Belirsiz Gece Suare No: 58 - Sound of Noise

  Polis memuru Amadeus Warnebring sonunda çılgınlığın pençesine mi düşmüştür, yoksa dünyanın geri kalanı kesin olarak delirmiş midir? Warnebring kariyerinin en zor vakasıyla, müzikal bir soruşturmayla karşı karşıyadır: Şehri orkestra olarak kullanan ve müzikal bir kıyamet “çalan” altı eylemci davulcudan oluşan, ele avuca sığmaz bir çete. Bu vaka müzikten nefret eden kahramanımız için bir işkencedir; ancak son görevi kardeşinin konserini bu ses teröristlerinden kurtarmak olacaktır. Aşk, delilik ve gürültülü davullarla ilgili, kahkahalarla dolu, yaratıcı bir kentsel durum komedisi...   Bir de şöyle şeyler var: Video 1, Video 2
Film izlenilesinin yanında duyulası bir şey olmuş. Filmde hoşuma gitmeyen tek şey araya aşk sokulmasına gerek var mıydı ki? neyse bu kusuru görmezden gelirsek gayet de mutlu edici bir filmdi. Sondaki elektric love şarksı da pek naif ve tatlı bir şarkıydı. öneren ve gaza gelip seçen:P arkadaşlarıma teşekkür ederim. Arada bu teşekkür kısmını unutuyorum. şimdiye dek izlediğimiz her filmi seçen ve öneren arkadaşlarıma da teşekkür ettiğimi belirtirim. Çok resmi bir kapanış yaptım :D bu arada ben bankada yapılan müziği çok sevdim. paralar yırtıldıkça çok güzel oldu be.  
Ben filmin başlarını izleyip, benim bunu adamakıllı izlemem lazım deyip kapatmıştım :) Şimdi suare sayesinde izlemiş oldum ama filmin temposu giderek düşmedi mi sizce de? Müzikten nefret eden birisini de hiç kafamda canlandıramadım bu arada :) Çok korkunç bir şey olsa gerek. Ben de ameliyathane kısmını beğendim, eheh neden diye sormanıza gerek yok bence :) Bir de karakolda çıldırdığı sahnede çok güldüm :) Keyifli bir seyirlikti ama bana biraz havada geldi.
farklı bir filmdi, hastane ve banka sahneleri çok güzeldi. bir de adamın sessizlikteki mutluluğu çok hoşuma gitti :) SPOİLER fakat onların müzik yaptıkları şeyleri adam neden duyamıyordu bunu pek anlayamadım. bir mesajı var mıydı filmseverler anlayan anlatsa :) şehrin sesini duyma farklı sesleri bir araya getirme anlamında bana august rushı hatırlattı (müzik severlere öneririm), bir de sondaki çatı sahnesinde fight club havası esti sanki ;)
müziği çok severim ve onsuz bir hayatın çok renksiz olduğunu düşünürüm ama bu filmde yaptıkları şey müzikse eğer ben nefret ettim.sanırım müzik ile gürültü birbirine hem çok yakın hemde çok uzak iki kavram... bende filmdeki aşk sıkıştırmasını çok gereksiz bulanlardanım. beba augush rush konusunda sana katılıyorum.seyretmeyenlere tavsiye işte gerçek müzik şöleni... filmi sevdiğimi söyleyemeceğim.yinede önerene, tasdikleyene ve seçenlere teşekkürler...
Beni çok fena yanılttı bu film. Mevcut puanı,afişi,ülkesi bunun ilk nedenleriydi. Filme başladım. Minibüste davul çalınan sahne,çizimler,metronom. Ritm duygusunu,müziği seyirciye çok güçlü bir şekilde hissettiren müthiş bir giriş,arıza tipler. Tamam dedim kendimce. Kült bir film izlemek üzereyim galiba. Ama yanıldım. Çok fena ters köşe yaptı film beni. Orijinalliği fight club finaliyle, düzen karşıtı söylevleri gereksiz öpücükle yok oldu gitti. Filmin kötü olduğunu düşünmüyorum. Ancak böylesine dinamik bir giriş,gelişme kısmından sonra öyle alelade ve sıradan işlenmiş ki insan içten içe kaçan fırsata üzüldüğünden canı sıkılıyor,bunun sorumlularına söyleniyor. Halbuki filmin içerisinde çok güzel göndermeler ve unutulmaz sahneler var.  Ama bunlar filmin özellikle ilerleyen kısımlarında çok özensiz ve klişe yollarla bir araya getirilmiş. Çok büyük potansiyel azalarak bitmiş Sonunda  da ancak klip tadında bir film kalmış. Şimdi canım sıkkın gibi yazıyorum bakmayın dostlar. Benim canım senariste sıkkın,yapımda emeği geçenlere sıkkın.  Yoksa iyi ki bu film önerilmiş,seçilmiş. Çok farklı bir yapım izlemiş oldum. Ameliyathane sahnesinde katıla katıla güldüm (ki film izlerken pek kahkaha atmam,atamam). Filmin müzik faşizmine karşı duruşuna mest oldum ki bu konuya değinen film başka var mıdır bilmem. Davulcuların farklı stilleri olması bile mest etti (gerçi sonra bu süper abilere hiç değinmeyip hepsini figüran olarak kullanarak beni yine ifrit etti sağolsun film) Yani çok yanıldım ama bir o kadar da sevdim filmi. Bir an hayran kaldım,bir an saçma buldum. Hem sevdim hem nefret ettim. Duygularımla oynadı dengesiz film. Yazıdan taşanlar 1-İsveç'te elektrik altyapısının maşallahı varmış. Biz yapsak üçüncü notada beyaz eşyalar kısa devreden alev alırdı eheh. 2- Amadeus'un adına filmi durdurup güldüm. Hakikaten yazık yahu. 3-Film yaklaşık 10 yıl önce çekilen "Music for one Apartment and Siz Drummers" kısa filminin daha büyük bütçeli,senaryolu,uzun metrajlı remake haliymiş sanırım.Oğuzhan bir link paylaşmıştı aşağılarda biryerde,galiba o.  
İlk olarak müziksiz bir dakika bile yaşayamam ben. Müzik yoksa kendi müziğimi yaratırım. Her anımda müzik vardır. Müziğe o kadar aşık biriyimdir. Müzikal filmleri çok ama çok severim.  Filme gelecek olursak ben filmi evet itiraf ediyorum çok beğendim. (Cemal rahatlayabilirsin) Müziğin her türlüsünü severim özelllikle sokak müziği harikadır. Buradaki müzik biraz garip gelebilir ama ben sevdim. Klasik müsik severler bu filmden eminim hiç hoşlanmamıştır /hoşlanmayacaklardır izlerlerse. Farklı aletlerle müzik yaratmak bence bir harika. Hatta abartmıyorum aralarına bile katılmak istedim. "Arzu seninde ne biçim bir müzik anlayışın var" diyebilirsiniz ama ben kapı sesini duyduğumda bile mutlu oluyorum. Filmdeki o kısa aşk sahnesi bence yerinde olmuş ben beğendim. Sessiz bir dünya hele müziksiz bir dünya düşünemiyorum. Sayıları az olsada Amadeus gibi insanların var olduğu bir gerçek. Oyuncuların hepside berbattı bunu da söylmeden edemem. Film orijinal ve filmi yapan adamın nereden aklına gelmiş böyle bir film yapmak oturup konuşmak isterdim:)  Filmi izlerken baya eğlendim. ^^ Bu filmin kısası da varmış, izleyeceğim ama sonra ^^ 
Bu arada ultrahobo Elektrik kosununda sana katılıyorum. Böyle bir olay bizim başımıza gelse sonucunu düşünemiyorum :D 
film hakkında net bir duygum olamadı açıkcası,herkesin dediği gibi çok severek başladım ama niyeyse bittiğinde aynı keyfim devam etmiyordu. "gündelik" sesleri kullanarak müzik yapma fikri herkesin bir zaman aklına gelmiş eğlenceli bir fikirdir ama bundan film çıkartmak herkesin aklına gelmez,bu açıdan takdiri hak ediyorlar ama ne yalan söyleyeyim yapılan şey pek müzik gibi gelmedi bana,hatta filmin sonundaki şarkıyı duyunca "arkadaş ne güzel müzik yapabiliyormuşsunuz da ne diye tırmaladınız o kadar?" diye düşündüm :D   aşk sahneleri de biraz  "yuvarlama" sahneleri gibi geldi bana,bağlayamadık bir yere hadi böyle olsun der gibi..   en çok hangi müzik partını sevdin derseniz de beba ya katılıyorum,paraların yırtılmasından iyi müzik çıkabilirmiş yani :))   son olarak nunta muta çok daha iyi film bence,onu seçmeyerek kaybetmiş olabilirsiniz,izleyin derim :)
...yani "sessizlik en güzel müziktir..." demiş kahramanımız :)
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.