Niçin Yaşıyoruz ?

Bence Sartre haklı varolmanın hiç bi anlamı yok onunla birlikte yaşamanında hiç bi anlamı olmadı belki de doğadaki her şey o kadar anlamlı değil veya olması gerekmiyor bilemiyorum
Eğer soru ''Neden yaşamaya devam ediyorsunuz?'' yahut ''Niye yaşıyorsunuz?'' olsaydı, farklı kişisel cevaplar verebilir; bizi hayata bağlayan sevdiğimiz şeylerimizi ve gayelerimizi yazabilirdik ama soranın amacını bilemesemde, sorulan soru şeklinden yani ''Niçin yaşıyoruz?'' dan özellikle -ruz eki sayesinde, tek tek insanları değil bizi yani kişioğlunu ve onun tüm fertlerini ilgilendiren bir soru olduğunu çıkartıyorum ve olay böyle olunca da ister istemez, hayatın anlamına karışıyor her şey.
Yaşamın sebebi, hayatın kendisinde gizlidir. Eninde sonunda öleceğimizi hepimiz kabul ederiz, hayatı değerli kılan da budur çünkü sahip olduğun şey bir gün yitip gidecektir. Sartre'nin dediği gibi, varlığımızın özü varoluşumuzla birlikte gelmez, onu biz varolmaya devam ederken keşfeder/yaratırız. Buyüzden hayatın amacı, kişide gizlidir. Ondan öte bir şeyde değil. Benliğimiz yaşadıkça oluşur, yaşama sebebimizi de kendinde olan bizler belirleriz. Doğmadan önce belirlenen ya da doğumla mühürlenen bir şey değildir bu ama illa öyle bir şey arıyorsanız, hayat bir yoldur ve yol ölümle biter.

''Tanrılar Sisifos'u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisifos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı.'' A.Camus Sisifos Söyleni.
Bir süredir deneyler yapıyorum:

Bir şeye çok ihtiyacı olduğunu söyleyen bazı insanlarla,onların çok ihtiyacı olan şeylere sahip ancak o şeyi diğerleri kadar çok umursamayan kimseleri yan yana getiriyorum.

İstekli kişi,bir şeye ne kadar ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Diğerlerine ihtiyaç sağlayabilecekleri imkanlar yaratıyorum.

Ama genellikle, istekli kişiler eli boş ayrılıyor.

Zira,isteklinin arzusunu elinde tutanlar için,arzulanan nesne birden kıymetleniyor.

Aynısını bazı maymunlarla denemişler.

Daha olumlu sonuçlar aldıklarını söylüyorlar.

E git maymunlarla yaşa o zaman ?
yemek yemek için.
Bunu ele alan uzun bir denemem vardı buradan paylaşayım..

http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=101354
Soru eğer "insanın yaşama amacı nedir?" ile eş anlamlı ise...

İnsan yalnızca mutlu olabilmek için yaşar. Diğer herşey ancak buna hizmet eder...
inanmadığımız birşeye inandığımızı farkettiğimiz için
Jack Daniels ile dostluğumun yarısına yaklaştığım şu dakikalarda,hayatın anlamını biraz daha çözmüş olmanın hafifliği içindeyim.

Adam pahalıcı falan ama harbi dost.

Hepimize afiyet olsun.
Schponheaura göre, her biri kendi yüksek değerinden emin, çabucak hayal kırıklığına uğrayacak olmalarına rağmen ahlaki anlamda yüksek bir amacı kovalayan kendini beğenmiş yaratıklar ırkında, (insanlar) gülünç bir şey vardır: Bu anlamsız kuru gürültüye ve şamataya uygun hiçbir görkemli amaç yok; yalnızca "bir anlık doyum, isteklerin koşullandırdığı geçici arzu, uzun süreli ve yoğun acı, biteviye mücadele, herşeyin hem avcı hem de av olması, baskı, istek, ihtiyaç ve kaygı, acıyla inleme.."

Bu, sonsuza ya da dünya sonlanıncaya kadar sürüp gider..

Schponheaur şöyle der: "Bütün bu trajik komedinin niye var olduğu konusunda kimsenin en küçük bir fikri bile yok.Zira onun izleyicisi yok ve aktörler az ve sırf bir beğeniyle sürekli olarak kaygı ve sıkıntı çekiyor"

"Dünya yalnızca anlamsız bir ihtiras, grotesk biçimde kötü bir drama, uçsuz bucaksız bir pazar ya da içinde yaşam türlerinin nefes almak uğruna birbirlerini ezmeye çalıştıkları Darwin tarzı bir amfitiyatrodur.."

Hayatın Anlamı, Terry Eagleton Syf:74
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.