Belirsiz Gece Suare No: 52 - Mickybo and Me

  1970’lerin Kuzey İrlanda’sında geçen Mickybo and Me, bir başka The Troubles dönemi filmi değil. O dönemde geçmesine rağmen, farklı hayatlardan gelen iki çocuğun çılgın hayal dünyasını ön plana çıkaran film, keyifli bir büyüme öyküsü anlatıyor aslında. Terry Loane’in Owen McCafferty’nin Mojo Mickybo adlı oyunundan uyarladığı Mickybo and Me’de, Kuzey İrlanda’da Protestanlar ve Katolikler arasındaki tartışmaların hat safhaya çıktığı bir zamanda, farklı mezheplerden iki çocuk arasında başlayan dostluğa tanık oluyoruz.   Butch Cassidy and the Sundance Kid filmine tutkuyla bağlı olan bu iki çocuk, Butch ve Sundance’i rol modeli olarak kabul ediyor ve onlar gibi aranan suçlular olmak için ellerinden geleni yapıyor. O arada gittikçe şiddetlenen politik ve toplumsal anlaşmazlıklar ise birlikte Avustralya’ya kaçma hayalleri kurmalarına neden oluyor. McCafferty’nin oyununda iki ana karakteri yetişkin oyuncular canlandırırken, Loane’in filminde çocuk oyuncular kullanılıyor .
çok tatlı bir film buuuu,mickybo ya bayıldım hele banka soyduğu sahne efsaneydi efsane :)
cidden çok tatlı film. bu mickybo sevilmicek gibi değil. o ne fırlamalık öyle.banka sahnesine ben de bayıldım.kapıdan çıkışı şahaneydi :) bir de midilli üzerindeki kaçışları daha doğrusu kaçamayışları çok güzeldi :) güzel bir büyüme öyküsü, güzel bir macera. sonlara doğru hüzünlü olsa da keyifle izledim.  
butch cassidy ve sundance kid olmaya özenen, westerncilik oynayan iki tatlı veledin çok çok özel dostluklarının öyküsü. ne güzel bir filmdi öyle. mickybo sen nasıl bir şeysin yahu. ağzın da epey bozuk ama sana yakışmış, mıncırılası şey seni. jonjo yu da yoldan çıkardın ya ne denilir sana.    Mickybo nun bazı durumlardaki söylediklerine kahkayı basmadım değil, şu at sahnesinde attan düşüp at pisliğini yapınca arabanın icat edilme fikrinin orraya çıkış sebebi olarak göstermesine ne güldüm ama.    arkadaşlarıma katılıyorum banka soyma sahnesi, midilli ile kaçamayış sahnesi çok güzeldi Mickybo nun dört ayaklı canlılardan yana şansı olmuyor ki, iki ayaklılardan yana da pek iyi değil ya jonjo farklıydı.    Son sahneler neydi öyle ya ben hüzünlendim öyle bir.    Son olarak filmin müzikleri de hoşuma gitti. Pek güzellerdi. Filmi seçen ve öneren arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim. 
  52 numaralı suare için, yorum girme süresi çarşamba gecesi 23:59'a kadardır dostlar. balkabağı olmadan, yorumlarımızı girelim :) tek film izleyen bir artı, bir eksi alır. bu hatfa kampanya yapamadık maalesef.  
Butch Cassidy ve Sundance Kid filmini severim, o yüzden bu filmi izlememek olmazdı. Belfast'ın tüm o bölünmüşlüğüne rağmen güzel bir arkadaşlık öyküsüydü. Eğlenceliydi, kendi çocukluğum aklıma geldi. Ben daha çok Jonjo gibi sakin bir çocuktum ama hayal dünyam genişti. 'Jonjo benim atım dandik çıktı.' :]
iki ufaklığın izledikleri bir western filmdeki karakterlerle kendilerini özdeşleştirerek korkusuzca çıktıkları çok tatlı, komik Avusturalya'ya kaçış maceralarını anlatan güzel bir arkadaşlık hikayesi. mickyboooo, çilli ufaklık tam ısırmalıktı..Jonjo gibi birçocugu bile yoldan çıkardı hınzır :)  elele tutuşup denize atladıkları sahneye bayıdım.. müzikler ve baba oğul konusma sahnesı cok dokunaklıydı.. kısmen de olsa bir baba oğul hikayesi izledik yine :)    
Ben çok giremedim filmin içine ya. Konuşmaları beni çok rahatsız etti. Ondan sanırım :)  Yani ortalama bir seyirlikti. Mickybo'dansa Jonjo'yu tercih ederim ayrıca. Öyle fırlama çocukları hiç sevmem. Zaten sonu da ne biçim bitti öyle? Böyle film mi olurmuş! Tatlı bir şekilde bitmeliydi film bence. Bir kaç yeri eğlenceliydi ama ben yer yer sıkıldım ve duyguyu tam alamadım. Öyle bir şeyler işte :) Filmin açılışı ile direk kafam zaten Babam İçin'e gitti :)    
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.