ve ruhani boşluk da, boşlukların en beteridir. Marksizmden beni uzaklaştıran en büyük olgu kutsallığın eksikliğidir. Çünkü Marksizm insana bağlı bir din. Yani bu dinin kurucusu, teorisyeni bir insan. Marksistler her zaman manevi bir güçle ilişki kuramama eksikliğini hissederler. Çünkü manevi güçle ilişkiye girmek insanın yaratılışında olan bir olgudur. Marksizm, Kadiri Mutlak Yaratıcıya karşı çıktığı için de gücü eline geçirdiği vakit yozlaşmaya mahkumdur.

....

-->16 yaşındayken okul arkadaşları tarafından "şişko" diye alay edilen, bu sözler karşısında onlara "bir gün tüm dünya beni konuşacak" diyen,

sovyetlerin gizli ajanı ve maşası..

kendini dünyaya "markist-leninist bir devrimci" olarak tanıtan, aslında hiçbir ideolojisi ve dini bulunmayan, fransadaki toulose-paris metrosunu infilak ettikten sonra fransızları epey kızdıran ve gizli örgütlerce yakalanma emri çıkarılan, tıpkı mehmet ali ağca gibi diyar diyar gezen ve genel olarak orta doğuyla latin amerika çevresinde mekik dokuyan, fransızi istihparat örgütü tarafından sudanlılara para karşılılığı yakatılan, özel hayatı baya çalkantılı olan, yakalanmamak için sürekli sahte pasaport ve kimliklerle ülke değiştiren, işlemediği kanlı terör eylemlerinin sorumluluğunu üstüne alarak ve şansının da yardımıyla BÜYÜK BİR ÜNE KAVUŞAN keyifli ve espirili bir adam CARLOS..

..
DİRİLİŞ... Tolstoy. :) sanırım çok sey söylemeye gerek yok hakkında.. okunmadan ölünmemeli :D
Yahudi Enternasyonali - Henry Ford

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=642749

Diğer insanları o kadar bezdireceğiz ki sonunda bize uluslarası bir yetki verecekler..

Bu sayede dünyadaki tüm devletleir yöneten bir süper güç haline geleceğiz..

**

Dünyada yahudi olmayanları bizim onlara sağladığımız gözlüklerle olayları görmeye alıştırdıysak ve aptal halkın devlet sırrı diye nitelendirdiği gizli belgelere ulaşmamızı her hükümet bize sağlamak durumunduysa bizim dünyanın hükümdarı olmamamız için hangi neden olabilir?

12.Protokol

........

--> Kitapta Bolşevik devriminin finansını Yahudilerin sağladığı görüşü pek inandırıcı gelmese de gene de kafada soru işaretleri yaratmıyor değil..

Yahudilerin -protestan almanları ayırıyorum-.., faşişt ve katolik italyanlar ve ispanyolları para ekonomisi aracılığıyla bozguna uğratması da komplolardan birtanesi..

(komplo değil gerçek, çünkü italya ve ispanya yunanistan ve portekizden sonra iflasın eşiğine gelecek olan iki ülke..)

Fransızlarla ne gibi bağları var bilmiyorum, ama Fransanın kozmopolit ve elit ellerin yönetiminde idare edilmesi beni yine "burda da mı yahudilerin parmağı var?" sorusuyla baş başa bırakıyor..

Dünyada yahudilerin uzanmadığı kol sanırım yok ve yahudiler tarım hariç bütün sektörlerde başı çekiyorlar ve medya, silah sanayi, sinema sanayi dahil bütün sanayi dallarını da ellerinde bulunduruyorlar..

Özellikle hristiyanlardan nefret eden bir yapıları var ve amerikalıları da yanlarında olmaları için tehdit ediyorlar..

Yahudilerin sürgün ve zulümle geçen onca yılın hesabını sormak için dünyayı para ekonomisiyile kontrol etmesi en büyük planlardan biri..

Zekalarıyla ve kurnazlıklraıyla bilinen yahudiler, ilerleyen yıllarda domino taşlarını birer birer dizecekler ve neo-kolonyalizmi kuracaklardır..

protestan almanlardan nasıl bir intikam alacaklarını ben bizzat merak ediyorum..

asıl dertlerinin müslümanlar olmadığı açık, ama zayıf ve aptal oldukları için onları kolay yem olarak görüyorlar ve zulm ediyorlar..

Yahudiler kendilerini seçilmiş ırk (sürekli zulm gördükleri için Tanrı onları koruma altına aldı ve onlara yurtlar tahsis etti; ve artık zeka..) olarak görüyorlar ve dünyanın tek hakimi olmak için büyük plana (despotizm ve haraç sistemi) hiç kesintisiz devam ediyorlar..

Onlardan çok çekeceğiz anlaşılan..

**

Yahudilerle ilgili çok kitap var ama şunlara da dikkat çekmek isterim:

Rothschild Para İmparatorluğu

Derin Yahudi Devleti - George Armstrong

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=586270&sa=152344230

**

İlluminati - Texe Marrs

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=62652
Seçilmiş Diktatör Adolf Hitler'in Psikanalizi

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=598880

-->Şımarık ve sarsıntılı bir çocukluk..

SAdo-mazo eğilimler, kronik histerikleşme ve ani kıvılcımlar..

Hitler..Napolyon ve İskender lle birlikte Tarihteki en büyük lider..

-->Kitaptan beğendiğim birkaç bölümü-sözü paylaşıyorum:

.........

"Ben ilahi iradenin (Tanrının) bana verdiği görevleri gerçekleştiriyorum.."

ADOLF HİTLER

***

Ona bir şey anlatamazsınız, çünkü o, bunu zaten biliyordur..

Çoğu zaman bizim tavsiyelerimizi yerine getirir;

ama ilk anda bu tavsiyeleri hep gülerek karşılar..

Sonra da verdiğimiz fikir ona aitmiş gibi kendi buluşuymuş gibi davranır..

Bu durumun onu ne kadar alçalttığının farkında değil gibidir..

(Hitler Hakkında..)

**

"Vahşet saygı duyulması gereken bir özelliktir..

Vahşet ve fiziksel güçten söz ediyorum.

Sokaktaki adam hiçbirşeye değil, ama vahşetin gücüne ve acımasızlığa saygı duyar.."

HİTLER

**

"Bir ulus özgür olmak istiyorsa, ihityacı olan şey güçlü olmak ve kendini savunma iradesine, nefret, evet herşeyden önce NEFRETE sahip olmalıdır.."

HİTLER

**

.."Ancak o ses buyurduğunda harekete geçme vaktimin geldiğini anlarım.."

HİTLER

**

"Benim vicdanım yok, Benim vicdanım ADOLF HİTLER"



**

"Ben aklın kısıtlamalarından, adına vicdan ve ahlak denen canavarın pisliklerinden ve aşağılamalarından kurtulmuş bir insanım.."

HİTLER

**

"Bilgi ve zekaya sahip, yüksek düzeyde eğitim almış insanlar, içgüdülerinin her türlü sesinden mahrumdurlar.."

HİTLER

**

Konuşurken, öyle bir hal alır ki, yakası bağrı açılır, perçemi dağılır, gözleri ateş gibi parlar..

Hipnotize edilmiş gibi, kendini tekrarlayan bir çıldıran haline bürünür..

(Hitler hakkında ..) (Hanner)

**

Hitlerin kaba kuvvet ve acımasızlık vurgusunun temelinde ne olursa olsun, doğal bir güçten kaynaklanan gerçek bir kaba kuvvet arzusunu ahlakdışı nitelik değil, zorlama ve yapay bir insan, yetersizliğin sebep olduğu YALNIZLIK VE TECRİT EDİLMİŞ DUYGUSU VARDIR..

(Hitler Hakkında)

**

Bazen umutsuz, yalnız, içine kapanık göründüğü anlar olurdu, sonra bir anda bu ruh halinin yerini, eylem için yaratılmış bir adamın ani komutları ve kararlılığı alırdı..

(Hitler hakkında) (Ludecke)

**

Benimle konuşurken yumuşacık ve hülyalı bakan gözleri bir yıldırım hızırla sertleşir, öfkeyle parlardı..

(Hitler hakkında) (Huddleston)

**

Başkaları yenilgiden sonra umutsuzlukla eve dönerken ve kendilerini bu zor durum karışısında teselli etmeye çalışırken, HİTLER, asık bir suratla bir ikinci ve üçüncü saldırı yapmayı dener..

Başkaları bir başarı elde ettikten sonra, belki bu başarı çabuk sonra erebilir diye daha dikktali adım atarken, HİTLER, sebat eder ve her atılımıyla KADERİN ÜZERİNDE DAHA ÇOK HAKİMİYET KURAR..

(Hitler Hakkında) (Herden)

**

Onunla ilk karşılaştığımda, olaylara, mantık çerçevesinde yaklaşması ve gerçekçiliği beni etkilemişti;

ancak zaman geçtikçe kendi yenilmezliğine ve yüceliğine olan inancından dolayı, davranışları bana anlamsız ve saçma gelmeye başladı..

(Hitler hakkında) (Bir Diplomat)

**

"Tarihsel açıdan ne kadar büyük biri olduğum, sizin onayınızı gerektirmeyecek kadar açıktır.."

(HİTLER)

**

Her ağzını açtığında Tanrının pelerininin hışırtısı duyulur sanki..

(Hitler hakkında) (BASINDAN..)

**

Hitlerin KELİMENİN TAM ANLAMIYLA "SEÇİLMİŞ" (TANRI TARAFINDAN ATANMIŞ) BİR KİŞİ OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN TARİHE VE BELGELERE BAKMAK yeterlidir..

Yahudilerin uzun bir süre YERSİZ-YURTSUZ şekilde yaşayışı ve zulm görmesi Tanrıyı harekete geçirmiş ve onlara (TANRI TARAFINDAN) YURT temin edilmiştir..

Ancak onlar azgınlıkta ve açgözlülükte sınır tanımammış ve Tanrının emirlerine uymamıştır..

En çok peygamber gönderilen milletin YAHUdiler olduğu gerçeği ve alçaltıldıktan sonra tekrar yükseltilen halkın da gene YAhudiler olduğu mucizesi..

...

..

hİTLERİN başına buyruk, asi ve önsezileri kuvvetli sert bir adam olması ona çok şey kazandırmıştır..

Hikayeye göre savaş sırasında içinden bir ses bulunduğu bölgeyi terketmesini söylemiş ve o da ordan derhal uzaklaşmıştır, akabinde (1-2 dakika sonra) Hitlerin önceki bulunduğu yere bomba düşmüş ve arkadaşı orda ölmüştür..

...

Hitler de Mesih ve baba Kompleski de mevcut..

..

SEÇİLMİŞ IRK olarak Almanyayı, seçilmiş insan olarak da kendisini gören bu korkulası adam, DÜNYAYI KAN GÖLÜNE VE SEFALETLER VADİSİNE ÇEVİRECEK OLAN MİLLETİN YAHUDİLER OLDUĞUNU NEREDEN bilmiştir..?

Onu TANRI mı göndermiştir, yoksa yahudilerle önceden bir husumeti mi vardır?..

Şunu biliyorumki..Kader önceden planlanmış ve proglanmış bir şeydir..ve biz de yaşanacakları yaşayan (yani dejavularu tekrarlayan) çaresiz kullarız..
İhtiyarlara Yer Yok - Cormac Mc Carthy

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=132768

-->Filmi çok daha iyi..

Kitap basit bir cinayet ve dedektif soruşturması gibi duruyor..
Yeraltnadan notlar - Dostoyevski..

Her satırda kendimi buldum. Mutlaka okunmalı. Hey insanlar! Bizim gibileri yalnız bırakın, öyle daha mutluyuz.
Göçmüş Kediler Bahçesi - Bilge Karasu.

Zor kitap vallahi, kim yazdıysa türkçesi de bozuk galiba, öykü kitabı diye aldım, bulmaca okuyorum sanki. Ha bide Usta beni öldürsen E!
Makinelerin Alacakaranlığı & Makaleler - John Zerzan

..

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=651222

...

-->okunması gerekir, ama ille de peşinden koşulacak kadar değil..

..

Cooperın bulunması müşgül "Ulus Devletin Çöküşü" adlı eseri bakalım övüldüğü kadar var mı?..

...

bu arada piyasaya Betty Blue "yeni çıkanlar" reyonunda sunulmuş..güldüm..

....

Nabakovun balon eseri Lolitanın yerine Brücknerin Hınç Aylarıını tavsiye ederim..

Kitabı D&rdan temin edebilirsiniz..
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL