Belirsiz Gece Suare No:41 - Klass

althttp://www.filimadami.com/afisler/2781.jpg" />

 

Joosep şimdiki popüler gençliğin tabiri ile eziğin tekidir. Bu yüzden onun üstünde her türlü denemeyi yapabilir, aklınıza gelen her şeyi söyleyebilirsiniz. Onun varlığının sizi rahatsız ettiğini söylesenizde o olmasa yapacak bir şey bulamazsınız. Eğlence kaynağınızdır. Popülerliğinizi perçinlemek için muhakkak ona bir iki numara çekmelisiniz. Bütün bunları yaparken birden farklı düşünebilirsiniz. Karşınızdakinin bir insan olduğunu, bu davranışlara muhatap olması için hiçbir sebep olmadığını görürsünüz. O sizin dostunuz değildir ama düşmanınız olması için gereken herhangi bir davranışta bulunmadığını daha doğrusu olumlu yada olumsuz hiç bir şey yapmadığını görürsünüz. Bu şekilde hareket edemezsiniz çünkü o bir eziktir ve ona ancak başka bir ezik eşlik edebilir. Arkadaşlarınız birer birer size sırt çevirebilir. Üstüne benzer muameleler size yapılabilir. Kaspar bunları düşünüyordu. Kaspar rastlantısal bir olayın akabinde mecburen, daha sonra vicdanen Joosep'e yardım etmeye çalışır. Ya tüm sınıfın eziyetlerine karşı beraber mücadele edecekler yada ayrı ayrı dayanmaya çalışacaklardır. Kaspar'ın kız arkadaşı Thea bu durumdan rahatsız olur ve Kaspar bir tercih daha yapmak zorunda kalır... Ya mücadele ya Thea.  

 

**Ma ei sure - size rağmen ölmeyeceğim.  

 

Not : filmin sonrasını anlatan bir adet dizi çekilmiştir: klass - elu pärast.    

filmi izledikten sonra omuzlarımın ağrıdığını fark ettim, kendimi nasıl sıkmışsam izlerken. çocuklarda merhamet duygusunun olduğuna  inanmıyorum da ergenliğe ulaşmış gençlerde de olmadığını görmek üzücü. koca sınıfta bir dur diyen olmaması ayrı üzücü.

sınıfın çoğunluğunun o gücün dışında kalıp hakarete, dayağa uğramamak için sessiz kalması kişiliği oturmamışlar için normal sayılabilir aslında ama yapılanlar artık susulacak şeyler değildi. çok acı film yani.

bana böyle filmler izletmeyin yaa,resmen psikolojim bozuluyor :(

 

-----spoiler olabilir emin değilim-------

filmin sonu BAĞIRA BAĞIRAAAAA geldi,bekledim "malum son" olmasın,aklı başında bir insan olaya müdahale etsin daha "normal" bir sonla bitsin istedim :(  zaten yeniyetmeleri,ergenleri pek sevmem bu filmle nefret ettim... film o kadar garip duygular yaşattı ki bana hem o çocukların öldüğünü görmek istedim hem de film "böyle" bitsin istemedim :( ne bileyim yaa zor filmdi işte...

bence de işin ilginç kısmı çocuk silahı eline aldığında ve elebaşlarına doğru kaldırdığında benim de öldür şunu diye düşünüp ama öldürmesini de istememem, garip duygular. 

Mideme, çeneme, omzuma sert yumruklar yediğim, öfkeden deliye döndüğüm film.

Henüz ilk sahnesinden, basket maçı sahnesinden izleyeceğimiz filmin ne denli sert olabileceğine dair önemli ipuçları barındırıyor aslında. Sonunu da elbet tahmin edebiliyoruz yine de kendisini izlettirme hususunda sorunu yok filmin. Çocuk acımasızlığına katılıyorum ama en beteri ergenliktedir. Biraz erkek bakış açısı olacak, genelleme de yapacağım ama ergenlik döneminde sessiz sakin kalmak, en az bir sporu iyi yapmak, gerektiğinde karşı çıkmak ve birkaç özellikten daha yoksunsanız sonuçlar epey yaralayıcı olabilir. Filme dönersek, olayın bana göre en acı yönü, ana karaktere yardım eden karakterin soyunma odasında kız tarafından terslenmiş olmasa diğerleri gibi davranacağı. En nefret ettiklerim ise, baba karakteri ile öhöm ayarı kaçırayım biraz, adi lavuk Paul (Pauldu sanırım ismi). Baba zaten çocuğunun ruhsal, psikolojik yapısına epey katkı sağlıyor. Paul ise zorba grubun gizli lideri, ellerini kirletmeden işin tadını çıkarıyor. Bir de çalışkan öğrenci taklidi yapıyor hıyar, tam sosyopat. Ne yalan söyleyeyim yüzünden vurulunca içimin yağları eridi. Filmin zaman zaman video klip estetiğine yaklaşan yapısını da sevdim. Sevmediğim yanları ise zorba karakterlere tek boyutlu yaklaşımı, ana karakterin aşırı ölçüde pasif  duruşu, görsel açıdan titiz bir çalışma görememem. Bir defa izledim yeter filmlerinden.

Şimdi geçen seferki Festen faciasını  bir daha yaşamamak için filmi önermeden önce izledim Klass'ı. Herkesi ekran başına kilitlesin diye bunu önerdim. Başarılı da olmuş sanırım.

 

Filmin finali bangır bangır geliyordu evet ama benim asıl merak ettiğim bardağı son taşıran damlaydı ve gayette bardağı kırdı, attı. Adi lavuk Paul konusuna ne kadar katılsam az dostum. İt herif ya. İntikam tatlıdır :) 

 

Benim bir de değinmek istediğim şey bu filmin benzerleri :) Buradan çıkardığım sonuç ben bu tarz filmleri çok seviyorum.

Çok benzerinin farklı bakış açısı: Die Welle

Çok benzerinin daha hafifi: Ben X

Az benzerinin apayrı bir yanı: We Need to Talk About Kevin

az önce bir sayfa dolusu bir şey yazmıştım ne olduysa yok oldu ulaşamdı buraya. hevesim kaçtı:(

Lilja 4-ever dan beri böylesi midemde asitler salgılanan ve gözüme yaşların fırladığı film izlememiştim. 

Söylenecek şeyler çok. Son yarım saat ölsünler artık dedim. Bunu isteyen ben kendimi sorguladım. Şiddetin karşılığı şiddet mi olmalı? Hikaye gerçek. Çok da güzel yansıtılmış. Adeta yaşadım. Ellerimi yumruk yaptım sıktım. Sahildeki sahnede yanaklarıma yaşlar tuzlu tuzlu sicim gibi aktı. 

Karakterli insan yetiştirebilmek zor.  

Şeref nedir?

insanlar neden cinnet getirir, ya da insanlar nasıl katil olur ? 

sarsıcı bır sekılde aktarılmış...

gercekte yaşanmıs olması ve hala okullarda boyle seyler yasanıyor olması da cok urkutucu.

film bittilkten sonra bir sürü soru olustu kafamda halıye..

olaylar gelişirken aileler nasıl farkına varıp mudahale edemedi?

çocuklarını sorgulayan, onlarla daha cok ılgılenen ebeveynler olsaydı bu olaylar bu kadar buyur muydu?

şiddet olaylarının bu kadar arttıgı genc nesilde okul yonetımı bazı sorunlar oldugunu farkettiği anda bunu arastırıp nasıl mudahale edemedi?

sınıftan biri çıkıpta 4. gunun sorusu "ne yapıyorsun" uz sorusunu sormaz mı?

gibi gibi bir sürü sorular..

filmdeki bir çok oyuncunun ilk deneyimleri olmasına ragmen sahane bir iş çıkarılmış.hersey cok gercekci cok dogal.

filmdeki tespitler ve karakterle mutlaka bir yerlerde karsılasmıssınızdır.

sadece aman bana da bulaşmasınlar, aman ben de dıslanmayayım diye sessız kalan ınsanlar toplulugu..

mecburen içine karıstıgı daha sonradan da vicdan yaptıgı ve artık bu sacmalıklara ve sınıfın asılerının artsitliklerine dur demesı gerektiğini düşünen Kaspar ve artık herseyı goze alan Joosep bu durumdan nasıl kurtulacak sorusu kafamda dolaşıyordu fakat bu kadarını beklemıyordum acıkcası.

ama artık cezalarını verilmesi gerekliydi.

bu sekılde mi olmalıydı?

ama haketmişlerdi !! 

oofff cok fenaydı yaaa, kaptırdım kendımı...

ıkı replik hazfızamda kalacak;

"Tanrının adaleti veya onun gibi birşey varsa, birine vurduğunda elin kopar ?"

"size rağmen ölmeyeceğim"

 

 

Ben en küçüğünüz olarak söz alayım. 1) ailelere artık hiçbir şey anlatilmiyor nerdeyse. 2) hocalar çok ilgisizler. Bir de öğrenciler arasında gerçekten çok büyük bir dayanışma var o konuda. Ispiyoncu diyerek gerçekten dışlıyorlar. 3) bu tarz konuları konuşmak ergenlik döneminde çok büyük bir utanç kaynağı oluyor. 4) okul çalışkan öğrencilerine her zaman musamaha gösteriyor. Misal adi lavuk paul. Bende sevilen bir öğrenci olarak kaç kez sözüme guvenildigini, sıra dayağında bende varım diye iptal edildiğini bilirim. 5) Sonuçta çoğu okulda psikoloji ile ilgilenen biri yok. O yüzden fark edilmesi o kadar zor ki. O yüzden bu gidişe nasıl dur denilir hiç bilmiyorum.
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.