Niçin Yaşıyoruz ?

Niçin yaşıyoruz?

Her köşede yapılan din-inkilap-irtica ve siyaset muhabbetlerini dinlemek için.
Konu asla tek bir din olmadı Alone. Aslında şu lafına biraz üzüldüm: " İslam'da kadın dövülür ama son çare olarak" bir nirengi noktasına ihtiyaç duyuyorsak, bu hep erkek tarafınınki oluyor. Demek ki gerçekten bir dengesizlik mevcut. Bunu sen de kabul ediyorsundur,sanırım. Belki de ataerkil köklerle ilgilidir bu. Ama haklısın, madem konuyu başka bir başlık altında devam ettiremiyoruz; o zaman dediğin gibi kapayalım.

Ben evrenin, bir anlama çabası olduğunu düşünüyorum. İçinde yaşadığımız evrenin gerçek ve somut olmasına imkan yok. Baktığımız anla oluşan bir gerçekliğin içinde yaşadığımız gerçeği bana fazla şans bırakmıyor. Evreni stabil ve kararlı kılan kim, ne veya nerede ? Bir tanrı mı yoksa birçok algının ortak zuhuru mu ?

Bir zihin, tüm varlıklar üzerinden, tüm olasılıkları deniyor. Özel olduğumuzu düşünmemizin tek sebebi, özel oluşumuz. Olağanüstü bir potansiyelle donanmış olmamızın da bir sebebi olmalı. Evrene tamamen maddeci bir pencereden bakmıyorum. Din, ufkumuzun önünde bir engel teşkil ettiği için ona karşıyım. Zira din, sabit ve genel geçer bilgiler sunuyor. Yaşam bir arayış maratonu ve bizler de maratonda meşaleyi bir sonrakine devretmekle yükümlü birer atletsek; din, bitiş çizgisine doğru gittiğini sandığımız sahte bir patika. Hiç bir şeyin o kadar basit olduğunu sanmıyorum. Bu yüzden dinleri reddettim. Hap gerçekler, bizi sorgulamaktan uzaklaştırıyorlar.

Umarım, ısrarımın sebebini anlatabilmişimdir. Amacım, dindarlığı kötülemek değil. İnsanlar dindar olabilirler. Ailem de dindar insanlardan oluşur ve gayet iyi kimselerdir. Ancak, aynı şekilde, din sizi başka insanlara karşı kör,sağır ve dilsiz yapma eğiliminde de. Elbette; din,sizi mutlu da kılabilir. Şüphem yok. Bütün bunları kabul ediyor ve dinlerinizin hakkını teslim ediyorum.

Saygılar ve sevgiler benden.
"velhasılı kelam arkadaşım, kafan iyiyse ne ala afiyetle, değilse ve aklıselim olarak dediklerindeki çeliskileri göremiyorsan da acil şifalar dilerim."

Bu sözleri hakaret olarak alıp üzüldüm aslına bakarsanız, dini olan insanların kafası iyi, siz çok ayıksınız. Mükemmel bir görüş, alkışı hak ediyorsunuz. Biz ateistlere "yeaaa nasıl inanmazsınız sizi allah yaratmadı mı kafanız mı iyiiii" demiyorsak sizin de bu tür çıkarımlarda bulunup sınırlarınızı aşmanıza gerek yok, değil mi? Üstün ırka bağlı şahsınıza bir daha cevap yazmayacağım.

Havlayankuzu'ysa gerçekten tartıştığı insana saygı duyuyor, bunun için teşekkür ederim. Çeviri farklılıkları maalesef var, bu kelimelerin türkçe karşılıklarından kaynaklanıyor sanıyorum benim bunu inceliyecek yeterli Arapça'm yok. Tek ayet olarak bakarsak dediğim gibi yanılgı içine düşeriz, önceki mesajlarımda örneklerle göstermiştim bunu. Kötülük olmayan bir hayat olarak inceleyip düşünmemiz gerekiyor, günümüzde eşlerini döven adamların hayatları gibi değil. Hiç kimse kadını dövmeyi güzel birşeymiş gibi görmüyor, alttaki alıntılarımda en hayırlı olanın eşini dövmeyen olduğunu belirtmiştim. Şartlara baktığımızda namusu koruyamama durumu var, bunun neler olduğunu bilirsiniz ve dövmek en son çare olarak belirtilmiş. Ayrıyetten verdiğim örnekleri de tekrar okumak gerekiyor.

Yine humanist bir anlayışla tabii ki gerikafalı denilebilir ancak başka nasıl açıklıyabilirdim bilmiyorum. Konunun İslam tartışmasına dönmesine üzüldüm, sanırım buralarda kapıyabiliriz.

Sevgi ve saygı ile (:
Alone, aslında anlatmak istediğim şey tam olarak şu: kimse kimseye ait değildir. Kadınınız dendiği noktada da benim için bazı hususlar son bulur. Yaptığın alıntılardan birinin tam doğrusu ise şu şekilde:

"Sizden biriniz karısını köle döver gibi dövmesin. Sonra aynı günün akşamında beraber yatacaklardır..."( Buhari, nikah 93, tefsir, sure (91) 1; Müslim, Cennet 49; Ibn Mace, nikah 51)

Kadına uygulanabilecek şiddetin şartları aşağıda, Nisa suresi'nde belirtilmiştir :

Nisa (4) / 34
Allahın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için saliha kadınlar itaatkardır. Allahın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür. (Diyanet Tefsiri )



Kadının nasıl ve ne şartlar altında dövülebileceği ise, bir dizi hadisle detaylandırılmış. Alıntıladığın hadislerin tamamı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2006 yılında yürürlüğe koyduğu " İslam'da Kadına Şiddet Yoktur" kampanyası sonucu revize edilen hadislerdir. Orjinaller değiştirilen bu hadislerin içleri de boşaltıldı haliyle. Ama büyük alimlerimiz bunu ilk kez yapmıyor. Değiştirilemeyeceği iddia edilen Kur'an üzerinde de izahı güç değişikliklere gidiliyor. Örneğin:

Ali Bulaç ve Suat Yıldırım gibi kimi yorumcular, dövün fiilinin önüne ( hafifçe ) ibaresini koyarlarken, Süleyman Ateş eski baskılarda böyle bir çaba içine bile girmemiştir. Edip yüksel ve Yaşar Nuri Öztürk ise "dövün" fiilini tamamen çıkarmıştır. Şimdi bu farklılıkların kaynağı nedir, sizce sevgili Alone ?

Kur'an'da böyle bir ibare varsa vardır, yoksa çok da konuşmanın anlamı yok. Ama "yok" diyen arkadaşlar konuya ilişkin bir açıklama yapsalar daha inandırıcı olurlardı. Değil mi ?

Benim anlamadığım şey şu Alone: En azından birini kabul edin, ya Kur'an-ı Kerim birileri tarafından bir şekilde, hoşa gidecek şekilde değiştirilmekte ya da aslında Kur'an-ı Kerim'de bunlar yazıyor ve doğru.

Kadın dövmeyi olağan bulan bir sürü insan, bu inanç sistemini saik edinmişler. Bu bir gerçek, öyle değil mi ? Bu konuları tartıştığım bir çok Müslüman dostum bana, "kadın dövülür ama ne şartlar altında" , "kadın dövülmez ama fiske vurulabilir", gibi çıkarımlarda bulundular. Yapmayın insaf, bir kadına hangi şart altında olursa olsun şiddet uygulamak ne kadar akil bir harekettir ?

Konumuz, İslam'da kadın değil ama artık konumuz nedir ben de bilmiyorum :)) Tartışmaya devam etmek istersen, ben varım. Konu çok da önemli değil. Ama istersen ayrı bir başlık aç, ben de oraya yazayım. Dediğim gibi, amacımız kavga etmek değil. Doğrularımızı paylaşmak. Sen eğer, İslam'da kadının yeri ile ilgili beni ikna çabanda başarılı olursan ben de sevinirim. Kimin yanlış bildiğini kim bilebilir ?
En baştada dediğim gibi bütün olarak incelemek zorundayız, tek tek inceliyemeyiz. Bunun dışında geçimsizlik durumunda kadının boşanma hakkı vardır, aşağıdaki mesajımda bahsetmiştim. Bahsedilen ayeti tek olarak alma lüksümüz yoktur, tek olarak bakarsak

Müminlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlakı en güzel olanıdır. Ahlakı en güzel olanınız da, kadınlarına en güzel davrananınızdır. (Tirmizi, Rada 11);



birbirleriyle çeliştiğini bile düşünebilirsiniz.

Sizden biri hangi düşünceyle hanımını köle dövercesine dövmeye tevessül eder? Akşam olunca aynı yatakta beraber yatmayacaklar mı? (Buhari, Nikah 93);

Kadınları dövmeyiniz!.. Kadınlarını döven kimseler sizin hayırlınız değildir. (Ebu Davud, Nikah 42);

Bahsedilen şart olsa olsa en zor durumlarda gerçekleştirilebilir bir şarttır, tek başına okumak farklı anlamlar verecektir. Din bir bütündür. Dini düzeltme konumsa uydurulan hadisler konusundaydı zira ben kitabıma sonuna kadar bağlıyım. Her söylenenin doğru olduğuna inansaydık herşey sahih hadis olurdu zira değil.

Daha önce belirttiğim gibi dine inanıp varoluş amacım demek kişinin kalbinde gerçekleşecek bir hadisedir. Hepimizin amacı yokolup allaha varmak olsaydı bugün her birimiz Alim olma yolunda ilerlerdik vesselam buna çok uzağız. Yine de dindar insanlar sevdiklerini kaybedince dünyanın gelip geçici olduğunu görüp daha çok bağlanıyorlar. Bunu ister insanın çaresizliği ister dünyanın sınavı olarak görebilirsiniz. Dinleriyse eleştirip bu böyle, ama bence böyle olmalıydı deme hakkımız yok, yaratıcı sözüdür,dogmatiktir. Tarihin bunu değiştireceğini düşünmüyorum.

Konu N'için Yaşıyoruz?'dan çok İslami tartışmaya döndü,sanırım buralarda sonlandırmalıyız. :)

edit: bilgili insanlarla tartışmak gerçekten çok zevkli ancak benden bugünlük bu kadar. yarın akşam görüşmek üzere, yatıyorum artık. (:
Tamam da Alone, benim sana yolladığım bir hadis idi. Ve hadisi olduğu gibi buraya naklettim. Yanlışlık nerde ki ? Bakara suresi, üzerinde en çok tartışılan surelerdendir. Kur'an'dan alıntı yapmamamın temel sebebi,şi büyütmek istememem. Doğrudan hadislerle ilgili konuşuyorum. İslam'da kadının boşanma hakkı var,elbette. Bunu da zaten belirttim. Ama, bir kadının kocasıyla geçinemediği için veya anlaşamadığından dolayı boşanması söz konusu olamaz. Boşanmanın çeşitli şartları vardır. Bu şartlar kadınlar için daha sınırlı. Erkekler içinse oldukça muallak bir temele dayanıyor. "Davranışlarından memnun kalmadığınız veya size kötülük eden kadın" ifadesi oldukça içi boş ve kolay doldurulabilir cinsten.

Tabi konumuz, İslam'da kadın değil. Bu sebeple konuyu daha çok deşmemin anlamı yok. Sadece sen o örneği seçtin diye bu konuya girdim.

Sorun bence, zaten dinde "yanlış" kavramının olmaması. Dinde yanlış olmaz. Eğer sen bir dindeki yanlışı düzeltmeye kalkarsan ortaya bir paradoks çıkar. Zira dinler kusursuz olmak zorunda. Vakti zamanında kim böyle bir komplo başlatmış ve kim düzeltecek ? Bu hadislerin, o komplonun ürünü mü olduğunu düşünüyorsun ?
Hemen ufak bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istiyorum.

"Kadınlara vermiş olduğunuz bir şeyi geri almanız helal değildir. Meğer ki karı ve koca Allah'ın çizdiği sınırlara riayet edememekten korkmuş olsunlar. Şayet onların, ilahi sınırlara riayet edemiyeceklerinden korkarsanız, kadının kurtulmak için bir şey (para) vermesinde ikisi için de bir günah yoktur." (el-Bakara, 2/229.)

En sevinmeyen helal boşanmak olmasının yanı sıra kadının da islamda boşanma hakkı(muhalea) vardır. Evrensellik konusuna gelirsek o dönemin arap toplumunun halini bir kenara bırakırsak erkeklere emredilen kadınlara kötü davranamayacaklarıdır.

Örneğin ben Bodrum'da yaşıyorum, burada dini önemseyen kitle %10-20 civarında iken yine ataerkil yapı var, İslam'ın bunu düzeltmek için elinden gelen herşeyi yaptığına inanıyorum. Sonradan düzeltme konusuna gelirsek şuan ismini hatırlıyamadığım ünlü bir dinsiz'in ölmeden önce 4000 uydurma hadis yazdığını bir sahih hadis'te okumuştum. Saat oldukça geç oldu ancak kaynak istenirse kitaplarımı yeniden karıştırabilirim. Vicdanımızı ortaya koyarak yanlışları da belirtecek olanlar gerçekten müslüman olan insanlar, yanılır mıyız? Orası muamma. Gerçekten hayatımda çok değer verdiğim Hz. Mevlana'nın dediği gibi şekillerde kalırsak puta tapıyoruz demektir, şekli bırakıp manaya bakmamız gerekir. İslam'ın manası gerçekten çok özel, bunu haddim olmayarak dindar geçinenlerin bile anlamadığını düşünüyorum. Dindar arkadaşlar bir arkadaşımı dışladığında onların karşısında bulunup dinsiz sıfatı yemiştim, belirttiğim gibi dinleri yobaz insanlardan korumamız gerekiyor.

Maalesef düzeltilmesi gereken, düzeltmemiz gereken binlerce şey var. Sözü bağlayacak olursam Niçin Yaşıyoruz? sorusunun cevabının kalbimizde yattığını düşünüyorum. Kimine inanç, kimine aşk, kimine zevk, kimine bilgi gibi.
Rica ederim, Alone. Cümlelerinde kırıcı hiç bir şey yok. Anlatmak istediğini anladığımı sanıyorum. Ama aynı hadis üzerinden devam edelim, belki sen de beni anlarsın.

Kocası tarafından şiddet görmeyen, kocası kumar oynamayan, ancak kocasını da sevmeyen bir kadın, kocasıyla yatağını ayıramıyor bu durumda. Kocasıyla yatmak zorunda yani. Kaldı ki, benzer bir hüküm erkek için söz konusu dahi değil. Yani erkeğe kimse böyle bir tembihte bulunma gereği duymamış. Yine erkeğin eşine dargınlığı konusunda da özel bir hüküm yok. Zaten İslam itikadına göre, "üç günden fazla küs kalmak haramdır" .Bu kadın-erkek herkesi kapsar.Bahsettiğin türden bir insanla evli bir kadının boşanmaya hakkı vardır. İslam inancında kadına bu hak tanınmıştır. Meilini alan kadın baba evine dönebilir. Zaten, o tür bir insana ; kumarbaz,ayyaş,zorba bir insana İslamiyet gibi bir dinin hak vermesi düşünülemez.

Kaldı ki, aşağıdaki hadisten de anlaşılacağı üzere; İslam itikadında kadın ve erkek arasında ciddi bir dengesizlik olduğu açıkça görülebilir. Kadın, erkeğin korumasına terk edilmiştir.Hadislerin neredeyse tamamı, erkek merkezli. Bu sadece İslam inancında geçerli değil elbette. Aslında genel konuşuyorum. Üç semavi dinde de böyle bir algı var. Ben bunun, insanlığın gelişim sürecindeki ilkel dönemlerin bir sonucu oluştuğu kanaatindeyim. Genelde, mümin dostlarım bunu, o zamanın şartlarına bağlamaktalar. İyi ama evrensel bir inançtan bahsediyoruz değil mi ? Zamandan azade değil miydik ? Sonra, birileri bir düzenleme yapacaksa bu kim olacak ? Ve bunun adı dinde revizyon değil de nedir ?

Hadis No: 3277

Amr İbnu'I-Ahvas (radıyalİahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kadınlara karşı hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir. İstemediklerinizi evlerinize almamalarıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır.''

Tirmizi, Tefsir Tevbe, (3087).

Bu işi sadece Müslümanlık üzerinden götürmek istemem. Genel olarak, başka kutsal kitaplardan çok daha abuk hükümler çıkarmam mümkün. Aslında seni de anlıyorum. İşin oldukça zor, zira düzeltilmesi gereken çok sayıda hüküm var.

Karl Marx veya Evrim konusuna ise hiç girmesem daha iyi :)) Dine bir alternatif sunmak zorunluluğuna gelince; eğer bir alternatif arıyorsanız zaten dini pragmatik düzeyde değerlendiriyorsunuz demektir. Din gerçektir veya değildir, işlevleri için orada tutulan bir kurumun da korkuluktan farkı yoktur. Ben Marksist değilim ama eğer olsaydım düşüneceğim son şey din olurdu.

İyi geceler dilerim, Sevgili Alone.
Hadisler Hz.Muhammed'in yaptıkları,söyledikleri,fikirleri üstüne olduğu için kendisinin hayatını tamamiyle incelemeden tek bir cümleyi çekmemiz tabi ki doğru olmayacaktır.

Verdiğiniz 3271 nolu hadisi tek olarak ele alırsak, erkek kadına işkence etse,aldatsa,tüm parasını kumarda yese dahi kadın küskünlükle ayrılırsa lanetleneceği sonucuna varabiliriz. Ancak bir bütün olarak incelediğimizde göreceğimiz şey siz de bilirsiniz ki bu olmayacaktır. Ayrıyetten erkeğinde dargın kalması haramdır, günahtır, buna tek taraflı bakamayız. Kur'an-ı Kerim azap etmeyi emretmez.

İlginç sorunuza gelirsekte bunu ancak kutsal kitabı baştan sona okuyarak anlıyabilirsiniz zira bu forumda iki üç cümleyle anlatacağım, anlatabileceğim şeyler değiller. Yaşamdaki herşey gelip geçiçidir.Siz de bilirsiniz bir şehirde herkesin uzun saçlı olması, o şehirde berberlerin olmadığı anlamına gelmez.

Geçmişte bir siyasi partide bulundum ve orada ortaokullu,liseli çocuklar karl max'ı örnek alıp "dinler toplumların afyonudur" deyip işin içinden sıyrılırlar ancak dinleri çürütücek bir alternatif düşünce sunamazlardı. Evrim teorisinde ben yeterli cevapları göremiyorum. Bunun dışında gerçek din adamları herşeyi bildiklerini değil, Allah'ın herşeyi bildiğini iddia ederler. Kur'an-ı Kerim yoktan var ettiğini söyler, buna katılıp katılmamak inancınıza kalmış birşeydir. Ayrıyetten İslam'da bir insana kafir deyip cehennemlik olduğunu belirtmek en büyük günahlardandır, yine islama baktığımızda görürüz ki Kafir ol! diyen yalnız şeytandır. Bir müslüman size sen cehennemliksin diyebiliyorsa yanlış bildikleri vardır. Onlardan uzaklaşın.

Yaşamda zamanla tüm sevdiklerinizi uğurluyorsunuz, tavsiyem onların yokolmama ihtimalini de düşünmeniz. Tüm evren oluştuysa bu evreni oluşturan güç insanı kemiklerinden de diriltebilir, zira ayetlerde de bunu anlatıyor haberi olmayan varsa tabii ki gösterebilirim. Bana göre kutsal olan ayetleri forumda parça parça anlatmak istemedim.

Cümlelerimde kırıcı şeyler varsa affola. :)
şu lafı hep çok sevmişimdir: dünyada ne kadar insan varsa, o kadar da "din" vardır..

o yüzden, buhari falan... geçiniz =)

yalnız hakikaten konudan çok sapıldı.. gerçi sevgili havlayankuzu'nun tam da varmak istediği yere gelindi eninde sonunda ya hadi bakalım.. saydırsın, rahatlasın..
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL